2 Milyar Dolarlık GES Ucuz Elektrik Mi 25 Yıl Döviz Yükü Mü?
Türkiye, 2 milyar dolarlık güneş yatırımını yabancı sermayeye yaptıracak, elektriği 25 yıl sabit avro fiyatla satın alacak. Model tartışma yarattı.
2 Milyar Dolarlık GES Anlaşması Masada
İstanbul’da imzalanan anlaşmaya göre Elektrik Üretim AŞ ile Suudi Arabistan merkezli Acwa Power, Sivas ve Karaman Taşeli’nde toplam 2.000 MW kapasiteli güneş enerjisi santrali kuracak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yatırım tutarının yaklaşık 2 milyar dolar olduğunu açıkladı. Projelerin 2028 başında devreye alınması planlanıyor. ☀️
Anlaşmaya göre Türkiye, üretilecek elektriği 25 yıl boyunca sabit fiyatla satın alacak. Sivas için kilovatsaat başına 2,35 avro, Karaman Taşeli için ise 1,99 avro fiyat üzerinde mutabakat sağlandı. Toplam alım süresi 30 yıl, ilk 5 yıl inşa dönemi olarak öngörülüyor.
Anlaşmanın Sayısal Özeti 📊
| Kalem | Veri |
|---|---|
| Toplam Kurulu Güç | 2.000 MW |
| Yatırım Tutarı | 2 milyar dolar |
| Hane Kapasitesi | 2,1 milyon hane |
| Sivas Alım Fiyatı | 2,35 €/kWh |
| Taşeli Alım Fiyatı | 1,99 €/kWh |
| Sabit Fiyat Süresi | 25 yıl |
| Toplam Alım Süresi | 30 yıl |
| Yerlilik Oranı | En az %50 |
“Ucuz Elektrik” Söylemi Ne Kadar Gerçekçi? ⚖️
Bakanlık, bu fiyatların Türkiye’de bugüne kadar oluşan en düşük fiyatlar olduğunu belirtiyor. Ancak kritik soru şu:
Bu fiyatlar bugünün piyasasına göre mi ucuz, yoksa 25 yıl boyunca mı ucuz kalacak?
Güneş enerjisinde panel maliyetleri son 10 yılda dramatik şekilde düştü. Eğer teknoloji ucuzlamaya devam ederse, 10-15 yıl sonra piyasada oluşacak fiyatlar bugünkü sabit fiyatların altına inebilir. Bu durumda kamu, piyasa fiyatının üzerinde alım yapmak zorunda kalabilir.
Ayrıca fiyatların avro bazlı olması kur riskini kamuya yüklüyor. TL değer kaybederse alım maliyeti bütçeye daha ağır yansıyacak.
Türkiye Aynı Yatırımı Kendisi Yapsaydı? 💰
2.000 MW’lık yatırım için açıklanan maliyet megavat başına yaklaşık 1 milyon dolar seviyesinde. Türkiye kamu finansmanıyla bu yatırımı yapabilirdi.
Olası Artılar:
- Elektrik satış gelirinin tamamı kamuya kalırdı
- Döviz bazlı 25 yıllık alım garantisi verilmezdi
- Uzun vadede fiyat esnekliği sağlanabilirdi
Olası Eksiler:
- 2 milyar dolarlık finansman kamu borcuna eklenebilirdi
- Döviz finansmanı bulunamazsa maliyet artabilirdi
- İşletme ve verimlilik riski kamuya ait olurdu
Modelin tercih edilme nedeni, bütçeye peşin yük bindirmemek ve yabancı sermayeyi ülkeye çekmek olarak öne çıkıyor. Ancak bu aynı zamanda uzun vadeli döviz yükümlülüğü anlamına geliyor.
Stratejik Kazanç mı, Uzun Vadeli Bağımlılık mı? 🔎
Anlaşmanın ikinci fazında toplam kapasitenin 5.000 MW’a çıkabileceği ve 3.000 MW ek yatırım yapılabileceği açıklandı. Bu, Türkiye’nin yenilenebilir kapasitesini artırma hedefi açısından önemli.
Ancak enerji ekonomisinde asıl mesele üretimden çok finansman modelidir.
Türkiye bugün yatırım riskini özel sektöre devrediyor. Fakat fiyat sabitlemesiyle gelecekteki piyasa avantajından feragat ediyor olabilir.
Gerçek tabloyu 2035 sonrası gösterecek:
Eğer piyasa fiyatları bu sabit tarifelerin altına düşerse model pahalı, üstünde kalırsa kazançlı olacak.
Enerji politikasında soru net:
Kısa vadede bütçe rahatlığı mı, uzun vadede maliyet esnekliği mi?
Yanıtı zaman verecek. ⚡
