ANKARA — Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde kurulan AK Parti, 3 Kasım 2002'de devraldığı iktidar yolculuğunda 24 yıllık kesintisiz kalkınma ve reform sürecini geride bıraktı.
AK Parti, 3 Kasım 2002'deki genel seçimleri kazanarak iktidara gelmesinin ardından kuruluşunda "Kalkınma ve Demokratikleşme Programı" adıyla açıkladığı parti programında yer alan ilkeleri ve projeleri tek tek hayata geçirdi.
2003 yılında arka arkaya yürürlüğe giren Avrupa Birliği (AB) Uyum Paketleri ile temel haklar, demokrasi ve sivilleşme alanlarında önemli reformlara imza atılırken, bu çalışmalar Türkiye'nin 17 Aralık 2004 tarihli Brüksel Zirvesi'nde AB ile tam üyelik müzakerelerine başlama kararı almasının hukuki ve siyasi zeminini oluşturdu. Öte yandan Türkiye, Avrupa Birliği'ne uyum süreci ve demokratikleşme hedefleri doğrultusunda 2004 yılında 1982 Anayasası'nda kapsamlı değişikliklere imza attı. Lüksemburg'da 3 Ekim 2005'te yapılan Hükümetlerarası Konferans ile Türkiye resmen AB'ye katılım müzakerelerine başladı.
"Kalkınma ve Demokratikleşme Programı"
Yine aynı gün bir basın toplantısı düzenlenerek Türkiye için Müzakere Çerçeve Belgesi yayımlandı. Böylece, Türkiye ile AB arasındaki inişli çıkışlı ilişki, çok önemli bir dönüm noktasını aşarak yepyeni bir sürece girdi. AK Parti iktidarının ilk yıllarında uygulamaya konulan "Sağlıkta Dönüşüm Programı" ile vatandaşa sunulan sağlık hizmetinin kalitesini yükseltmek, sağlık sistemini erişilebilir, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla çok sayıda reform çalışması yapıldı.
Davutoğlu'nun genel başkanlığında ilk sınavını 7 Haziran 2015'teki genel seçimlerde ve ardından yapılan 1 Kasım 2015'teki erken seçimde veren AK Parti, 1 Kasım'da tek başına iktidarı elde etti. Ahmet Davutoğlu'nun ardından 22 Mayıs 2016'da düzenlenen 2. Olağanüstü Kongre ile partinin kurucularından Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkanlığına seçildi ve 65. Hükümeti kurarak Başbakan oldu. AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından "yerli ve milli" vizyonla hız verdiği savunma sanayisi hamlesi, Türkiye'nin savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığını kırmasını ve küresel bir aktör haline gelmesini sağladı.
Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla 2004 yılında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısında milyarlarca dolar değerindeki hazır dış alım projeleri iptal edilerek, "Yerli, özgün ve milli tasarım" konseptine geçilmesine karar verildi. Siyasi krizler ve derinleşen bölgesel çatışmaların ortasında Türkiye'nin savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığı kırma iradesinin sahada fiilen kanıtlandığı stratejik eşik ise 2015 yılında aşıldı. Türkiye merkezli Baykar Teknoloji tarafından üretilen insansız hava aracı Bayraktar TB2'nin 2015'te başlayan silahlanma süreci, Türkiye'nin İHA teknolojisinden SİHA konseptine geçişindeki en kritik dönüm noktalarından biri oldu.

