HABER MERKEZİ — Sanayi sektöründe hidrolik, pnömatik ve otomasyon alanında faaliyet gösteren iş insanı Hasan Önerbay, yoğun iş temposunun stresini Balat'ta tanıştığı antika dünyasıyla ve şirketinin ofisinde biriktirdiği ahşap kasalı antika radyolarla atıyor.
Babaannesinin, Almanya'dan 1980'li yıllarda getirdiği eski bir radyo ile çocukluk yıllarında temelleri atılan bu merak, Önerbay'ın iki yıl önce Balat gezisinde antikacı Aydın Cemal ile tanışmasıyla profesyonel koleksiyon boyutuna ulaştı.
Koleksiyoner Hasan Önerbay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, baba mesleğini çok sevdiğini ancak sanayici kimliğinin yanında eskiye olan tutkusunu da radyolar vesilesiyle yaşattığını söyledi. Koleksiyonunda 40'tan fazla antika radyo bulunan ve antika radyo merakı müze kurma hayaline kapı aralayan Önerbay, cihazların ahşap dokusundan ve yaydığı nostaljik seslerden huzur bulduğunu ifade etti. Önerbay, yoğun ticari temposunun arasında, modern dünyadaki hızlı tüketime karşın eskiye duyduğu özlemi vurgulayarak, "Klasiklerin modası asla geçmez.
"Klasiklerin modası asla geçmez. İnsanın bile eskisi daha güzel. Yeni insanlar bana biraz samimi gelmiyor. Eskinin her şeyi bana daha samimi geldiği için eskiye bir hayranlığım var. Arabada da böyle, eski arabalara daha çok hayranım."
İnsanın bile eskisi daha güzel. Yeni insanlar bana biraz samimi gelmiyor. Eskinin her şeyi bana daha samimi geldiği için eskiye bir hayranlığım var.
Ama ilerideki düşüncem daha büyük bir yer yapıp müze kurmak, radyolarımı çoğaltıp tam bir radyo koleksiyonerliği yapmak." Hasan Önerbay, ailesinde kendisinden başka radyolara meraklı kimsenin bulunmadığını dile getirdi. Balat'ta antikacı Aydın Cemal'in kendi özel koleksiyonunda yer alan vitrinli, plak çalarlı ve mobilya görünümlü ahşap müzik dolabını ısrarları sonucunda satın aldığını anlatan Önerbay, orijinal yapısı bozulmadan muhafaza edilen ve FM radyosu da bulunan bu özel parçayı aktif biçimde sıklıkla dinlediğini kaydetti. Önerbay, radyo koleksiyonerliği ile geçmişe yolculuk yaptığını vurgulayarak, "İş yerimizdeki o loş ortamda bu radyoların ışığını açıp esintisini hissetmek bana bütün haftanın yorgunluğunu unutturuyor.
Yerli üretimlerin yanında İngiliz, Amerikan, Rus, Fransız ve Alman menşeli birçok radyo var koleksiyonumda." değerlendirmesini yaptı. Balat'ta tarihi bir dükkanı eşi Meryem Hanım ile restore ederek Sanat Kafe'ye dönüştüren ve Hasan Önerbay'a radyoları tedarik eden antikacı Aydın Cemal ise Karadeniz'in yoksul bir köyünde dünyaya geldiğini ve küçük yaşlarda babasıyla yaptığı "çerçilik" (gezici esnaflık) deneyimlerinin mesleğindeki en büyük ilham kaynağı olduğunu anlattı. Cemal, babasının köydeki bakkal dükkanından hazırladığı genellikle küçük malzemelerle dolu sepetlerle çevre köylere gittiğini, o dönemde ticaretin para yerine yumurta ve bakır kaplar gibi ürünlerle takas usulü yapıldığını söyledi.

