İSTANBUL — Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Carret, “Haziran sonunda tamamlanan son mali yılımızda 5,6 milyar dolar finansman sağladık.
Bu mali yıl içinde yaklaşık 4 milyar dolarlık yeni finansman daha sağlamaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor." dedi.
Carret, Dünya Bankası’nın önceliğinin istihdam yaratan ve insanların geçimlerini sağlamalarına imkan veren projelere destek sağlamak olduğunu söyledi. Bankanın ulaştırma, enerji ve su gibi alanlardaki altyapı yatırımlarında hükümete destek verdiğini belirten Carret, önümüzdeki dönemde dijital teknolojiler ve yapay zekanın da bu alanlara ekleneceğini ifade etti. Carret ayrıca, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) daha üretken hale gelmelerine, ihracat pazarlarında rekabet güçlerini artırmalarına ve istihdam yaratmalarına yardımcı olmanın Dünya Bankası’nın Türkiye ile ortaklığının temel hedeflerinden biri olduğunu vurgulayarak, bu kapsamda Dünya Bankası finansmanının ulusal kalkınma bankaları aracılığıyla KOBİ’lere kullandırıldığını belirtti.
"Haziran sonunda tamamlanan son mali yılımızda 5,6 milyar dolar finansman sağladık. Bu mali yıl içinde yaklaşık 4 milyar dolarlık yeni finansman daha sağlamaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor."
Carret, Türkiye’nin son dönemde Dünya Bankası’nın küresel ölçekte en büyük müşterilerinden biri haline geldiğini ve Hindistan, Brezilya, Nijerya ve Pakistan gibi büyük ülkelerden bile daha fazla Dünya Bankası kaynağından yararlandığını kaydetti. Türkiye’de halen uygulama aşamasında olan projelerin toplam büyüklüğünün yaklaşık 23 milyar dolar olduğuna işaret eden Carret, “Haziran sonunda tamamlanan son mali yılımızda 5,6 milyar dolar finansman sağladık. Bu mali yıl içinde yaklaşık 4 milyar dolarlık yeni finansman daha sağlamaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor.
Buna geçen yıl imzalanan büyük ölçekli bir finansman anlaşması da dahil. Şimdi ise bu ortaklığı Güney Koridoru’nu da kapsayacak şekilde nasıl derinleştirebileceğimize ve organize sanayi bölgelerini iki ana ulaştırma koridoruna bağlayan son kilometre demir yolu bağlantılarını (LMC) finanse eden mevcut projeyi nasıl büyütebileceğimize bakıyoruz. Bu yeni gelişmeler önemli ölçekli yatırımlar gerektirecektir.
Dolayısıyla kamu kaynaklarına ek olarak özel sermayenin de nasıl harekete geçirilebileceğini düşünmeye başlamak için iyi bir fırsat olduğunu değerlendiriyoruz.” açıklamasında bulundu. IFC Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Kaestner de Dünya Bankası ile IFC arasındaki ayrıma değinerek, IFC’nin özel sektöre odaklandığını belirtti. Kaestner, Türkiye’nin IFC’nin portföy büyüklüğü açısından Brezilya ve Hindistan’ın ardından üçüncü sırada olduğunu ve kurum açısından son derece önemli bir ülke niteliği taşıdığını kaydederek, “Türkiye 70 yıldır IFC üyesi ve geçtiğimiz yıl rekor bir yıl oldu.

