DÜNYA — ABD'de yapılan ara seçimlerde Cumhuriyetçi Partinin yaşadığı oy kaybının ardından, önde gelen ekonomistler ABD iç politikasında tam bir kilitlenme ve dış politikada uluslararası gerilimin tırmanacağı bir dönemin başlayacağı öngörüsünde bulunuyor.
ABD'de yapılan Kongre ara seçimlerinin sonuçları dünya genelinde yakından takip ediliyor.
Alınan kararın gerekçeleri ve piyasa yansımaları
Seçim sonuçlarına göre ABD'nin ekonomi ve jeopolitik politikalarında değişiklik olabileceği beklenirken, bu durumun küresel piyasaları da etkileyeceği öngörülüyor. Bu sonuçla, Trump'ın liderliğindeki Cumhuriyetçiler hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'daki çoğunluklarını kaybetmiş durumda. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Avrupa’da önde gelen ekonomi enstitüleri ve finans kuruluşlarının yöneticileri, ABD ara seçim sonuçlarının küresel ekonomi ve iç politikada siyasi tıkanıklıklara yol açabileceğini değerlendiriyor.
"ABD'de güçler ayrılığı ilkesi yeniden daha etkin şekilde işlemeye başladı. Trump artık son iki yıldır ABD Merkez Bankası (Fed) örneğinde olduğu gibi, birçok devlet kurumunu kendi isteğine göre kolayca kısıtlayamayacak ve yeniden yapılandıramayacak. Kongre, bütçe yetkilerini kullanarak Trump'ın İran politikasını daha da sınırlandırabilir. Bu durum enerji fiyatlarını düşürebilir ve Avrupa'nın da yararına olur."
Ekonomistler, ABD'deki siyasi tıkanıklığın küresel finans piyasalarında belirsizliği artıracağını ve dünya genelinde dezenflasyon sürecini daha kırılgan hale getirebileceğini öngörüyor. Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW) Başkanı Marcel Fratzscher, Demokratların ABD ara seçimlerindeki zaferinin küresel ekonomi için olumlu bir mesaj olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "ABD'de güçler ayrılığı ilkesi yeniden daha etkin şekilde işlemeye başladı. Trump artık son iki yıldır ABD Merkez Bankası (Fed) örneğinde olduğu gibi, birçok devlet kurumunu kendi isteğine göre kolayca kısıtlayamayacak ve yeniden yapılandıramayacak.
Gelişmeye ilişkin resmi açıklamalar ve sonraki aşama
Trump’ın yeniden aday olamayacağı 2028 başkanlık seçimleri de düşünüldüğünde, bu yenilgi sonrası Cumhuriyetçi Parti içindeki güç savaşları daha da derinleşecektir. Almanya'nın en önemli ticaret ortağındaki bu siyasi belirsizlik, transatlantik ticareti olumsuz etkileyecektir." uyarısını yaptı. Mannheim merkezli Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW) Başkanı Achim Wambach, Başkan Trump'ın iç politikadaki hareket alanı kısıtlandığı için siyasi ajandasını dış politika ve ticaret politikaları üzerinden yürütmeye çalışacağını öngördüklerini belirterek, şu analizi paylaştı: "Trump, dış politikada hala geniş yetkilere sahip.
Öte yandan, Demokratların çoğunluğu sağlamasıyla ABD’nin serbest ticarete tamamen geri döneceğini düşünmek hata olur. Korumacı ekonomi politikaları sadece Trump yönetimine özgü değildir; Çin’e yönelik ticaret politikalarında ve yerli sanayinin korunmasında Washington’da partiler üstü geniş bir konsensüs bulunmaktadır." Avrupa'nın vizyonuna ve atması gereken adımlara değinen Wambach ise kıtaya rehavet uyarısında bulunarak, şunları kaydetti: "Avrupa bu seçim sonuçlarına güvenerek rehavete kapılmamalı, hele ki 2028'deki başkanlık seçimlerinin sonuçlarına asla bel bağlamamalıdır. Avrupa, kendi ekonomi politikasını kararlılıkla uygulamalı, rekabet gücünü artırmalı ve stratejik bağımsızlığını tesis etmelidir.

