Ekonomi

Fatma Betül Sayan Kaya'ya 163 Milyonluk Soru!

Fon soruşturmasında ikinci kez adliyeye gelen eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya 163 milyon liranın kaynağına ilişkin soruyu yanıtsız bıraktı

Fatma Betül Sayan Kaya'ya 163 Milyonluk Soru!

İstanbul'da yürütülen fon soruşturmasında 5 Kasım 2026 Perşembe günü dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, şüpheli sıfatıyla yeniden ifade vermek üzere Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne geldi. Soruşturmanın odağında, sermaye piyasalarındaki hisse işlemleri ve bu işlemlerden elde edildiği belirtilen yüksek tutarlı kazançlar bulunuyor.

Kaya çifti, saat 11.00 sıralarında adliyeye giriş yaparken gazetecilerin sorularıyla karşılaştı. Özellikle hisse alımlarında kullanıldığı belirtilen 163 milyon liranın kaynağı gündeme getirildi. Ancak eski Bakan ve eşi, yöneltilen soruya herhangi bir açıklama yapmadan adliyeye girdi.

"163 milyon lirayı nereden temin ettiniz?"

Gazetecilerin yönelttiği bu soru, soruşturmanın kamuoyunda en fazla tartışılan başlıklarından birini yeniden gündeme taşıdı. Yüksek tutarlı hisse işlemlerinin finansmanı, satışlardan sağlanan kazançlar ve para hareketleri hakkındaki iddialar henüz yargısal bir karara bağlanmadı.

🔴 163 MİLYON LİRA NASIL 2,17 MİLYARA ULAŞTI?

Soruşturmanın önemli başlıklarından biri, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirildiği belirtilen alım ve satım işlemleri oldu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Kaya çiftinin yaklaşık 163 milyon liralık hisse yatırımı yaptığı, bu hisselerin birkaç ay sonra yaklaşık 2 milyar 170 milyon liraya satıldığı ileri sürüldü. Söz konusu tutarlar arasındaki büyük fark, işlemlerin niteliği ve kazançların kaynağı konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.

İddialara konu olan rakamlar üzerinden hesaplandığında, alış ve satış tutarları arasında yaklaşık 2 milyar 7 milyon liralık fark bulunuyor. Ancak bu hesaplama, işlem maliyetleri ve diğer mali unsurlar dikkate alınmadan yapılan aritmetik bir karşılaştırmayı ifade ediyor. Söz konusu kazancın hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiği yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

Soruşturma kapsamında çiftin, elde ettikleri kazançtan yaklaşık 1 milyar 860 milyon lirayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesindeki gönüllü iade hesabına aktardığı da basına yansıdı. Bu para hareketinin hukuki niteliği ve soruşturma bakımından taşıdığı önem, yetkili makamların değerlendirmesine bağlı bulunuyor.

⚖️ İKİNCİ KEZ NEDEN İFADEYE ÇAĞRILDILAR?

Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya, aynı soruşturma kapsamında daha önce 7 Ekim 2026 tarihinde savcılıkta ifade vermişti. İlk ifadelerde Özata Denizcilik hisselerinin alım ve satım süreçleri ile satış sonrasındaki para hareketlerinin ele alındığı belirtilmişti. Kaya çiftinin yeniden ifadeye çağrılması, soruşturmanın hangi yeni bilgiler doğrultusunda ilerlediği sorusunu gündeme getirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen dosyada, üç ismin emniyet aracılığıyla savcılığa davet edildiği bildirildi. Ancak ikinci ifade çağrısının somut gerekçelerine ilişkin kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle yeni delil elde edildiği veya suçlamaların genişletildiği yönünde kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.

Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül de soruşturmanın dikkat çeken isimleri arasında bulunuyor. Gönül'ün daha önce 30 Eylül 2026 tarihinde şüpheli sıfatıyla ifade verdiği bildirilmişti. Sermaye piyasalarının denetiminden sorumlu kurumun eski başkanının aynı dosyada yeniden ifadeye çağrılması, soruşturmanın kurumsal boyutuna ilişkin soruları artırdı.

📌 KAYA ÇİFTİ İLK İFADELERİNDE NE SÖYLEMİŞTİ?

Basına yansıyan önceki savcılık ifadelerine göre İlyas Kaya, Nisan 2026 döneminde yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi satın aldığını belirtmişti. Hisselerinin bir bölümünü ağustos, kalanını ise eylül ayında sattığını anlatmıştı. Elde ettiği paranın bir kısmını yatırım fonlarında değerlendirdiğini, işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve herhangi bir manipülasyon yapmadığını savunmuştu.

Fatma Betül Sayan Kaya ise aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ifade etmişti. Satışlardan elde ettiği kazancı bir süre yatırım fonunda değerlendirdiğini, ardından ilgili tutarı TMSF tarafından bildirilen hesaba aktardığını söylemişti. Kaya, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirtmişti.

Çiftin önceki ifadelerinde, yatırım kararlarını herhangi bir özel bilgi veya yönlendirme olmadan aldıklarını savunduğu basına yansıdı. Bu savunmaların soruşturma dosyasındaki mali kayıtlar ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor. Şüpheli sıfatıyla ifade vermek, tek başına suç işlendiği veya suçun kanıtlandığı anlamına gelmiyor.

🏛️ SORUŞTURMA SİYASİ GÖREVİNDEN İSTİFAYA UZANMIŞTI

Fon işlemlerine ilişkin iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti. Kaya'nın istifası, soruşturmanın yalnızca finans çevrelerinde değil, siyaset gündeminde de tartışılmasına neden olmuştu. Eski bir bakanın yüksek tutarlı hisse işlemleriyle ilgili soruşturmada yer alması, kamuoyunun açıklık ve hesap verebilirlik beklentisini artırdı.

Özellikle sermaye piyasalarında gerçekleştirilen büyük ölçekli işlemler, yatırımcıların eşit bilgiye erişimi açısından önem taşıyor. Halka açık şirketlerin hisselerinde oluşan olağan dışı fiyat hareketleri ve bunlara ilişkin olası usulsüzlük iddiaları, yetkili kurumların inceleme alanına giriyor. Bununla birlikte yüksek kazanç elde edilmesi, tek başına piyasa manipülasyonu yapıldığı anlamına gelmiyor.

🔎 GÖZLER SAVCILIĞIN SONRAKİ ADIMINDA

5 Kasım 2026 tarihinde gerçekleşen ikinci ifade sürecinin ardından soruşturmanın nasıl ilerleyeceği merak ediliyor. Savcılığın yeni bir işlem yapıp yapmayacağı, mali hareketlere ilişkin incelemelerin kapsamı ve şüphelilerin hukuki durumları önümüzdeki süreçte netleşebilecek.

Özellikle 163 milyon liralık yatırımın finansmanı, yaklaşık 2,17 milyar liralık hisse satışı ve TMSF hesabına aktarıldığı bildirilen tutarlar, soruşturmanın açıklığa kavuşturulması beklenen temel başlıkları arasında bulunuyor. Yetkili makamlardan gelecek yeni açıklamalar ve olası adli kararlar, dosyanın bundan sonraki seyrini belirleyecek. Soruşturma sürerken adı geçen herkes bakımından masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor.

İlgili Haberler