PARİS — Fransa genelinde artan yaşam maliyeti, yetersiz maaşlar ve kamu hizmetlerindeki aksamalar nedeniyle düzenlenen ülke çapındaki grev, yüz binlerce kişiyi sokaklara döktü. Öğrencilerden sendikalara, kamu çalışanlarından "Sarı Yelekliler"e kadar geniş bir kesimin katıldığı eylemler, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimi için ciddi bir siyasi teste dönüştü.
Fransız İçişleri Bakanlığı gösterilere ülke çapında yaklaşık 600 bin kişinin katıldığını açıklarken, Fransa'nın önde gelen işçi sendikalarından Genel İş Konfederasyonu (CGT) bu sayının 1,6 milyon seviyesine ulaştığını duyurdu. Başkent Paris'te Cumhuriyet Meydanı'ndan Millet Meydanı'na yürüyen kalabalıklar arasında tansiyon zaman zaman yükselirken, Rivoli Sokağı ve çevresinde kurulan barikatlara polisin müdahalesiyle çatışmalar yaşandı.
Grev Hayatı Nasıl Etkiledi?
Grev nedeniyle Eyfel Kulesi ziyarete kapatılırken, şehir içi ve şehirler arası ulaşımda büyük aksamalar kaydedildi, nükleer santrallerdeki enerji üretimi ise geçici olarak düşürüldü. Güvenlik birimleri, ülke genelinde kundaklama ve taşkınlık ihtimaline karşı yaklaşık 70 bin polis ve jandarmayı sahada görevlendirdi.
Eylül ayında okullardaki öğretmen açığı, kalabalık sınıflar ve fiziki yetersizlikler gerekçesiyle öğrencilerin başlattığı eylemler, zamanla kemer sıkma politikalarına tepki gösteren emekçi kesimlerin desteğiyle geniş bir tabana yayıldı. Macron hükümetinin eğitimde 836 kişilik istihdam kesintisini geri çekmesi ve 500 yeni öğretmen kadrosu açma taahhüdü protestoları durdurmaya yetmedi. Kamu borcunun gayri safi yurtiçi hasılaya oranının yaklaşık yüzde 120 seviyesine dayandığı Fransa'da, bütçe disiplini ile toplumsal talepler arasındaki açmazın önümüzdeki günlerde de siyasi tansiyonu yüksek tutması bekleniyor.

