Güncel

Küresel İslamofobi Yapısal Şiddete Dönüşüyor

Örtük Müslüman karşıtlığının hızla açık şiddet ve toplu cezalandırmaya evrildiği yeni bir küresel tehdit mimarisi öne çıkıyor.

Küresel İslamofobi Yapısal Şiddete Dönüşüyor - Dosya Haber Manşet

DIŞ HABERLER — Dünya genelinde Müslüman karşıtlığının (İslamofobi) geçirdiği evrim, örtük önyargılar ile doğrudan şiddet arasındaki mesafenin tamamen daraldığını ortaya koyuyor. Kaliforniya Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve İslamofobi Araştırma ve Belgeleme Projesi (IRDP) Kurucusu Prof. Dr. Hatem Bazian tarafından hazırlanan kapsamlı analiz, zihinlere yerleştirilen Müslüman karşıtı algıların en küçük bir kıvılcımla nasıl doğrudan fiziki saldırılara ve toplumsal linç girişimlerine dönüştüğünü gözler önüne serdi.

Örtük algıdan anlık şiddete geçiş

Analizde, uzun yıllardır sinema, medya yayınları, siyasetçi söylemleri ve akademik metinlerle beslenen "örtük İslamofobi"nin, günümüzde doğrudan hedefe yönelen açık saldırılara zemin hazırladığı vurgulandı. Oryantalist bilgi üretimi ve güvenlik odaklı askeri politikalarla inşa edilen Müslüman karşıtı toplumsal hafıza, yargısız infazlar, gözetleme programları ve kurumsal dışlama pratikleriyle kurumsallaştı. Araştırmaya göre, günümüzde yaşanan en belirgin kırılma, Müslüman karşıtı düşmanlığın harekete geçme süresinin anlık denecek kadar kısalması oldu.

Bondi Plajı örneği: Bir günde 18 kat artış

Analizde Avustralya'da yaşanan somut bir vaka dikkat çekici bir örnek olarak paylaşıldı. Sidney'deki Bondi Plajı'nda gerçekleştirilen saldırı sırasında bir Müslümanın saldırganı bizzat etkisiz hale getirmesine rağmen, yetkililerin olayı "antisemitik terörizm" olarak nitelendirmesinin ardından ülkede İslam karşıtı olayların aniden patlak verdiği belirtildi. Daha önce günde ortalama bir veya iki vaka kaydedilirken, olay sonrasında bu sayının bir günde 18'e yükseldiği ve 24 saat dahi geçmeden bir Müslüman mezarlığına çirkin saldırılar düzenlendiği aktarıldı.

Olayların gelişimine işaret eden analizde, İslamofobik reflekslerin harekete geçmek için herhangi bir delil veya kanıt aramadığı, yalnızca küçük bir kıvılcımı bekleyerek doğrudan toplu cezalandırma pratiğine giriştiği ifade edildi.

İlgili Haberler