Kentsel dönüşüm nedeniyle evinden ayrılırken çok sevdiği tavuk ve horozunu da yanında götüren Yılmaz Sayın'ın huzurevi bahçesinde başlattığı hayvan bakımına diğer sakinlerin de katılmasıyla "Huzur Çiftliği" oluşturuldu.
Sayın, Şile'deki evi kentsel dönüşüme girince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne bağlı Prof. Dr. Fahrettin Kerim-Nilüfer Gökay Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'ne yerleşmeye karar verdi.
Çok sevdiği tavuk ve horozunu geride bırakmak istemediği için hayvanlarını kucağına alarak huzurevine gelen Sayın, onlara kuruluşun bahçesinde bakmayı sürdürdü. Sayın'ın hayvanlarıyla kurduğu bu bağ, kısa sürede diğer huzurevi sakinlerinin de ilgisini çekti. Onlar da sevdikleri hayvanları yanlarında görmek, bahçede onlarla ilgilenmek istedi.
"Yılmaz (Sayın) amca çok sevdiği hayvanlarından ayrılmak istemedi, 'Ben onlarsız yaşayamam.' dedi. Biz de aldık huzurevimizin bahçesine. Hikaye aslında böyle başladı."
Sakinlerin bazıları ördek ve tavşan getirmeyi önerirken kimi de hayvanların bakımına yardımcı oldu. Böylece birkaç hayvanla başlayan süreç, sakinlerin desteğiyle giderek büyüdü. Hayvanların sayısı arttıkça onlara uygun bir yaşam alanı oluşturmak isteyen huzurevi sakinleri kolları sıvadı.
Biz de onlara sadece yol göstericilik ve rehberlik yapmış olduk." ifadelerine yer verdi. Resim yapmayı seven emekli bir öğretmenin "Uçanlar, koşanlar, yüzenler olsun ve Huzur Çiftliği olsun. Çünkü biz burada huzuru buluyoruz." önerisinin oy birliğiyle kabul edildiğini dile getiren Kurt, "Bir yaşlımız, 'Odam evim, onlar evim.
Huzurevi demiyorum, evim diyorum. Evimin camından baktığım zaman onları görüyorum. Sabah uyandığım zaman onları seyrediyorum ve huzuru buluyorum.' diyor.

