BRÜKSEL — Brüksel'e göre Türkiye'nin AB'ye katılma hedefine ilişkin beyanlarıyla katılım için gerekli siyasi kriterlerdeki durum arasındaki "uçurum" daha da genişledi.
Dışişleri Bakanlığı, AB raporunu "ön yargılı ve hakkaniyetten uzak" olarak niteledi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, yıllık genişleme raporlarını açıkladı. İki tarafın da ilişkileri iyileştirme girişimlerinde bulunduğu bir dönemde açıklanan raporda, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki gerilemeye dikkat çekildi. AB'nin bu alanlardaki ciddi endişelerinin ele alınmadığı vurgulanırken, "Seçilmiş yetkililere, muhalefet figürlerine ve sivil topluma karşı açılan davalar yoğunlaşmış olup, bu durum Türkiye'nin temel demokratik ilkelere bağlılığı konusunda endişeleri giderek artırmaktadır" denildi.
Dışişleri Bakanlığı, 4 Kasım'da yayımladığı açıklamada, AB raporunu "ön yargılı ve hakkaniyetten uzak" olarak niteledi. Bakanlık, "raporda yer alan özellikle siyasi kriterler ile yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz" dedi. Bakanlık açıklamasında "Türkiye ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde, karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyete dayalı bir anlayışla ilişkileri ilerletmeye hazırdır" ifadelerine yer verildi.
AB Komisyonu, enflasyonu düşürmeyi desteklemek amacıyla 2025 yılında mali politikanın sıkılaştırıldığına dikkat çekti. Belgede, "2026 yılının ilk yarısında mali ve parasal politikalar temkinli kaldı ancak enflasyon yüksek seyretti" denildi. Piyasa ekonomisinin işleyişini iyileştirmek için Türkiye'nin enflasyonun düşürülmesini destekleyecek kadar sıkı bir ekonomi politikası duruşu sergilemesi, AB'nin talepleri arasında yer aldı.
Türkiye'ye mali destek konusunda AB ilk sırada yer almayı sürdürüyor. AB'nin 2011'den bu yana Türkiye'deki mültecilere ve ev sahibi topluluklara yardım amacıyla aktardığı kaynak yaklaşık 12.5 milyar Euro seviyesine ulaştı. Türkiye, Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamındaki destekten de yararlanıyor.

