BERLİN — Almanya'da arkadaş grubuyla bir restorana veya kafeye gidildiğinde masaya gelen hesabı eşit bölüşmek ya da sırayla birbirine içki ısmarlamak yaygın bir gelenek sayılmıyor. Yabancı ziyaretçilere oldukça resmi ve mesafeli gelebilen bu uygulamanın temelinde, toplumdaki güçlü adalet duygusu ve kontrolü elden bırakmama refleksi yatıyor.
Alman sosyal yaşamında masadaki her birey, garsona yalnızca kendi tükettiği yemek ve içecekleri tek tek belirterek kendi payını kapatıyor. Bu durum cimrilikten ziyade taraflar arasında herhangi bir borçluluk hissi veya dengesizlik oluşmasını önleme çabası olarak değerlendiriliyor.
Açık hesap sağlam dostluk getirir
Konuyu değerlendiren araştırmacılar ve uzmanlar, belirsizliğin arkadaş ortamlarında huzursuzluk yaratmaması için bu yöntemin tercih edildiğine dikkat çekiyor. Alman kültüründe yer alan "Klare Rechnung, gute Freunde" (Hesaplar açık olursa dostluklar sağlam olur) atasözü de mali netliğin ilişkileri yıpranmaktan koruduğu inancını özetliyor.
Masada kimin ne kadar tükettiğinin net tutulması, herkesin kendi sorumluluğunu üstlenmesi ve dostlukların maddi yüklerden bağımsız bir dengede sürmesini sağlıyor.

