ANTALYA — Türkiye ve Avustralya'nın eş başkanlığında Antalya'da düzenlenen Birleşmiş Milletler 31. İklim Müzakereleri (COP31), iklim finansmanı ve fosil yakıtlardan çıkış takvimi konusundaki sert tartışmalarla başladı.
Konferans başkanlığını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum yürütürken, müzakerelerin liderliğini Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen üstleniyor. Zirvede yaklaşık 200 taraf ülke, gelişmekte olan ülkelere sağlanacak yıllık iklim desteğini 2035 yılına kadar kamu ve özel kaynaklarla 1,3 trilyon dolara çıkarma hedefinin uygulama planını netleştirmeye çalışıyor.
Kamu bütçesi mi özel sektör yatırımı mı?
Bakü'de gerçekleştirilen COP29'da taraflar, gelişmekte olan ülkelere aktarılan yıllık 100 milyar dolarlık kaynağın 2035'e kadar 300 milyar dolara yükseltilmesi ve toplam finansmanın 1,3 trilyon dolara ulaştırılması üzerinde uzlaşmıştı. Ancak kaynakların niteliği konusundaki anlaşmazlık sürüyor.
Gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ekonomilerin kamu bütçelerinden ayrılacak payların resmi bir müzakere başlığı altında düzenli denetlenmesini talep ediyor. Gelişmiş ülkeler ise fon akışının büyük ölçüde özel sektör yatırımları ve alternatif finans araçlarıyla dengelenmesi gerektiğini savunuyor.
Fosil yakıtlardan adil geçiş sancısı
Zirvenin bir diğer kritik gündemi, kömür madenleri ve ağır sanayi tesislerinin kapanma sürecinde istihdam kaybı yaşayacak çalışanları gözeten "adil geçiş" mekanizması oldu. Milyonlarca işçinin dönüşüm maliyetini tek başına üstlenmek istemeyen ülkeler, uluslararası destek mekanizmalarının somut güvencelere bağlanmasını istiyor.
BM Çevre Programı'nın raporları küresel sıcaklık artışını 1,5 derece sınırında tutma hedefinin tehlikeye girdiğini ortaya koyarken, bilim insanları El Niño etkisinin iklim kriziyle birleşmesi halinde 2027 yılının kaydedilen en sıcak yıllardan biri olabileceği uyarısında bulunuyor.

