ANKARA — Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın agresif bir beyin kanseri türü olan glioblastoma üzerine yürüttüğü laboratuvar çalışmaları, Türkiye'deki hasta ve yakınlarında umut yarattı. Glioblastoma teşhisi konulan babası İsmail Sar için mücadele eden Furkan Sar, araştırmaların hızlandırılması ve klinik deneylerin Türkiye'de başlatılması talebiyle imza kampanyası başlattı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2026 yılı TÜSEB Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, Prof. Dr. Aziz Sancar ve ekibinin geliştirdiği yöntemin klinik araştırmalarının Türkiye'de yürütüleceğini ifade etmişti. Hasta yakınları, verilen bu taahhüdün somut adımlarla bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyor.
Laboratuvar ve doku deneylerinde başarılı sonuçlar alındı
Prof. Dr. Aziz Sancar ve araştırma ekibi, mevcut kemoterapi ilacı temozolomid (TMZ) ile EdU molekülünü birlikte uygulayarak tümör hücrelerinin DNA onarım mekanizmalarını baskılamayı başardı. Laboratuvar ortamında yürütülen çalışmalarda söz konusu kombinasyon, denek farelerdeki tümörleri tamamen yok ederken yaşam sürelerini de belirgin şekilde uzattı. Yöntem, fare deneylerinin ardından canlı hasta tümör dokularında da başarıyla test edildi.
Bilimsel protokoller gereği tedavinin insanlarda uygulanabilmesi için kapsamlı klinik güvenlik ve etkinlik aşamalarının tamamlanması gerekiyor. Prof. Dr. Sancar, insanlı klinik denemelere geçiş için en az iki yıllık bir zamana ihtiyaç duyulduğunu belirtmişti.
Zaman kritik klinik araştırmalar hızlandırılsın
Ekim ayında 71 yaşındaki babasına cerrahi müdahale yapılamayan glioblastoma teşhisi konulduğunu belirten Furkan Sar, hastaların zamanla yarıştığına dikkat çekti. Sar, mevcut standart tedaviler altında hastaların yaşam sürelerinin oldukça kısıtlı olduğunu vurgulayarak şu çağrıda bulundu:
"Prof. Dr. Sancar’ın açıklamaları ve Sağlık Bakanımızın, bu çalışmanın klinik araştırmalarının Türkiye’de gerçekleştirileceğini duyurması bizlere bir kapı araladı. Şimdi beklentimiz hızlı ve somut adımlarla bu sözün hayata geçirilmesi. Zaman kıymetli, araştırmalar hızlansın."
Tıbbi verilere göre 100 binde 3,25 sıklıkla görülen glioblastomada standart tedavilerle ortalama yaşam süresi 15 ay civarında seyrederken, hastaların yalnızca yüzde 5'i beş yılı aşabiliyor. Hasta yakınları, deneysel aşamadaki yöntemin yasal klinik çerçevede Türkiye'deki hastalara umut olmasını bekliyor.

