ÇORUM — İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Uygulama Camisi'nin açılışının ardından düzenlenen "Terörsüz Türkiye" konferansına katılarak güvenlik politikalarına ve yürütülen sürece dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bakanlık olarak temel sorumluluklarının vatandaşın canını, malını ve huzurunu korumak olduğunu vurgulayan Çiftçi, bu görevin hukukun çizdiği çerçevede kesintisiz sürdürüldüğünü kaydetti. Çiftçi, düşünce açıklama ve hak aramanın meşru zeminlerinin hukukla korunduğunu belirterek şiddetin hiçbir koşulda meşru gösterilemeyeceğini ifade etti.
Meclis desteği ve kurumsal zemin
"Terörsüz Türkiye" iradesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde şekillendiğini ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla güç kazandığını belirten Çiftçi, sürecin TBMM çatısı altında yasal bir niteliğe kavuştuğunu anlattı. TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına değinen Bakan Çiftçi, hazırlanan kanunun 467 milletvekilinin kabul oyuyla yasalaşmasının tarihi bir mutabakatı simgelediğini söyledi.
Sahada üç aşamalı 3T modeli
Sürecin hukuki ve siyasi ayağının Meclis iradesiyle sürdüğünü, İçişleri Bakanlığının ise sahadaki sorumluluğunu "3T" formülüyle yönettiğini açıklayan Bakan Çiftçi, uygulanan modeli şöyle özetledi:
"Tespit, takip ve tasfiye. Önce tehdidi kaynağında tespit ediyor, bölücü örgütün bütün uzantılarını, lojistik hatlarını ve finans ağlarını en küçük ayrıntısıyla görünür kılıyoruz. Ardından sahadaki her gelişmeyi kesintisiz takip ediyor, silah bırakma ve fesih sürecinin akamete uğramaması için verilen her sözün karşılığını zeminde kolluyoruz. Son aşamada ise silah bütünüyle devreden çıkana dek kararlı duruşumuzu koruyoruz."
Kamu düzeninin korunması, suçun önlenmesi ve adli süreçlerin işletilmesi görevlerinin titizlikle devam ettiğini hatırlatan Çiftçi, hedefin Türkiye'yi terörün gölgesinden kalıcı biçimde kurtararak kardeşlik bağlarını tahkim etmek olduğunu vurguladı.

