DIŞ HABERLER — Amerika Birleşik Devletleri'nde Donald Trump'ın Kongre'deki çoğunluğu kaybetmesiyle sonuçlanan seçim tablosu, Washington hattında yeni bir siyasi denklemi beraberinde getirdi. Ortaya çıkan bu tablo, Ankara'nın uzun süredir önceliklendirdiği doğrudan liderler diplomasisi ve orta vadeli dış politika hedefleri açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Kongre Çoğunluğunun Kaybı Liderler Diplomasisini Nasıl Etkiler?
Trump döneminde Türkiye-ABD ilişkileri büyük ölçüde iki lider arasındaki doğrudan temas ve kişisel diplomasi kanalları üzerinden şekilleniyordu. Ancak Kongre'deki dengelerin Cumhuriyetçiler aleyhine değişmesi, savunma sanayii tedarik süreçleri, bölgesel güvenlik politikaları ve yaptırım muafiyetleri gibi başlıklarda yasama organının denetim gücünü yeniden öne çıkarıyor. Ankara'nın sadece Beyaz Saray ile uzlaşarak mesafe katettiği dosyalarda, artık Kongre komitelerindeki direnç noktalarını da hesaba katması gerekecek.
2028 Projeksiyonu ve Dış Politika Öncelikleri
Siyasi analistler, Washington'daki bu güç değişiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iç ve dış siyasetteki 2028 hedeflerine doğrudan yansıyacağı görüşünde birleşiyor. Bölgesel normalleşme adımları, Suriye sahasındaki askeri varlık ve Doğu Akdeniz'deki stratejik hamleler, Kongre'nin artan baskısıyla yeni bir diplomatik manevra alanı gerektirebilir.
Önümüzdeki süreçte Türkiye'nin, Washington ile ilişkileri yalnızca ikili lider diyaloğuyla sınırlı tutmayıp ABD Dışişleri, Pentagon ve Kongre koridorlarını kapsayan çok katmanlı kurumsal diplomasiye ağırlık vermesi bekleniyor.

