ABD Suriye’de iki üsten çekildi: Dengeler değişiyor
Washington’un Şeddadi ve Tanf üslerini devretmesiyle askeri varlığı daralırken, sahadaki güç dengeleri yeniden şekilleniyor.
Suriye’de ABD askeri varlığına ilişkin dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Şam yönetimine bağlı güçlerin, Haseke kırsalındaki Şeddadi Hava Üssü’nü ABD ile koordinasyon içinde devraldığı bildirildi. Bu adım, Washington’un kısa süre önce Tanf askeri üssünü de bırakmasının ardından gelen ikinci çekilme olarak kayda geçti. 🌍
Pentagon daha önce IŞİD’e karşı yaklaşık 1000 Amerikan askerinin Suriye’de görev yaptığını açıklamıştı. Ancak son gelişmeler, ABD’nin sahadaki askeri varlığını kademeli biçimde azaltma stratejisini hızlandırdığına işaret ediyor.
Kürt güçlerinin entegrasyonu çekilmeyi hızlandırdı
ABD’nin geri çekilme sürecinde en belirleyici unsurun, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri’nin Şam yönetimine entegrasyon süreci olduğu değerlendiriliyor. 2 Şubat 2026’da başlayan bu süreçle birlikte Washington’un bölgedeki askeri rolü hızla daraldı. ⚖️
Bu dönemde 5.700 IŞİD mensubunun Irak’a transfer edildiği açıklanırken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı yalnızca Şubat ayında 30’dan fazla IŞİD hedefinin vurulduğunu duyurdu. Bu tablo, askeri çekilmeye rağmen ABD’nin terörle mücadele faaliyetlerini tamamen sonlandırmadığını gösteriyor.
ABD’nin Suriye’de kalan üsleri ve asker sayısı
Araştırma verilerine göre ABD, 2020 yılında Suriye’de 22 ayrı üste konuşlanmış durumdaydı. Son geri çekilmeler sonrası Washington’un yalnızca Rumeylan ve Kasrak üslerinde sınırlı güç bulundurduğu ifade ediliyor. 📊
Uluslararası basında yer alan değerlendirmeler, ABD asker sayısının 2.000’den 500’e kadar düşürülebileceğini öne sürüyor. Bu durum, Washington’un Suriye politikasında daha sınırlı ve dolaylı bir askeri varlığa yöneldiği şeklinde yorumlanıyor.
Şeddadi ve Tanf üslerinin stratejik önemi
Haseke ile Deyrizor’u birbirine bağlayan konumda bulunan Şeddadi üssü, geçmişte IŞİD’e karşı operasyonların kilit merkezlerinden biriydi. Aynı zamanda bölgede tutulan IŞİD bağlantılı tutuklular nedeniyle güvenlik açısından kritik rol oynuyordu. 🪖
Suriye’nin güneydoğusundaki Tanf üssü ise Irak-Ürdün-Suriye sınır üçgenine yakınlığı ve Şam-Bağdat uluslararası karayolu üzerindeki stratejik konumuyla öne çıkıyordu. Bu nedenle üs, hem askeri hem ticari geçişler açısından uzun süre jeopolitik önem taşıdı.
ABD’nin bu iki noktadan çekilmesi, Suriye’de merkezi yönetimin güç kazanması ve bölgesel dengelerin yeniden kurulması açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki süreçte Washington’un bölgede tamamen mi çekileceği yoksa sınırlı varlığını sürdüreceği sorusu, Orta Doğu jeopolitiğinin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek. 🌐
