ABD Suriye kararını verdi: 47 yıllık dönem kapandı
ABD, Suriye’yi 47 yıl sonra “teröre destek veren ülkeler” listesinden çıkardı. Ankara kararı memnuniyetle karşılarken gözler yeni döneme çevrildi.
🌍 WASHINGTON/ANKARA, 25 Ağustos 2026 — ABD yönetimi, 1979 yılından bu yana “teröre destek veren ülkeler” listesinde bulunan Suriye’nin statüsünü resmen kaldırdı. ABD Hazine Bakanlığı tarafından duyurulan karar, Washington’ın Suriye politikasındaki en kapsamlı değişikliklerden biri olarak değerlendiriliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise gelişmeyi memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
Kararın yalnızca diplomatik değil, ekonomik sonuçlarının da olması bekleniyor. Suriye’nin söz konusu listede bulunması, uluslararası finans kuruluşları ve yatırımcılar açısından önemli hukuki ve ekonomik kısıtlamalar oluşturuyordu. Yeni adımla birlikte Şam yönetiminin küresel ekonomik sisteme yeniden entegrasyonu açısından kritik bir engelin kaldırıldığı değerlendiriliyor.
🇺🇸 47 yıllık statü resmen sona erdi
ABD, Suriye’yi 1979 yılında “teröre destek veren ülkeler” listesine dahil etmişti. Aradan geçen 47 yılın ardından Washington yönetimi bu statüyü kaldırarak Şam politikasında dikkat çekici bir yön değişikliğine gitti. Karar öncesinde ABD yönetiminin Kongre’ye gerekli bildirimi yaptığı ve inceleme sürecinin tamamlandığı bildirildi.
Suriye’nin listeden çıkarılmasıyla ABD’nin aynı kategoride değerlendirdiği ülkelerin sayısı da azaldı. Mevcut durumda İran, Küba ve Kuzey Kore Washington’ın “teröre destek veren ülkeler” listesinde bulunmayı sürdürüyor. Böylece yaklaşık yarım asırlık Suriye dosyasında yeni bir diplomatik dönem başlamış oldu.
ABD yönetiminin kararı Heyet Tahrir Şam’a yönelik bazı tanımlamalarda da değişiklik getirdi. ABD Hazine Bakanlığına bağlı OFAC’ın HTŞ’yi yaptırım listesinden çıkardığı, ayrıca örgütün “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” statüsünün kaldırıldığı açıklandı.
🇹🇷 Ankara'dan dikkat çeken destek
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Washington’ın kararına ilişkin yaptığı açıklamada gelişmeyi memnuniyetle karşıladığını duyurdu. Ankara, ABD yönetimi ile sürece destek veren Kongre’nin yaklaşımını takdir ettiğini belirtti. Türkiye ayrıca Suriye hükümeti ve halkının süreçte sergilediği tutuma dikkat çekti.
Bakanlığın açıklamasında kararın Suriye ekonomisi ve yeniden yapılanma süreci açısından taşıdığı önem özellikle vurgulandı:
“Suriye’nin ekonomik açıdan toparlanmasının ve yeniden inşasının önündeki en büyük engellerden biri aşılmıştır.”
Ankara, kararın Suriye’nin uluslararası toplumla ilişkilerinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağı görüşünde. Türkiye uzun süredir Suriye’de kalıcı güvenlik ve istikrarın sağlanmasını bölgesel güvenlik açısından öncelikli başlıklardan biri olarak değerlendiriyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da daha önce Suriye’nin siyasi ve ekonomik yeniden yapılanmasının desteklenmesi gerektiğini açıklamıştı.
🏗️ Şara'dan yeniden inşa mesajı
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara da kararın ardından yaptığı açıklamada ülkenin yeni bir döneme girdiği mesajını verdi. Şara, yaptırımların ve kısıtlamaların kaldırılmasının ardından Suriye’nin kalkınma ve yeniden inşa sürecine odaklanacağını ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump’a ve Suriye’ye destek veren ülkelere teşekkür etti.
Kararın ekonomik etkileri ise önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olacak. Yıllardır devam eden yaptırımlar ve siyasi belirsizlikler, Suriye’nin uluslararası bankacılık sistemine erişimini ve yabancı sermaye çekmesini önemli ölçüde zorlaştırıyordu. Statünün kaldırılmasının yatırım ve finansman kanallarında hareketlilik oluşturabileceği değerlendiriliyor.
🔎 Asıl soru şimdi başlıyor
Washington’ın hamlesi, yalnızca bir yaptırım kararının kaldırılması olarak görülmüyor. 1979’dan beri devam eden bir politikanın sona ermesi, ABD’nin Esad sonrası Suriye yönetimiyle ilişkilerinde yeni bir stratejiye geçtiğinin güçlü işaretlerinden biri olarak değerlendirilebilir. Ancak ekonomik normalleşmenin ne ölçüde ve hangi hızda gerçekleşeceği henüz kesinlik kazanmış değil.
Türkiye açısından ise gelişmenin güvenlik, sınır istikrarı, ekonomik ilişkiler ve Suriye’nin yeniden yapılanması gibi birçok alana yansıması bekleniyor. Ankara’nın son dönemde Şam yönetimiyle diplomatik temaslarını artırması da yeni bölgesel tablonun önemli parçalarından biri durumunda. Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da geçtiğimiz günlerde iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve güvenlik iş birliğine dikkat çekmişti.
Önümüzdeki süreçte gözler, ABD kararının uluslararası bankalar ve yatırımcılar tarafından nasıl karşılanacağına çevrilecek. Suriye’ye yönelik sermaye akışının hızlanıp hızlanmayacağı ve Washington-Şam hattındaki normalleşmenin hangi siyasi koşullarla ilerleyeceği, 47 yıllık dönemin kapanmasının ardından yeni Suriye politikasının gerçek sınırlarını gösterecek.
