AfD Almanya'da Dengeleri Sarstı: Savaş Sonrası Bir İlk
AfD, Saksonya-Anhalt seçimlerinin ilk verilerine göre yüzde 44,5 ile zirveye çıktı. Sonuç, Almanya'da tarihi bir siyasi kırılmanın kapısını araladı.
🇩🇪 Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül 2026'da yapılan seçimlerin ilk sandık çıkış verileri ülke siyasetinde dikkat çekici bir tablo ortaya çıkardı. ARD tarafından aktarılan ilk verilere göre Almanya için Alternatif (AfD), oyların yüzde 44,5'ini alarak açık ara birinci sıraya yerleşti. Yaklaşık 1,7 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu eyalette kesin sonuçların açıklanması beklenirken, ilk tablo Almanya'nın savaş sonrası siyasi düzeni açısından kritik görülüyor.
📊 AfD oylarını iki kattan fazla artırdı
AfD'nin yükselişindeki boyut, önceki seçim sonuçlarıyla karşılaştırıldığında daha net ortaya çıkıyor. Parti, 2021 Saksonya-Anhalt seçimlerinde yüzde 20,8 oy almıştı. İlk sandık çıkış verilerine göre AfD'nin desteği bu seçimde 23,7 puan artarak yüzde 44,5'e yükseldi.
Seçim öncesinde yayımlanan anketler de AfD'nin güçlü biçimde birinci sıraya yerleşebileceğini gösteriyordu. ZDF adına Forschungsgruppe Wahlen tarafından hazırlanan son araştırmalarda partinin desteği yaklaşık yüzde 41 seviyesinde ölçülmüştü.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise ilk verilere göre ağır bir oy kaybıyla karşı karşıya kaldı. CDU'nun 2021'de yüzde 37,1 olan desteğinin yaklaşık yüzde 18,5'e gerilediği bildirildi.
İlk sonuçlara göre Sol Parti yüzde 9,5, Yeşiller yüzde 9, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 8 seviyesinde kaldı. BSW'nin yüzde 5 civarında oy aldığı, FDP'nin ise yüzde 2 ile baraj altında kaldığı aktarıldı.
⚠️ Asıl soru: AfD iktidara gelebilecek mi?
Seçimin siyasi önemini artıran nokta yalnızca AfD'nin birinci parti olması değil. Tartışmanın merkezinde, partinin aldığı yüksek oyu hükümet gücüne dönüştürüp dönüştüremeyeceği bulunuyor.
AfD'nin eyalet yönetimine girmesi halinde Almanya'nın savaş sonrası siyasi tarihinde son derece önemli bir eşik aşılmış olacak. İkinci Dünya Savaşı sonrasında aşırı sağ olarak sınıflandırılan bir siyasi hareketin ilk kez bir eyalet yönetiminde iktidar ortağı konumuna gelmesi ihtimali tartışılıyor.
Ancak seçimden birinci çıkmak, AfD'nin otomatik olarak hükümet kuracağı anlamına gelmiyor. CDU başta olmak üzere diğer siyasi partilerin AfD ile koalisyon yapmaya karşı izlediği “güvenlik duvarı” politikası, hükümet denklemini oldukça karmaşık hale getiriyor.
CDU içerisinde de AfD ile herhangi bir iş birliğine yönelik sert itirazlar bulunuyor. CDU'nun işçi kanadı CDA'nın Başkanı Dennis Radtke, seçim öncesinde AfD ile ortaklığın partisinin siyasi geleceğine ağır zarar vereceğini savunmuştu.
“Bu partiyle çalışmaya başladığımız, onu sorumluluk sahibi makamlara getirdiğimiz anda CDU bitmiş demektir.”
🗳️ Ulrich Siegmund yükselişin merkezinde
AfD'nin Saksonya-Anhalt'taki yükselişinin öne çıkan isimlerinden biri 35 yaşındaki Ulrich Siegmund oldu. Partinin eyalet başbakan adayı olan Siegmund, seçim kampanyasında göç politikası, ulusal kimlik ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerinden sert mesajlar verdi.
Siegmund'un özellikle sosyal medya üzerinden genç ve protest seçmenlere ulaşması dikkat çekiyor. Seçim öncesinde Magdeburg'da düzenlenen AfD etkinliğine binlerce kişinin katılması da partinin sahadaki mobilizasyon gücünün göstergelerinden biri olarak değerlendirildi.
Bununla birlikte AfD'nin Saksonya-Anhalt teşkilatı Almanya'daki güvenlik kurumlarının da yakın takibinde bulunuyor. Eyaletteki Anayasayı Koruma Dairesi, AfD'nin bölgesel yapılanmasını “kesinleşmiş aşırı sağcı aşırılık yanlısı örgüt” kategorisinde değerlendiriyor.
Bu durum, seçim sonucunun yalnızca klasik bir iktidar değişikliği tartışması olmadığını gösteriyor. Almanya'daki siyasi sistemin aşırı sağ ile arasına koyduğu sınırın geleceği de doğrudan tartışmaya açılmış durumda.
🌍 Almanya'daki sonuç Avrupa'yı da ilgilendiriyor
AfD'nin yükselişi yalnızca Saksonya-Anhalt sınırları içerisinde değerlendirilmiyor. Almanya, Avrupa Birliği'nin en büyük ekonomisi ve siyasi açıdan en etkili ülkelerinden biri olduğu için sonuçların Berlin'deki federal siyasete de yansıması bekleniyor.
Göç, ekonomik sıkıntılar, enerji politikaları ve Avrupa'nın güvenlik tartışmaları son yıllarda Alman siyasetindeki seçmen davranışını önemli ölçüde değiştirdi. Doğu Almanya eyaletlerinde AfD'nin geleneksel partilere karşı güç kazanması ise bu değişimin en görünür sonuçlarından biri haline geldi.
Seçim tablosunun kesinleşmesiyle birlikte gözler koalisyon görüşmelerine çevrilecek. AfD'nin yüzde 44,5 civarındaki desteğini koruması halinde diğer partilerin AfD'yi hükümet dışında bırakacak bir çoğunluk oluşturup oluşturamayacağı belirleyici olacak.
🔎 Kesin sonuçlar ve sandalye dağılımı açıklanmadan AfD'nin hükümete gireceğini söylemek mümkün değil. Ancak ilk veriler doğrulanırsa 6 Eylül 2026 Saksonya-Anhalt seçimi, Almanya'da 1949 sonrasında kurulan siyasi dengilerin en ciddi sınavlarından biri olarak kayda geçebilir. Bundan sonraki süreçte koalisyon görüşmeleri ve diğer partilerin AfD karşısındaki tutumu, yalnızca eyalet hükümetini değil Almanya siyasetinin gelecekteki yönünü de belirleyebilir.
