Akdeniz Üniversitesi’nde Diploma Krizi: Salon Karıştı
Akdeniz Üniversitesi mezuniyetinde öğrencilerin protestosu sonrası bölüm başkanının “Diplomanızı vermiyorum” çıkışı tepki çekti.
Antalya’da 2 Haziran’da Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi mezuniyet töreninde yaşanan gerilim, öğrencilerin yönetimi protesto etmesiyle büyüdü. Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Radyo Televizyon ve Sinema, Gazetecilik ile Reklamcılık bölümlerinin ortak töreninde, organizasyon aksaklıkları nedeniyle salonun karıştığı öne sürüldü. Öğrencilerin Rektör Yardımcısı ve Dekan konuşurken sırtlarını dönmesi, törenin en dikkat çeken anlarından biri oldu. 🎓
Törenin Atatürk Konferans Salonu’nda yapılması, öğrenci ve ailelerin tepkisinin merkezinde yer aldı. İddiaya göre dört bölümün aynı anda tek salona alınması, kapasite sorununu beraberinde getirdi. Çok sayıda mezun yakınının töreni ayakta takip etmek zorunda kaldığı belirtildi. Bu durum, mezuniyetin kutlama atmosferini gölgeleyen ilk kriz olarak değerlendirildi.
Aileler Ayakta Kaldı, Öğrenciler Tepki Gösterdi ⚠️
Mezuniyet töreninde yaşanan aksaklıkların yalnızca salon kapasitesiyle sınırlı kalmadığı ileri sürüldü. Gazetecilik Bölümü birincisine, tören başlayana kadar bölüm birincisi olduğuna dair bilgi verilmediği iddia edildi. Öğrenciler, hazırlıkların son dakikaya bırakıldığını ve fakülte mezuniyetinin dar bir alana sıkıştırıldığını savundu. Bu tablo, törenin ilerleyen dakikalarında açık bir protestoya dönüştü.
Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı ile İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığında, öğrenciler topluca sırtlarını döndü. Bu eylem, yönetim kararlarına karşı sembolik bir protesto olarak yorumlandı. Öğrencilerin tepkisi salonda kısa süreli şaşkınlık yaratırken, törenin akışı da bu dakikadan sonra gerilimli bir havaya büründü.
Bölüm Başkanından Sert Çıkış 🧾
Törendeki asıl tartışma ise diplomaların takdimi sırasında yaşandı. Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Narin Tülay Bektaş, öğrencilerin protestosuna sahneden tepki gösterdi. Bektaş, öğrencilerle daha önce bir konuşma yapıldığını belirterek, protestonun farklı bir biçimde yapılacağı yönünde kendisine söz verildiğini ifade etti.
“Dün bana sınıf temsilciniz söz verdi; ‘Hocam tamam, biz protestomuzu görsel göndermeyerek yapacağız’ dedi. Ben de ona inandım ve ‘Eğer protesto ederseniz ben de çıkıp orada size diplomanızı vermeyeceğim’ dedim. Siz bir gazeteci olarak sözünüzü tutamadınız ama ben bir gazetecilik hocası olarak sözümü tutuyorum ve diplomanızı vermiyorum.”
Bu sözlerin ardından Bektaş’ın diplomaları dağıtmayı reddederek kürsüyü terk ettiği belirtildi. Salondaki bazı mezunların bu çıkışa yuhalayarak tepki gösterdiği aktarıldı. O anlar, üniversite törenlerinde ifade özgürlüğü, protesto hakkı ve akademik yönetim tavrı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Krizi Öğretim Üyesi Yatıştırdı 🎙️
Bölüm başkanının sahneden ayrılmasının ardından kürsüye Doç. Dr. Murad Karaduman çıktı. Karaduman, öğrencilerin protesto yöntemini eleştirmekle birlikte diplomaların verilmesi gerektiğini belirtti. Bu müdahale, salondaki tansiyonu düşüren adım olarak değerlendirildi.
“Üniversite eleştiri kültürünün olduğu yerdir ama ben de öğrencilerimden daha zarif ve onlardan daha zekice eleştiriler beklerdim. Ama ben yine de burada diğer öğrencilerimizi kırmamak için diplomalarını vereceğim.”
Karaduman’ın bu açıklamasının ardından diplomaların öğrencilere teslim edildiği bildirildi. Böylece tören, yaşanan tartışmalara rağmen tamamlandı. Ancak olayın ardından üniversite yönetiminin organizasyon tercihleri ve protestoya verilen tepkinin ölçüsü kamuoyunda tartışma konusu oldu.
Üniversitede Eleştiri Kültürü Tartışması 📌
Mezuniyet töreninde yaşananlar, yalnızca bir organizasyon krizinin ötesinde değerlendiriliyor. Öğrencilerin sırt dönme eylemi, üniversite ortamında eleştiri hakkının sınırları açısından dikkat çekti. Buna karşılık bir bölüm başkanının diplomaları vermeyeceğini söylemesi, yetki ve tutum bakımından eleştirilere neden oldu.
Hukuki ve idari açıdan bakıldığında, diploma hakkının mezuniyet koşullarını yerine getiren öğrenciler açısından kişisel bir hak olduğu biliniyor. Bu nedenle tören sırasında yaşanan bir protestonun, diploma teslimiyle ilişkilendirilmesi tartışmalı bir durum olarak görülüyor. Ancak olayla ilgili üniversite yönetiminden yapılacak olası açıklama, sürecin nasıl değerlendirileceği açısından belirleyici olacak.
Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanan bu kriz, önümüzdeki günlerde öğrenci temsilcilerinin, fakülte yönetiminin ve üniversite idaresinin açıklamalarıyla daha netleşebilir. Mezuniyet töreninde başlayan tartışmanın, yalnızca bir salon gerilimi olarak kalmayıp üniversitelerde katılım, ifade özgürlüğü ve yönetim anlayışı üzerine daha geniş bir zemine taşınması bekleniyor.
