Babülmendep Alarmı: Hürmüz’den Sonra İkinci Darbe
Hürmüz’deki krizin ardından Babülmendep de risk altında. Husilerin açıklamaları ve petrol hattındaki kesinti küresel ticareti tehdit ediyor.
🌍 ORTA DOĞU – 12 Eylül 2026: İran ile ABD arasındaki savaşın enerji ve deniz taşımacılığı üzerindeki etkileri büyürken, bu kez dünyanın bir başka kritik geçiş noktası Babülmendep Boğazı gündemin merkezine yerleşti. İran destekli Husiler, Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki bazı stratejik noktalar ile boğaz girişindeki adalarda kontrol sağladıklarını açıkladı. Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin zaten ciddi biçimde aksadığı bir dönemde yaşanan gelişme, küresel ticaret açısından ikinci bir darboğaz riskini ortaya çıkardı.
Son Dakika’nın haberine göre Husiler; His, Muha ve Zubab kentlerinin yanı sıra Babülmendep girişindeki Mayyun, Küçük Hinş ve Büyük Hinş adalarında kontrol sağladıklarını ilan etti. Diplomatik kaynakların ise operasyonların İran Devrim Muhafızları komutanlarının yönlendirmesiyle gerçekleştirildiğini öne sürdüğü aktarıldı. Bu iddia bağımsız olarak doğrulanmış bir tespit değil ve taraflardan gelebilecek resmi açıklamalarla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
🚢 İki stratejik geçitte aynı anda kriz
Babülmendep, Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı’na ulaşan deniz ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri. Boğazdaki güvenlik sorununun büyümesi, gemilerin Afrika’nın güneyinden çok daha uzun rotalara yönelmesine ve taşımacılık maliyetlerinin yükselmesine yol açabilecek bir risk oluşturuyor.
Asıl tehlike ise gelişmenin Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut krizle aynı döneme denk gelmesi. Hürmüz’deki güvenlik sorunları enerji taşımacılığını şimdiden sert biçimde etkiledi. EIA verilerine dayandırılan bilgilere göre, Hürmüz’den günlük petrol geçişi 21,6 milyon varilden 4,9 milyon varile, LNG akışı ise 10,5 milyar fitküpten 800 milyon fitküpe kadar geriledi.
Bu tablo, Hürmüz’deki aksamanın yalnızca bölgesel bir askeri sorun olmadığını ortaya koyuyor. Babülmendep’te de ticari gemilerin güvenliği ciddi biçimde bozulursa, dünya enerji ve mal ticaretinin iki önemli deniz kapısı aynı anda baskı altında kalabilir.
🚨 Aramco saldırısı sonrası petrol hattı kapatıldı
Krizi ağırlaştıran ikinci gelişme Suudi Arabistan’dan geldi. Habere göre Husiler, ülkenin güneyindeki Cazan, Necran ve Asir bölgelerinde bulunan Aramco tesislerine balistik füze saldırıları gerçekleştirdi. Saldırıların ardından Cazan’dan Yanbu Limanı’na uzanan Doğu-Batı petrol boru hattının zarar gördüğü bildirildi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı’nın hattın tedbir amacıyla kapatıldığını açıkladığı aktarılırken, onarım çalışmalarının en az iki ay sürebileceği belirtiliyor. Bu süreye ilişkin bilgi mevcut haber kaynaklarının aktarımına dayanıyor; onarım takvimi sahadaki teknik incelemelerle değişebilir.
Doğu-Batı hattının önemi Hürmüz krizinde daha da artıyor. Suudi Arabistan’ın petrolü Basra Körfezi yerine Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu’ya taşımasına imkân veren hat, Hürmüz’e alternatif enerji güzergâhlarından biri olarak değerlendiriliyor.
💰 Petrol ve navlun fiyatlarında yeni baskı riski
Hürmüz’deki çatışmalar petrol fiyatlarını zaten yukarı taşımış durumda. 9 Eylül’de Brent petrol 99 dolar seviyesine kadar yükselerek 100 dolar sınırına yaklaşmıştı. Bölgede ticari tankerlerin hedef alınması, piyasalardaki arz güvenliği endişesini güçlendirmişti.
Babülmendep’teki riskin kalıcı hale gelmesi durumunda mesele yalnızca petrol fiyatıyla sınırlı kalmayabilir. Deniz taşımacılığında sigorta primleri, navlun ücretleri ve teslimat süreleri artabilir; Süveyş güzergâhını kullanamayan gemilerin Ümit Burnu’na yönelmesi maliyetleri daha da yükseltebilir.
Bunun Türkiye açısından da dolaylı sonuçları olabilir. Enerji fiyatlarında yeni bir yükseliş petrol ve doğal gaz ithalat maliyetlerini artırırken, navlun maliyetlerindeki yükseliş ithal ürünlerin fiyatlarına kadar uzanan bir zincir oluşturabilir. Ancak etkinin büyüklüğü çatışmaların süresine ve deniz trafiğinin ne ölçüde aksayacağına bağlı olacak.
⚔️ Yemen’de karşı taarruz başladı
Sahadaki askeri hareketlilik de devam ediyor. Aden merkezli hükümete bağlı kuvvetlerin, Husilerin kontrolündeki Sana’nın doğusunda bulunan El-Cevf ve El-Bayda hattında yeniden kontrol sağlamak amacıyla karşı operasyonlar yürüttüğü bildiriliyor.
Diplomatik trafik de hızlandı. Habere göre Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir, Tahran ziyaretinde İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştü ve İran’a Husilere desteğini kesmesi yönünde çağrıda bulundu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da Suudi mevkidaşıyla telefon görüşmesi gerçekleştirerek saldırıları ve bölgesel güvenliği değerlendirdiği aktarıldı.
🌐 Dünya ticaretinde yeni kırılma noktası
Hürmüz’de yaşanan kesinti enerji piyasalarının ne kadar hızlı etkilenebildiğini gösterdi. Şimdi Babülmendep’teki güvenlik sorununun büyümesi, petrol ve LNG’den konteyner taşımacılığına kadar daha geniş bir alanda baskı yaratabilir.
Ancak Husilerin açıklamalarının sahadaki fiili kontrol düzeyi ve deniz trafiğine ne ölçüde müdahale edebilecekleri önümüzdeki günlerde daha net görülecek. Bu nedenle “Babülmendep tamamen kapandı” şeklinde bir değerlendirme yapmak için henüz yeterli doğrulanmış bilgi bulunmuyor.
🔎 Önümüzdeki süreçte gözler Babülmendep’teki gemi trafiği, Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol hattının durumu ve Brent petrol fiyatlarında olacak. Hürmüz krizine Babülmendep’te uzun süreli bir kesintinin eklenmesi halinde küresel enerji ve ticaret piyasalarındaki baskının daha da artması beklenebilir.
