Medya Güncelleme Tarihi: 26 Eki 2026 11:31

Bülent Arınç'tan İsmail Saymaz Çıkışı: İktidara Mesaj!

Bülent Arınç, İsmail Saymaz'ın ev hapsine tepki gösterdi. Erdoğan'ın sözlerini hatırlatarak iktidara basın özgürlüğü çağrısı yaptı.

bülent arınç ismail saymaz

📍 ANKARA – 26 Ekim 2026 tarihinde AK Parti'nin kurucularından, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, gazeteci İsmail Saymaz hakkında uygulanan ev hapsi kararını eleştirdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Arınç, gazetecilere yönelik adli tedbirleri ve basın özgürlüğünün mevcut durumunu gündeme taşıdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eleştiriye ilişkin sözlerini hatırlatan Arınç, iktidara dikkat çekici bir çağrıda bulundu.

Arınç'ın açıklamasında en fazla dikkat çeken bölüm, İsmail Saymaz'ın elektronik kelepçeyle evinden çıkamamasına yönelik değerlendirmesi oldu. Gazetecinin televizyon yayınlarına katılabildiğini ancak dışarı çıkamadığını belirten Arınç, bu uygulamayı çelişkili bulduğunu ifade etti. Yaşananların kendisini hem üzdüğünü hem de utandırdığını söyleyen Arınç, basın özgürlüğünün korunması gerektiğini vurguladı.

🔴 İSMAİL SAYMAZ'IN EV HAPSİNE SERT TEPKİ

Gazeteci İsmail Saymaz hakkında uygulanan konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri, Arınç'ın açıklamasının merkezinde yer aldı. Eski TBMM Başkanı, Saymaz'ın evinden katıldığı bir televizyon yayınını izlediğini ve görüntülerden rahatsızlık duyduğunu belirtti. Elektronik kelepçeyle uygulanan kısıtlamanın gazetecilik faaliyetleri açısından tartışılması gerektiğini savundu.

Arınç, Saymaz'ın evinden çıkamadığı halde televizyon programlarında görüşlerini açıklayabilmesini ironik bir durum olarak değerlendirdi. Gazetecinin yazılarını yayımlamaya devam edebildiğini hatırlatarak uygulamanın yarattığı çelişkiye dikkat çekti. Bu tabloyu Nasrettin Hoca'nın türbesine benzeten Arınç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bu durum beni gerçekten üzüyor ve utandırıyor."

Arınç'ın değerlendirmesi yalnızca İsmail Saymaz ile sınırlı kalmadı. Cezaevinde bulunan diğer gazetecilere de değinerek basın mensuplarının çalışma özgürlüğünün korunması gerektiğini söyledi. Gazetecilerin siyasi görüşlerinden bağımsız olarak mesleklerini sürdürebilmelerinin demokratik toplum açısından önem taşıdığını ifade etti.

⚖️ ERDOĞAN'IN SÖZLERİYLE İKTİDARA ÇAĞRI

Bülent Arınç'ın açıklamasındaki bir başka önemli ayrıntı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti grup toplantısındaki sözlerine yaptığı göndermeydi. Erdoğan'ın eleştiren ve sorgulayan bir siyasi tabanın önemini vurguladığını hatırlatan Arınç, aynı yaklaşımın gazeteciler için de geçerli olması gerektiğini savundu. Bu değerlendirme, iktidarın basın özgürlüğüne ilişkin uygulamalarının yeniden tartışılmasına yönelik bir çağrı niteliği taşıdı.

Arınç, gazetecilerin eleştirilerinin ve araştırmalarının anlayışla karşılanması gerektiğini belirtti. İktidarı destekleyenlerle muhalif gazeteciler arasında özgürlükler bakımından ayrım yapılmaması gerektiğini dile getirdi. Toplumun farklı görüşlerden gelen doğru ve dürüst haberlere ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti.

Açıklamanın siyasi açıdan dikkat çeken yönü, eleştirilerin doğrudan AK Parti'nin kurucu isimlerinden biri tarafından dile getirilmesiydi. Arınç'ın değerlendirmeleri, gazetecilere yönelik adli tedbirlerin gerekliliği ve ölçülülüğü konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Bununla birlikte açıklama, herhangi bir yargı kararının hukuken geçersiz olduğu anlamına gelmiyor.

📰 GEÇMİŞTEKİ ERGENEKON DAVALARINI HATIRLATTI

Arınç, açıklamasında geçmişte görev yaptığı dönemde basın özgürlüğüne ilişkin benimsediği yaklaşımı da anlattı. 2009-2016 yılları arasında üstlendiği görevlerden söz ederek medya kuruluşlarıyla ilişkilerde özgürlükçü ilkeleri gözetmeye çalıştığını belirtti. TRT, Anadolu Ajansı ve RTÜK gibi kurumlarla yürüttüğü çalışmalara değindi.

Eski Başbakan Yardımcısı, Ergenekon yargılamaları sırasında gazeteci Nedim Şener ve Mustafa Balbay için yaptığı açıklamaları hatırlattı. Aynı dönemde yargılanan Mehmet Haberal'a da destek verdiğini ifade etti. Bu isimlerin daha sonra beraat ettiğini belirterek geçmişteki tutumuyla bugünkü açıklaması arasında bağlantı kurdu.

Arınç'a göre basın özgürlüğünün korunması, gazetecilik faaliyetleriyle suç teşkil eden eylemlerin birbirinden ayrılmasını gerektiriyor. Eleştiri ile hakaret arasındaki hukuki farkın gözetilmesi gerektiğini de vurguladı. Haberlerin doğruluğu ve gazetecilik etiğinin önemini hatırlatarak özgürlük ile sorumluluğun birlikte değerlendirilmesini istedi.

🔎 BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE ADLİ KONTROL TARTIŞMASI

İsmail Saymaz hakkında uygulanan ev hapsi, hukuken bir mahkûmiyet kararı değil, adli kontrol tedbiri niteliği taşıyor. Bu nedenle söz konusu uygulamanın kesinleşmiş bir suçluluk hükmü gibi değerlendirilmemesi gerekiyor. Masumiyet karinesi, yargılama süreci devam eden kişiler bakımından temel hukuki güvenceler arasında bulunuyor.

Anayasa'nın 26. maddesi düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü, 28. maddesi ise basın özgürlüğünü güvence altına alıyor. Bununla birlikte bu haklar mutlak olmayıp kanunda öngörülen şartlarla sınırlandırılabiliyor. Adli kontrol tedbirlerinin hukuka uygunluğu değerlendirilirken somut gerekçeler, gereklilik ve ölçülülük ilkeleri önem taşıyor.

Arınç'ın açıklaması, gazeteciler hakkındaki yargısal işlemler ile kamuoyunun haber alma hakkı arasındaki ilişkinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde bir görüş ortaya koyuyor. Yargı makamlarının kararları ise ilgili dosyalardaki deliller ve hukuki gerekçeler çerçevesinde ayrıca incelenmek zorunda. Siyasi açıklamalar, tek başına devam eden yargı süreçlerinin sonucunu belirlemiyor.

📢 ARINÇ'IN ÇIKIŞI SONRASI GÖZLER İKTİDARDA

26 Ekim 2026 tarihli açıklama, AK Parti'nin kurucu kadrosundan gelen basın özgürlüğü eleştirileri açısından dikkat çekici bir gelişme oldu. Arınç, İsmail Saymaz'ın durumunu örnek göstererek gazetecilere yönelik uygulamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiği mesajını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerine yaptığı atıf ise açıklamanın siyasi boyutunu öne çıkardı.

Bundan sonraki süreçte Arınç'ın çağrısına iktidar temsilcilerinin nasıl karşılık vereceği merak konusu olacak. İsmail Saymaz hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamı veya değiştirilmesi ise yetkili yargı mercilerinin kararlarına bağlı bulunuyor. Tartışmanın merkezinde gazetecilik faaliyetlerinin özgürlüğü, yargısal tedbirlerin ölçülülüğü ve yurttaşların haber alma hakkı yer almaya devam edecek.

Ekleme Tarihi: 26 Eki 2026 11:31