Derinliktekiler
Ben dahil kimse ne olduğunu anlayamadan sessiz bir kabulle, içerdeki çığlıklara sağırlaşmıştık. Kimi mecburen, kimi öylesine, kimi inançtan.
6 ŞUBATIN DERİNLİĞİNDEN SESSİZ SEDASIZ GEÇİP GİTTİLER!
Ben dahil kimse ne olduğunu anlayamadan sessiz bir kabulle, içerdeki çığlıklara sağırlaşmıştık. Kimi mecburen, kimi öylesine, kimi inançtan….
Bir sürü can, bu dünyadan göçmüştü. Ama o sessiz çığlığın enerjisi halâ buradaydı. Adeta canlıydı. Bunca yarım kalmış hikâyenin, bunca sessizliğe gömülmüş acının elbette tarifi yoktu ama yaşayanı da çoktu.
Hiç olmamış olsaydı nasıl olurdu bilinmez!
Olanın derinliği ise, ne gözden ne de gönülden gitmez. Kalanlar yaşıyor mu, gidenler ölüyor mu? Bunca insan ölmüşse de, ölümsüzdü kalplerde. Geride kalan sevdikleri ise sözde yaşıyor olsalar da, bazıları çoktan ölmüştü aslında(!)
Hayat durmuş, canlar yanmış olsa da, iyi ki var şükür sebeplerimiz ve olsun da her daim.
6 ŞUBAT
6 Şubatta derinden sallandık.
Evdeydik, kaçamazdık.
Hepimiz uykuda yakalandık.
Evet Allahtan geldi bir anlık,
Hallolur, geçer sandık,
Biz o gün yarım kaldık.
Yaşamın tam ortasında derin bir sahanlık!
Ülkede kaç tane ahlâksız sanık?
Balık hafızalı bir avuç alık
Evet allahtan geldi bir anlık
Körelmiş duygularda, kaybolmuş insanlık
Ne alkışa gerek var, ne de yuha
Zaman artık ilaç değil, sadece tanık!
Derinler kalabalık, canlar yanık.
6 şubatta derinden sallandık.
Allah rahmet eylesin. En derinlerimizde saklı kalan tüm acılarımızdan çiçekler açması dileğiyle.
