Erdoğan’ın Övdüğü Üniversite Kapandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllar önce övgüyle anlattığı İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni kaldırıldı.
Erdoğan’ın Övdüğü Üniversite Kapandı
📍 İSTANBUL, 23 Mayıs 2026 — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karar sonrası, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni kaldırıldı. Daha önce TMSF tarafından el konulan ve kayyım yönetimine devredilen üniversitenin kapatılması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kararın ardından Erdoğan’ın 2007 yılında Santralİstanbul kampüs açılışında yaptığı övgü dolu konuşma yeniden gündeme geldi.
Resmi Gazete Kararı Tartışma Yarattı ⚖️
Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, “Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına karar verilmiştir” ifadeleri yer aldı. Kararın dayanağı olarak ise 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11. maddesi gösterildi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye’nin ilk vakıf üniversiteleri arasında yer alıyordu. Üniversite, özellikle iletişim, hukuk, sosyal bilimler ve sanat alanlarında uzun yıllardır önemli akademik kurumlar arasında gösteriliyordu. Ancak Can Holding’e yönelik süreç sonrası üniversitenin yönetimi kayyıma devredilmişti.
Kararın ardından öğrencilerin, akademik personelin ve mezunların geleceğine ilişkin sorular gündeme geldi. Özellikle devam eden eğitim süreçlerinin nasıl yönetileceği konusunda henüz ayrıntılı resmi açıklama yapılmadı.
“İstanbul’a farklı bir zenginlik kazandırıyor.”
Bu sözler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2007 yılında Santralİstanbul kampüs açılışında yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler arasında yer aldı. Aynı konuşmada Erdoğan, projenin gençlik için önemli bir kültürel yatırım olduğunu söylemişti.
2007’deki Açılış Konuşması Yeniden Gündemde 🏛️
Kapatma kararının ardından sosyal medyada ve siyasi tartışmalarda Erdoğan’ın yıllar önce üniversiteye yönelik yaptığı değerlendirmeler yeniden dolaşıma girdi. Erdoğan, açılış konuşmasında bölgenin çocukluğunun geçtiği yer olduğunu vurgulamış, üniversitenin İstanbul’a yeni bir değer kattığını ifade etmişti.
Konuşmada Santralİstanbul projesinin kültürel ve akademik açıdan umut verici olduğu belirtilmişti. Bu nedenle yıllar sonra aynı kurumun Cumhurbaşkanı kararıyla kapatılması, muhalefet çevrelerinde “siyasi çelişki” yorumlarına neden oldu. İktidar cephesi ise kararın tamamen hukuki süreçler kapsamında değerlendirildiğini savunuyor.
Öğrenciler ve Akademisyenler Ne Yapacak? 🎓
Kararın ardından en büyük belirsizliklerden biri öğrencilerin eğitim hayatı oldu. Üniversitede öğrenim gören binlerce öğrencinin başka üniversitelere yönlendirilip yönlendirilmeyeceği merak ediliyor. Akademik personelin durumu ve mevcut diplomaların geçerliliği de tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Sosyal medyada yapılan yorumlarda, üniversitenin tamamen kapatılması yerine farklı bir modelle devam etmesinin mümkün olup olmadığı sorgulandı. Özellikle vakıf üniversitelerinin hukuki statüsü ve devlet müdahalesinin sınırları yeniden tartışmaya açıldı.
Hukuki Süreç Devam Edebilir 🔍
Bazı hukukçular, kararın yargıya taşınabileceğini ve üniversitenin yeniden faaliyet göstermesi için dava süreçlerinin başlayabileceğini değerlendiriyor. YÖK’ün yaklaşımı ve olası idari davalar önümüzdeki dönemde belirleyici olacak.
Kararın yalnızca eğitim alanında değil, siyaset ve hukuk çevrelerinde de uzun süre tartışılması bekleniyor. Özellikle üniversitenin geçmişte devlet yetkilileri tarafından desteklenen projeler arasında yer alması, kamuoyundaki dikkatleri daha da artırmış durumda.
