Ekonomi Güncelleme Tarihi: 5 Eki 2026 14:01

Fonlar Tasfiye Edilmeden Önce Para çeken 650 hesap!

Fonlar tasfiyeye gitmeden hemen önce 650 hesap azalırken 227 milyar TL çıktı. Şimdi yanıt bekleyen soru: Bu hesaplar kimin?

fondan para çeken 650 hesap sahibi

650 hesap, 227 milyar TL: Kimler parayı çekti?


📌 ANKARA – 5 Ekim 2026: Türkiye'yi sarsan fon soruşturmasında bu kez 650 hesap ve 227 milyar TL'lik para çıkışı gündemin merkezine oturdu. İktisatçı Sabri Öncü'nün paylaştığı verilere göre, 16 Eylül 2026'dan 17 Eylül'e geçilirken bağımsız portföy yönetim şirketlerindeki fon büyüklüğü yaklaşık 227 milyar TL azaldı. Aynı zaman aralığında hesap sayısının tam 650 adet gerilemesi, tasfiye kararından önce kimlerin sistemden çıktığı sorusunu gündeme taşıdı.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 17 Eylül'de 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon için tasfiye kararı alması, fon krizinin kritik dönüm noktalarından biri olmuştu. Ancak tasfiye kararının hemen öncesindeki olağanüstü para hareketleri, dosyanın başka bir boyutunu ortaya çıkardı. Kamuoyunun şimdi cevap beklediği soru oldukça net: 227 milyar TL'lik çıkışın arkasındaki hesaplar kimlere ait?

💰 Bir günde 227 milyar TL buharlaştı

Sabri Öncü'nün kamuoyuyla paylaştığı tabloya göre, 16 Eylül'de 349 milyar 638 milyon 487 bin TL olan bağımsız portföy yönetim şirketlerindeki fon büyüklüğü, 17 Eylül'de 122 milyar 511 milyon 681 bin TL'ye geriledi. Aradaki fark yaklaşık 227 milyar 126 milyon 806 bin TL oldu.

Aynı dönemde hesap sayısında da dikkat çekici bir değişiklik yaşandı. 329 bin 215 olan hesap sayısı 328 bin 565'e geriledi. Başka bir ifadeyle, fon büyüklüğünün 227 milyar TL düştüğü zaman aralığında sistemdeki hesap sayısı 650 adet azaldı.

Ortaya çıkan rakamların büyüklüğü tartışmayı daha da sertleştiriyor. 227 milyar TL'lik düşüşün 650 hesaba bölünmesi halinde hesap başına ortalama yaklaşık 350 milyon TL düşüyor. Ancak bu matematiksel ortalama, her hesabın 350 milyon TL çektiğini göstermiyor.

Burada hukuki açıdan kritik bir ayrım bulunuyor. Hesap sayısındaki 650 kişilik azalma ile 227 milyar TL'lik fon değerindeki gerilemenin aynı dönemde gerçekleşmesi, 650 kişinin tamamının 227 milyar TL'yi çektiğini tek başına kanıtlamıyor. Ayrıca bu kişilerin tasfiye kararını önceden öğrendiğine ilişkin kamuoyuna açıklanmış kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

🔥 Asıl soru: 650 hesap kimin?

Tartışmanın odağındaki konu tam da burada başlıyor. Fonların tasfiyesine ilişkin kritik karar öncesinde böylesine büyük bir hareket yaşanırken, söz konusu hesapların sahiplerinin kamuoyuna açıklanmaması yeni soru işaretlerine neden oluyor. İktisatçı Nazır Kapusuz da bu hesapların kimlere ait olduğunun araştırılması gerektiğini savundu.

Fon dosyasındaki siyasi bağlantı iddiaları ise tartışmayı yalnızca finans piyasalarının sınırları içinde bırakmıyor. Daha önce bazı siyasetçiler ve kamuoyunda bilinen isimlerle ilgili yüksek tutarlı işlemler gündeme gelmiş, soruşturmanın kapsamı genişlemişti. 26 Eylül itibarıyla 46 şirket, 18 fon ve 42 kişinin mal varlığının dondurulduğu, ayrıca 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulandığı açıklanmıştı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek daha sonra yapılan yeni operasyonda 34 kişi hakkında gözaltı, arama ve el koyma kararı verildiğini duyurdu. Ayrıca 26 şirketin hisselerine ilişkin inceleme başlatıldığı açıklandı. Böylece soruşturmanın hem kişi hem şirket hem de para hareketleri açısından genişlediği görüldü.

📊 Bir ayda 364 milyar TL'lik düşüş

Fonlardaki hareket yalnızca 16-17 Eylül arasındaki değişimle sınırlı değil. Paylaşılan verilere göre 2 Eylül'de 465 milyar 718 milyon 911 bin TL olan toplam büyüklük, 2 Ekim'de 101 milyar 60 milyon 933 bin TL'ye kadar geriledi.

Yaklaşık bir aylık dönemde ortaya çıkan fark 364 milyar 657 milyon 977 bin TL seviyesinde. Aynı süreçte hesap sayısındaki azalmanın 26 bin 368 olduğu belirtildi. Fon krizinin mali büyüklüğü düşünüldüğünde bu para hareketlerinin ayrıntılı biçimde açıklanması yatırımcı güveni açısından kritik önem taşıyor.

Dosyanın geçmişinde başka dikkat çekici iddialar da bulunuyor. Ekonomi gazetecisi Erdal Sağlam, daha önce bir fonun TEFAS'a açılmadan önce 12 kişinin elinde bulunduğunu ve yaklaşık yüzde 10.000 değer kazandığını ileri sürmüştü. Sağlam, söz konusu kişilerin siyasi iktidara yakın olduğu yönünde iddialar bulunduğunu belirtirken isimler konusunda kesin bilgiye sahip olmadığını da ifade etmişti.

⚖️ “İçeriden bilgi” iddiası kanıtlanmış değil

650 hesapla ilgili en ciddi tartışma, tasfiye kararının önceden öğrenilmiş olabileceği iddiası üzerinden yürütülüyor. Sermaye piyasalarında kamuya açıklanmamış önemli bilgilerin kullanılması ağır hukuki sonuçlar doğurabilecek bir konu. Ancak mevcut veriler, tek başına bu hesapların içeriden bilgi kullanarak işlem yaptığını kanıtlamıyor.

Bu nedenle “650 vurguncu” ifadesi siyasi ve gazetecilik tartışmalarındaki bir nitelendirme olarak değerlendirilmek zorunda. Söz konusu hesap sahiplerinin hukuka aykırı işlem gerçekleştirdiğinin kabul edilebilmesi için soruşturma bulguları ve yargı süreci belirleyici olacak. Masumiyet karinesi gereği kişiler hakkında kesin hüküm kurulamaz.

Buna karşın kamuoyunun yanıt beklediği sorular ortadan kalkmış değil. 16 Eylül'de hangi hesaplardan satış talimatı verildiği, bu hesapların sahiplerinin kim olduğu ve para hareketlerinin tasfiye kararıyla bağlantısı bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmayı bekliyor.

🔎 Fon soruşturmasında bundan sonraki kritik eşik, 650 hesabın sahipleri ile 227 milyar TL'lik hareketin ayrıntılarının ortaya çıkarılması olacak. Soruşturma makamları ve SPK'dan gelecek yeni açıklamalar, işlemlerin olağan yatırımcı hareketi mi yoksa önceden edinilmiş bilgiyle bağlantılı mı olduğunu gösterecek. Dosyanın büyüklüğü düşünüldüğünde kamuoyunun beklediği temel cevap değişmiyor: Tasfiye kararından hemen önce kimler çıktı?

Ekleme Tarihi: 5 Eki 2026 14:01