Köşe Yazısı Haz 15 2016

Genç girişimcilere 75.000-TL’ye kadar istisna sağlandı

Genç girişimcilere 75.000-TL’ye kadar istisna sağlandı
Gelir Vergisi Kanununa 10 Şubat 2016 tarihinde eklenen mükerrer 20. madde ile genç girişimcilere kazanç istisnası tanınmıştır.

Geçtiğimiz haftalarda Resmi Gazetede yayınlanan (05 mayıs 2016 tarih ve 29703 sayılı Resmi Gazete) 292 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile söz konusu kanun maddesinin uygulaması açıklanmıştır.

Kanun metninde yazdığı üzere; “Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, belirli şartlarla gelir vergisinden müstesnadır.”

Söz konusu metinden anlaşılacağı üzere bu istisnadan sadece gerçek kişiler yararlanmaktadır. Kurumlar vergisi mükelleflerinin bu istisnadan yararlanması mümkün değildir. Ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti nedeniyle adına ilk
defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olması gerekmektedir.

- Mükellefiyet tesis ettiren gerçek kişinin 29 yaşını doldurmamış olması ve gelirin unsurlarından ticari, zirai ve mesleki kazanç sahibi olmaları gerekmektedir.

Bilindiği üzere gerçek kişilerin “gelirleri” gelir vergisine tabidir. Ve “gelire” giren kazanç ve iratlar 7 tanedir. Ticarî kazançlar, Ziraî kazançlar, Ücretler, Serbest meslek kazançları, Gayrimenkul sermaye iratları, Menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar.

Söz konusu gelir unsurlarından sadece Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan gerçek kişilerin elde ettikleri kazançlar istisnadır. Ancak istisna 75.000-TL ile sınırlandırılmıştır.

Ve üç vergilendirme dönemi itibariyle geçerlidir.

- Mükelleflerin işe başlama bildirimini kanuni süreleri içinde yapmaları gerekmektedir. Orada da Tebliğ Vergi Usul Kanununa (VUK) atıfta bulunmaktadır. VUK 168. maddesinde ise; “gerçek kişilerde işe başlama bildirimleri, işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince veya 1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre ruhsat almış avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca ilgili vergi dairesine yapılır” denilmektedir. Mükelleflerin bu konuda dikkat etmeleri gerekmektedir. Tebliğde yazdığı üzere işe başlama bildiriminin VUK’da yer alan süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu istisna hükmünden yararlanılamamaktadırlar

- Mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması ya da işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi bir değir şarttır. Mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması veya kendi işinde bilfiil çalışmadığı durumlarda ise işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi gerekmektedir. Bir şahsın kendi işinde bilfiil çalışması, işinde ve bu işin gerektirdiği konularda fikri ve bedeni bir mesai sarf etmesidir. İşte bilfiil çalışılmasa dahi iş sahibi tarafından işin sevk ve idaresinin kendi elinde tutulması, işin yürütülmesiyle ilgili kararların alınması, planlanması veya denetiminin yapılması gibi durumlarda da istisna şartı ihlal edilmiş olmaz. Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi şartını sağlayan mükelleflerin, faaliyetin yürütülebilmesi için çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırması istisna şartını bozmamaktadır. Seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici sürelerde fiilen işin başında bulunulmaması halinde de söz konusu şart ihlal edilmiş olmamaktadır.

- Eğer faaliyetin ortaklık olarak yürütülmesi durumda, mükelleflerin istisnadan yararlanabilmeleri için tüm ortakların ayrı ayrı istisna şartlarını taşımaları gerekmektedir. Ortaklardan herhangi birinin istisna şartlarını taşımaması halinde, diğer ortaklar da istisnadan faydalanamaz. Örneğin yaş şartını ortaklardan birinin ihlal etmesi halinde diğer ortaklarda istisnadan faydalanamayacaktır.

- İşletmenin veya mesleki faaliyetin devralınması halinde, istisnadan yararlanılabilmesi için işletmenin ya da mesleki faaliyetin devralındığı kişinin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından olmaması gerekmektedir.

- Ancak ölüm dolayısıyla eş ve çocuklar tarafından işletmenin veya mesleki faaliyetin devralınması halinde, devralan eş veya çocuklar istisnaya ilişkin şartların tamamını taşımaları kaydıyla, ölen mükellefin istisnadan faydalanıp faydalanmadığına bakılmaksızın devralan eş veya çocuklar istisnadan üç vergilendirme dönemi boyunca yararlanmaktadır.

- Gerçek kişinin mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olmaları durumunda istisnadan yararlanmamaktadırlar.

- Ayrıca istisnadan, mükerrer 20. Maddenin Resmî Gazete’de yayımlandığı 10/2/2016 tarihinden itibaren ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan yararlanabilmektedir. 10/2/2016 tarihinden önce işe başlayan mükelleflerin söz konusu istisnadan yararlanmalarına mümkün değildir.

- Bir diğer hususta istisna şartlarını sağlayan mükelleflerin daha sonra herhangi bir nedenle faaliyetlerinin terk etmeleri halinde terk tarihine kadar elde edilen kazançlar dolayısıyla istisnadan yararlanılır. Ancak faaliyet terk edildikten sonra istisna kapsamındaki söz konusu faaliyetlere tekrar başlanılması halinde ise adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunması şartı ihlal edilmiş sayılacağından bu istisnadan yararlanılamamaktadır.

- İstisna, her vergilendirme döneminde yıllık 75.000 Türk lirası olarak uygulanmaktadır. Bir vergilendirme döneminde istisna tutarının altında kazanç elde edilmesi durumunda ise istisnadan yararlanılmayan tutar ertesi yıla devretmemektedir.

- İstisna, ticari, zirai veya mesleki faaliyetten dolayı kazanç elde eden ve şartları sağlayan gerçek kişilere uygulandığından, istisna şartlarını taşıyan mükelleflerin bir vergilendirme döneminde anılan faaliyetlerden bir veya birkaçından kazanç elde etmeleri durumunda söz konusu istisna beyan edilen bu gelirlerin toplamına uygulanmaktadır.

- İstisna, ilk defa gelir vergisi mükellefiyetinin tesis olunduğu dönemden başlamak üzere üç vergilendirme dönemi ile sınırlı olup önceki faaliyete devam edilirken yeni bir faaliyete başlanılması istisna süresini uzatmamaktadır.

- Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde belirtilenler tarafından, istisnadan yararlananlara tevkifat kapsamında ödeme yapılması durumunda, gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Ayrıca istisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hâllerinde dahi yıllık beyanname verilmektedir.

- Geçici vergi beyanında bulunan ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı geçici verginin hesabında da söz konusu istisnayı dikkate alabileceklerdir. Kazanç istisnasından yararlanan mükelleflerin beyana tabi başka bir gelirlerinin olması durumunda da ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla istisnadan yararlanabilirler.

Tabi söz konusu 292 seri nolu GVK Tebliğinde basit usulde ticari kazanç sahipleri ile ilgili açıklamalarda da bulunulmuştur. Onları da inşallah sonraki yazılarımızda değerlendiririz.