Gökyüzünün matematiğinde Balık Yeniayı neler getiriyor?
Bu Yeniay, "Eski sen öldü, yeni seni inşa etme vakti" diyor.
YENİ DÜZENİN MİMARI
Astrolojide anaretik dereceler bulunduğu evin o burcun tüm derslerinin öğrenildiği, enerjinin zirveye çıktığı ama aynı zamanda bir "kriz veya tamamlanma" duygusu taşıdığı noktalardır. 0° ve ilk dereceler ise "Tohum" dereceleridir; taze, ham ve çok güçlü bir başlangıç enerjisidir.
Geçmişin Hasadı geleceğin vizyonuyla birleşiyor tohum olarak atılıyor.
O çocuksu ve sabırsız enerjimizi ilahi sistemin düzeni içinde dengeli kullanmamızı bizden talep ediyor. Bu, yeni işlerimizde "disiplinli bir özgürlük" getirebilir bize. İlişkilerimizin duygusal bağla olgunlaşması vurgusu, iş ortaklıklarımızda samimiyetten ziyade "karakter sağlamlığımızın" ön planda olacağını gösterir.
Bu Yeniay, "Eski sen öldü, yeni seni inşa etme vakti" diyor.
Düzenin disiplinin katı kuralları, Yeni dünyanın vizyonuyla yıkılırken; İnsanın teslimiyeti, yine insanın cesaretiyle birleşiyor. Maddi değerlerimizin manevi derinlikle harmanlandığı, sezgilerimizin kariyere yön verdiği çok güçlü bir enerji söz konusu.
“Sezgisel eylem" bu sürecin gücünü temsil ediyor. İş hayatımızda mantığımızdan ziyade akışa güvenerek şefkat odaklı ama stratejik hamlelerimiz bizim Muzaffer olmamızı sağlayabilir.
Sözlerimizin ve düşüncelerimizin kadersel bir ağırlığı vardır. Bu dönemde kurduğumuz bağlantılar ve aldığımız kararlar, bizim hayat amacımıza doğrudan hizmet ediyor. Ancak mantık silsilesi değil, "ilham" yoluyla gelen bilgi değerlidir.
DEVRİM NİTELİĞİNDE EŞİK ATLAMA
Balık yeniayı "geçiş" dönemini işaret ediyor.
Bu yeniayda en dikkat çekici unsur, bir devrin kapanıp yenisinin "doğum sancılarıyla" başladığını gösteriyor.
“Yapısal Dönüşüm” bireysel kaderden ziyade kolektif bir sistemi temsil ediyor. Aynı zamanda devrim niteliğinde, kalıcı ve teknolojik değişimlerin köklerimizde, yuvamızda ve genetik aktarımlarımızda yaşanacağını bizlere gösterebilir. Ayrıca maddi kaynaklarımızın, öz değerimizin ve güvenliğimizin kökten değişeceğini gösteriyor.
“Eski dünyanın bilgeliğini heybene koy, ama yeni dünyanın kapısından geçerken sadece "taze ve dürüst" olanı yanına al!”
KADERİN EŞİĞİNDEKİ YÖNETİCİ
Kariyerimizde strateji kurmamıza gerek kalmadan, olaylar bizi bir yere taşıyabilir. İstesek de istemesek de her şey olacağına varır hali, "kaçınılmazlık" duygusu buraya hakim olabilir.
Ancak "yakınlık ve ayrılık" dengemiz, iş ortaklıklarımızda mesafemizi korumamız gerektiğini, çok içli dışlı olmamızın disiplinimizi bozabileceğini de bize hatırlatır. Ayrıca bize ciddiyet ve sorumluluk gerektiren bir dönemde olduğumuzu söyler.
Finansal belirsizliklerin somut kurallarla disipline edileceği bir "yeniden yapılandırma" sürecini de bize gösterebilir.
"Eski otorite" ile "yeni dünya düzeni" arasındaki gerilimin devam edeceğini söylüyor bizim için. Bireyler ve sistemler tamamen dijitalleşmek ve özgürleşmek zorunda kalabilir.
KALBİN TASFİYESİ RÜYA MI HAKİKAT Mİ
Vahdet bilinci, her şeyin tek bir noktada erimesini simgeler ve insanın "benim" dediği her şeyden (mal, mülk, ego) vazgeçip gerçek sahibi (Mülkün sahibi Allah) idrak etme vakti gelmiştir.
“Boğa burcu dünyevi mülktür, Uranüs gezegeni ise o mülkü sarsan göksel yıldırımdır. Bu yerleşim, "Mülk Allah'ındır" ayetinin tecellisidir.”
“Hayal ile gerçeğin, ruh ile maddenin nikahıdır.”
Sabır ve disiplinin, manevi bir vecd ile birleşmesi gerektiğini söyler bize.
Bu dönemde rüyalarınıza ve aniden gelen ilhamlara çok dikkat edin. Zira kadersel bir yol ayrımında olduğumuzu ve bu yolun "mantıkla değil, kalp gözüyle" seçilmesi gerektiğini işaret ediyor.
Geçmişten gelen bağlarımız, karmik borçlarımız ve "öteki" üzerinden verilen imtihanlarımızın tamamlandığını da bize gösterebilir.
İnsanın, dış dünyadaki aynalardan ziyade kendi içindeki "Ben"e yönelmesini söyler. Kalpteki yaraların ancak "muhabbet" ve "merhamet" ile iyileşeceğini fısıldar bize. Bu, kalbin tasfiyesi (temizlenmesi) sürecidir.
BIRAKMAK, KAÇINMAK, ÜZERİNİ ÖRTMEK, YOK SAYMAK, NETİCE: AYNI DÖNGÜ
Hayatımızda ne çok döngülerimiz var, bir çok yöntem denesek bile bir arpa boyu yol alamadık. Döngüyü kırmak için yapılan en büyük hata kaynağın dışarısı olduğunu düşünmektir. Dışarısı dediğimiz bizden yansıyandır. Hayat bir aynadır.
Biz insanın fıtratında kolaya kaçmak meyili vardır, Köşeyi dönmek ile de kolay yolla para kazanmaktan bahis ederiz. Cüzii irademizi zihnimize esir eylemişiz. “Nefsini bilen Rabbini bilir” deriz. Ancak, nefis terbiyesi için güçlü metin bir iradeye ihtiyacımız vardır.
Lakin biz böylesi zor bir terbiye ile uğraşmaktansa boşver diyerek bir sürü bahane üreterek kendi kurtuluşumuzdan kendi zaferimizden kaçarız. Peygamber efendimizin de söylediği gibi “Cihadı Ekber” kendi nefsimizledir.
İlk adımımız iradeyi güçlendirmek için olsun. Ve hatırla, “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” beden sağlığı için de güçlü bir iradeye ihtiyacımız var. Her şey ateş pahası sağlıklı olanın yanına varmak mümkün değil diyerek kendinizi sabote etmeyin. Niyet edin ve o niyet nezdinde çaba gösterin.
“Rızık Allah'tandır ama gayret kulundur"
Güçlü metin bir iradeyle “BİR” olmuş akıl ile kendi cihadı ekberimizde muzaffer olmak mümkündür.
YÜZLEŞMEK, VİCDAN İLE HELALLEŞMEK, GÖNÜLDEN RAZI OLMAK, NETİCE: HUZUR
İrademizle aklımızla dünyamızda her şeyi fark etmeye başlarız. Sanki daha önce o yoldan hiç yürümemiş gibi. Herbir varlığı ve ilahi sistemin işleyişini idrak etmenin o ilk hazzını tadarız. Lakin irademize aklımıza güvenmeye başladığımızda, artık aklımıza koyduğumuzu yapabileceğimize inandığımızda kibirimiz girer devreye ve bizi manüple edişini anlayamayız bile. Oysa biz sonsuz kainatı düşündüğümüzde zerrenin zerresiyiz.
İşte o güven ve inancımızı vicdanımızın hizmetine sunmak göğsümüze genişlik içimize ferahlık ruhumuza huzur verir. Şimdi;
“Vicdanının sesini dinle, döngünü kırmak için yüzleşmeni yap adilce!” Kendine adil olmayan yüzleşemez bile! Kaçma ondan, yok sayma, üzerini örtme, bahane üretme! Sadece izle!
Ve hatırla benzer tüm döngülerini ve farkedeceksin ki kaynağı sensin ve senin çocukluğun. Şimdi erişkin aklın biliyor çözümünü içindeki o çocuğa da anlat her şeyi.
Defa defa bu döngüyü yaşaman boşuna değildi, sana bir hizmeti var idi. O hizmeti gör anla idrak eyle! Ve şimdi sessizce bu idraki tüm zerrelerinin hissedişini, sevgiyle kabule geçişini, izle. Şimdi vicdanın huzurlu gönlün razı olmuştur. Ve hatırla, “Olmuş olan en hayırlısıdır” işte bu razılık, o döngüden kurtuluşun muzaffer işaretidir.
Bu, “İrade-i Cüz'iyye"nin sorumluluğunu almaktır. yeni döngüde önümüze çıkacak engellerin aslında bizim "tekamülümüz" için konulmuş birer rahmet durağı olduğunu bize hatırlatır.
İLAHİ İLHAMIN İLK KIVILCIMI
Sıfırdan, hiç denenmemiş yaratıcı projelerİ başlatma enerjisidir. "Doğrudan ve dürüst" bir vizyonla, kimsenin cesaret edemediği sanatsal veya ruhsal işlere öncülük edebiliriz.
"Dürüst iletişim", dilin kalple bir olmasıdır.
"Tecelli-i Zat" Ruhun, ilahi ilhamı aldığı ilk andır. Şimdiye kadar ki o bulanık, sınırsız enerji artık içerden gelen o kıvılcım ile "form" kazanmaya başlar. Bu, "Ol!" emrinin bireysel hayattaki yansımasıdır.
Hayallerimizi, bir savaşçı azmiyle savunma vaktidir.
Aşkla ilimle lütufla Selamen selame ya Habibullah
