Her Hikâye Aynı Yerden Başlamaz!
Bazen bir tavsiyenin neden işe yaramadığını, bir yöntemin neden sende karşılık bulmadığını ya da...
Bazen bir tavsiyenin neden işe yaramadığını, bir yöntemin neden sende karşılık bulmadığını ya da birçok insanın fayda gördüğünü söylediği bir şeyin neden sana dokunmadığını uzun süre anlayamazsın.
Belki sorun sende değildir.
Belki de sana uygulanan yöntem, senin içinden çıktığın dünyayı yeterince tanımıyordur.
Seni yetiştirmemiş, senin koşullarında yaşamamış ve dünyaya baktığın yerden hiç bakmamış bir aklın seni ne kadar anlayabileceğine inanıyorsan, onun ürettiği yöntemlerin senin üzerindeki etkisi de bu inancın sınırlarını aşamayacaktır.
İnsan dünyanın her yerinde insandır. Buna itirazım yok.
Ama insanı yalnızca biyolojisi değil; doğduğu coğrafya, miras aldığı hafıza, içine yerleşen dil, kurduğu aidiyetler, taşıdığı hikâyeler ve bütün bunların oluşturduğu anlam dünyası büyütür.
Bu yüzden bazı tavsiyeler kulağa ne kadar doğru gelse de karşılık bulmaz, bazı yöntemler ise ne kadar yaygın olursa olsun insana temas edemez. Çünkü insanı, içinde yaşadığı kültürün şekillendirdiği anlam dünyasını hesaba katmadan anlayamazsın.
Sana önerilen bazı düşünceler, davranışlar ya da ödevler ilginç gelebilir. Hatta bir kısmı gerçekten işe de yarayabilir.
Ama ihtiyacın olan şey, kendine yabancı bir iyi olma hâli değildir.
İhtiyacın olan şey, sana temas edenden çok özüne temas eden bir iyi olma hâlidir.
Elbette bazı insanlar bundan fayda görebilir. Çünkü bu biraz da yöntemin ne kadar yabancı olduğundan çok, kişinin ona ne kadar inandığıyla ilgilidir. Bunu inkâr etmek doğru olmaz.
Fakat bu durum, herhangi bir yöntemi herkes için geçerli bir reçeteye dönüştürmez.
Çünkü seni anlayan hâl, senin dışında bir hâl olamaz.
Duygularını, yaşadığın çevreyi, ilişkilerini ve hayata yüklediğin anlamları senden bağımsız ele alamazsın.
Seni kendin olmaktan uzaklaştıran her şey çoğaldıkça, kendine ulaşman da zorlaşır.
Ve bazen çözüm yeni bir şey eklemekte değil, sana ait olmayan şeyleri ayıklayabilmektedir.
