Köşe Yazısı Güncelleme Tarihi: 11 Eki 2026 13:40

İnsan En Az Anne ve Babasıyla Akrabadır *

İnsan ailesinden yalnızca genlerini değil; korkuları, beklentileri, suskunlukları ve dünyaya bakış biçimlerini de devralır.

hakan göksel psikolog konyaaltı psikolog antalya psikolog

Fakat kim olduğumuz, yalnızca kimlerden geldiğimizle açıklanamaz.

Dünyaya geldiğimiz aileyi seçmeyiz. Ancak o ailenin içinde öğrendiğimiz sevgiyi, öfkeyi, yakınlığı ve mesafeyi çoğu zaman kendi kişiliğimizin doğal bir parçası sanırız.

İnsan yalnızca ailesine benzeyerek büyümez; kimi zaman ailesinden farklı olmaya çalışırken de onun izlerini taşır.

Babasına benzememeye çalışan biri onun öfkesini, annesinin yaşadıklarını yaşamamaya kararlı biri onun korkularını kendi ilişkilerinde yeniden bulabilir.

Aslında her insanın içinde biraz annesi, biraz babası yaşamaya devam eder. Kimi zaman annemizin kaygısıyla düşünür, babamızın suskunluğuyla konuşuruz. Onlardan öğrendiğimiz sevme biçimini, öfkeyi, korkuyu ve beklentileri farkında olmadan hayatımıza taşırız. Ancak bu miras değişmez bir kader değildir. İnsan, kendisine aktarılanları fark ettikçe onları yeniden değerlendirebilir, dönüştürebilir ve kendi yaşam biçimini oluşturabilir.

Fakat zaman yalnızca insanı değiştirmez; akrabalığın anlamını, yakınlığın biçimini ve ilişkilerdeki ihtiyaçları da dönüştürür.

Çocukken dünyamızın merkezinde duran anne babamız, biz kendi hayatımızı kurdukça o merkezin dışına doğru çekilebilir. Bir zamanlar onların ilgisine ihtiyaç duyan çocuk, artık kendi sorumluluklarının, ilişkilerinin ve telaşlarının içinde yaşar.

Ve hayatın en sessiz çelişkilerinden biri burada başlar: Bizim onlara daha az ihtiyaç duyduğumuz yıllar, onların bize daha çok ihtiyaç duyduğu yıllara denk gelebilir.

Bir zamanlar elimizden tutan eller yaşlanır. Bize hayatı öğreten sesler, artık kendilerini dinleyecek birini arar. Çocukluğumuzda bize ayrılan zamanın karşısına, yetişkinliğimizin bitmek bilmeyen meşguliyetleri çıkar.

Üstelik aile bağları yalnızca sevgiyle kurulmaz. Geçmişten taşınan kırgınlıklar, karşılanmamış beklentiler, söylenmemiş sözler ve öğrenilmiş ilişki biçimleri de bu bağların içinde yaşamaya devam eder.

İnsan büyüdükçe ailesinden uzaklaşabilir; fakat uzaklaşmak her zaman geçmişinden özgürleşmek anlamına gelmez.

Çünkü aileden aktarılan yalnızca davranışlar değildir. Sevmenin, kızmanın, susmanın, affetmenin ve mesafe koymanın biçimleri de kuşaktan kuşağa taşınabilir.

Kendini tanımak, bu mirasın neresinde kendi iradenin başladığını fark edebilmektir.

Ailemiz geçmişimizin bir parçasıdır; fakat geleceğimizin tamamı olmak zorunda değildir.

Belki de olgunlaşmak, anne babamıza benzemek ya da benzememek meselesinin ötesinde; onları kendi hikâyeleriyle, kendimizi de kendi seçimlerimizle görebilmektir.

Kendi hikâyeni, aile ilişkilerini ve tekrar eden davranışlarını anlamak istersen psikolojik görüşme süreci hakkında bilgi alabilirsin.

Psikolog Hakan Göksel

📍 Antalya Psikolog / Konyaaltı Psikolog

#PsikologHakanGöksel #AntalyaPsikolog #KonyaaltıPsikolog

Ekleme Tarihi: 11 Eki 2026 13:40