İran-ABD Taslağı Sızdı: 300 Milyar Dolarlık Gizli Plan ne?
Mehr Ajansı'nın yayımladığı ve henüz doğrulanmayan taslak, İran-ABD hattında yaptırımlar, Hürmüz Boğazı ve dev ekonomik paket iddialarını gündeme taşıdı.
İRAN-ABD TASLAĞI SIZDI: 300 MİLYAR DOLARLIK GİZLİ PLAN MI?
Mehr Ajansı'nın yayımladığı ve henüz doğrulanmayan taslak, İran-ABD hattında yaptırımlar, Hürmüz Boğazı ve dev ekonomik paket iddialarını gündeme taşıdı.
📍 Tahran merkezli yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nın 15 Haziran 2026 tarihinde yayımladığı ve taraflarca henüz doğrulanmayan 14 maddelik taslak metin, İran ile ABD arasında kritik bir diplomatik sürecin yürütüldüğü iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Taslağa göre Washington ve Tahran arasında kapsamlı bir anlaşma zemini oluşturulurken, enerji piyasalarını ve bölgesel dengeleri etkileyebilecek önemli başlıklar yer aldı.
İddiaya göre taslak metinde, İran'a ait 24 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın serbest bırakılması, petrol yaptırımlarının kaldırılması ve ülke ekonomisinin yeniden yapılandırılması için 300 milyar dolarlık yatırım planı hazırlanması öngörülüyor. Ancak söz konusu maddeler ne ABD ne de İran makamları tarafından resmi olarak doğrulanmış değil.
🌍 Hürmüz Boğazı ve Yaptırımlar Dikkat Çekti
Taslağın en dikkat çeken bölümlerinden biri Hürmüz Boğazı'na ilişkin maddeler oldu. Metinde, deniz trafiğinin yeniden normalleşmesi ve boğazın belirli bir takvim çerçevesinde uluslararası ulaşıma açılması öngörülüyor.
Küresel petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nın yeniden tam kapasiteyle çalışmasının, enerji fiyatları üzerinde doğrudan etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, böyle bir gelişmenin petrol arzı üzerindeki belirsizlikleri azaltabileceğine dikkat çekiyor.
Taslakta ayrıca İran petrolü ve petrokimya ürünlerine yönelik yaptırımların askıya alınmasının planlandığı öne sürülüyor. Bu durumun gerçekleşmesi halinde İran'ın enerji ihracat gelirlerinde ciddi artış yaşanabileceği ifade ediliyor.
☢️ Nükleer Program Masada, Füze Programı Dışarıda
Mehr'in yayımladığı metne göre taraflar arasındaki gelecekteki görüşmeler yalnızca nükleer faaliyetler, uranyum zenginleştirme süreci, yaptırımların kaldırılması ve ekonomik konularla sınırlandırılacak.
Taslakta İran'ın balistik füze programı ile bölgedeki müttefik silahlı grupların müzakere kapsamına alınmayacağı iddia edildi. Bu maddenin Tahran açısından önemli bir diplomatik kazanım olarak değerlendirildiği öne sürülüyor.
Metinde ayrıca İran'ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki yükümlülüklerine bağlı kalacağını ve nükleer silah geliştirmeyeceğini yeniden teyit edeceği belirtiliyor.
"Görüşmeler yalnızca nükleer faaliyetler, yaptırımlar ve ekonomik yeniden yapılanma başlıklarıyla sınırlı tutulacak."
💰 300 Milyar Dolarlık Yeniden Yapılanma İddiası
Taslakta yer alan en çarpıcı başlıklardan biri de İran için hazırlanacağı öne sürülen 300 milyar dolarlık yeniden inşa ve kalkınma paketi oldu.
İddiaya göre ABD ve müttefikleri, İran ekonomisinin yeniden canlandırılması amacıyla uzun vadeli yatırım ve finansman planı üzerinde çalışacak. Böyle bir paketin hayata geçirilmesi durumunda, son yılların Orta Doğu'daki en büyük ekonomik destek programlarından biri ortaya çıkabilir.
Ancak uzmanlar, söz konusu rakamın büyüklüğü nedeniyle bu maddenin uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu belirtiyor. Taslakta yer alan ekonomik hedeflerin müzakere sürecinde değişebileceği değerlendiriliyor.
🕊️ 60 Günlük Kritik Süreç
Taslağa göre tarafların kapsamlı bir nihai anlaşmaya ulaşabilmesi için 60 günlük resmi müzakere süreci başlatılması planlanıyor.
Bu süreçte nükleer faaliyetlerden uluslararası yaptırımlara kadar birçok başlığın masaya yatırılması bekleniyor. Ayrıca ABD'nin yeni yaptırım uygulamaması ve bölgeye ek askeri güç sevk etmemesi gibi hükümler de taslakta yer aldığı öne sürülen maddeler arasında bulunuyor.
Şimdilik tüm bu başlıklar resmi doğrulamadan yoksun durumda. İran ve ABD'den gelecek açıklamalar, taslağın gerçekliği ve müzakerelerin yönü konusunda belirleyici olacak. Sürecin ilerleyen günlerde bölgesel güvenlik, enerji piyasaları ve küresel diplomasi açısından yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.
