İSTANBUL — Ekskavatör, mobil vinç ve ağır endüstriyel makinelerin deniz yoluyla sevkinde başlangıçta öngörülen navlun teklifleri ile nihai lojistik maliyetleri arasında ciddi farklar oluşabiliyor. Proje lojistiği uzmanları ve ithalatçılar, planlama evresinde hesaba katılmayan operasyonel giderlerin bütçeleri aşabileceği uyarısında bulunuyor.
Ağır yüklerin taşınmasında navlun, konvansiyonel kargo taşımacılığında (breakbulk) çoğu zaman yalnızca ağırlık üzerinden hesaplanmıyor. Ağırlık ve hacim karşılaştırmasını temel alan W/M (Weight or Measurement) yönteminde, yükün metrik ton cinsinden ağırlığı ile metreküp bazındaki hacminden hangisi yüksekse navlun bedeli o değer üzerinden belirleniyor. Örneğin 20 ton ağırlığındaki ancak 60 metreküp hacim kaplayan bir iş makinesinin taşıma faturası, gerçek tonajı yerine 60 navlun tonu üzerinden düzenlenebiliyor. Ayrıca standart dışı gövde yapısına sahip ekipmanların çevresine başka kargo istiflenememesi, güverte alanı kaybı nedeniyle taşıma maliyetlerini daha da yukarı çekiyor.
Vinç ve Elleçleme Operasyonları Giderleri Katlıyor
Ek maliyetleri artıran bir diğer önemli kalem ise limanlardaki yükleme ve tahliye süreçleri oluşturuyor. Ağır tonajlı iş makinelerinin gemiye yerleştirilmesi standart rıhtım vinçlerinin kapasitesini aşabildiği için yüksek kapasiteli mobil vinçlerin sahaya getirilmesi veya eş zamanlı çift vinç operasyonları gerekebiliyor.
Makinenin ağırlık merkezi, kaldırma mapalarının konumu ve toplam ebatları doğrultusunda özel donanım ve uzman personel istihdam edilmesi elleçleme faturalarını yükseltiyor. Uzmanlar, sevkiyat anlaşmaları imzalanmadan önce yük sabitleme (lashing), karayolu özel taşıma izinleri, liman ardiye giderleri ve varış limanı masraflarının netleştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

