Güncel Güncelleme Tarihi: 24 Şub 2026 13:12

IŞİD İadesi Tartışması: 180 IŞİD'li Türkiye’ye Mi?

Irak’ta tutulan 180’den fazla IŞİD bağlantılı Türkiye vatandaşı için iade süreci gündemde. Ankara’dan resmi teyit bekleniyor.

ışid tutuklu

📍 Bağdat’ta 24 Şubat 2026 tarihinde yapılan değerlendirmelerde, Irak’ta tutulan ve IŞİD’le bağlantısı olduğu iddia edilen 180’den fazla Türkiye vatandaşının Türkiye’ye iadesi konusu gündeme geldi. Iraklı yetkililerin açıklamalarına göre süreç, güvenlik ve diplomatik kanallar üzerinden ele alınıyor. Türkiye tarafından ise konuya ilişkin kapsamlı bir resmi açıklama henüz paylaşılmadı. Bu nedenle iade takvimi, kapsamı ve yöntemine dair ayrıntılar netleşmiş değil.

Irak tarafı, bazı tutukluların geçmişte farklı çatışma bölgelerinde yakalandığını ve sonrasında Irak’taki cezaevlerine nakledildiğini belirtiyor. Ancak kimlik tespiti, delil dosyalarının bütünlüğü ve yargı yetkisine ilişkin teknik başlıklar hâlâ kritik soru işaretleri barındırıyor. Süreçle ilgili olarak “iddia” ve “değerlendirme” düzeyindeki açıklamalar öne çıktığı için, kesin hükümlerden kaçınmak gerekiyor.

⚖️ Hukuki Çerçeve ve Masumiyet Karinesi

İade gerçekleşirse, Türkiye’de soruşturma ve yargılama sürecinin hangi dosyalar üzerinden yürütüleceği belirleyici olacak. Ceza hukukunda bu tür dosyalarda somut delil, dijital materyal ve tanık beyanlarının doğrulanabilirliği özellikle önem taşır. Delil zincirinin zayıf olduğu durumlarda, kamuoyunda “kesin” görünen iddialar mahkeme aşamasında karşılık bulmayabilir.

Resmi süreçlere dair sınırlı bilgi olduğu için şu aşamada yalnızca olasılıklardan söz edilebilir. İade edilen kişiler hakkında tutuklama, adli kontrol, iddianame ve yargılama gibi adımların her biri ayrı ayrı değerlendirilir. Masumiyet karinesi gereği, suçluluk kesinleşmiş yargı kararı olmadan ilan edilemez; “şüpheli” ve “sanık” kavramları dikkatle kullanılmalıdır.

“Süreç, ikili temaslar ve hukuki prosedürler çerçevesinde değerlendiriliyor.”

🔍 Güvenlik Kaygıları ve Diplomatik Pazarlıklar

Irak’ın, cezaevlerindeki yabancı uyruklu tutukluların ülkelerine iadesini uzun süredir gündemde tuttuğu biliniyor. Yetkililer, cezaevlerindeki yoğunluğun güvenlik riski oluşturabileceğini savunuyor. Türkiye açısından ise hem iç güvenlik hem de adli süreçlerin yönetimi önemli bir denge gerektiriyor. İade kararı, yalnızca sınır güvenliğiyle değil, soruşturma kapasitesi ve delil paylaşımıyla da doğrudan bağlantılı.

Bu noktada kritik soru şu: İade, dosyaların güçlü delillerle desteklenmesini sağlayacak mı, yoksa sürecin yükü Türkiye’deki soruşturmalara mı kalacak? Yanıt, Ankara’nın resmi açıklaması ve iki ülke arasındaki adli iş birliği mekanizmalarının işlemeye başlamasıyla netleşebilir. Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklamalar, hem kamuoyu tartışmasını hem de yargı sürecinin çerçevesini belirleyecek.

Ekleme Tarihi: 24 Şub 2026 13:12