Kadın hakimi vuran savcıya 42 yıla kadar hapis istemi
İstanbul’da 13 Ocak 2026’da yaşanan silahlı saldırıya ilişkin iddianame tamamlandı; sanık savcı için 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis talep edildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde görev yapan bir kadın hâkimin silahla yaralanmasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, şüpheli savcı hakkında birden fazla suçtan ağır hapis cezası istendiği bildirildi. Dosya kapsamında yargı sürecinin önümüzdeki aşamada mahkeme değerlendirmesiyle ilerlemesi bekleniyor. ⚖️
Olayın 13 Ocak 2026 tarihinde meydana geldiği, şüphelinin tartıştığı hâkimi odasında silahla yaraladığı ve ardından gözaltına alındığı aktarıldı. Sürecin başında “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edilen şüphelinin, çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı kaydedildi.
İddianamede yer alan suçlamalar
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede şüpheli hakkında; “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs”, “cebir ve tehdit kullanarak iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “silahla ve zincirleme tehdit” ile “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” suçlamaları yöneltildi. Bu suçlamalar kapsamında toplamda 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildiği belirtildi. 🧾
Soruşturma dosyasında, olay öncesine ilişkin çeşitli iddiaların da yer aldığı; şüphelinin mağdur hâkime yönelik takıntılı davranışlar sergilediği ve mağdurun daha önce koruma tedbiri altında bulunduğuna dair değerlendirmelerin incelendiği ifade edildi. Ancak bu hususların yargılama sürecinde mahkeme tarafından değerlendirileceği vurgulanıyor.
Yargı süreci nasıl ilerleyecek?
İddianamenin kabul edilmesi halinde dosya ağır ceza mahkemesinde görülecek. Yargılama sürecinde deliller, tanık beyanları ve adli raporların incelenmesiyle birlikte suçlamaların hukuki karşılığı netleşecek. Mevcut aşamada şüpheli hakkındaki isnatların yargı kararıyla kesinleşmediği ve masumiyet karinesinin geçerli olduğu hatırlatılıyor. ⚖️
Kadına yönelik şiddet vakaları ve kamu görevlilerinin karıştığı suç iddiaları, hukuk ve güvenlik politikaları açısından kamuoyunda yakından izlenmeye devam ediyor. Bu dosyada verilecek kararın da benzer olaylara ilişkin yargısal yaklaşım bakımından emsal tartışmalarını gündeme getirebileceği değerlendiriliyor.

