Politika Güncelleme Tarihi: 13 May 2022 15:35

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan SADAT'a "paramiliter" baskını

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, SADAT'ın önüne geldi. "Seçim güvenliğinde bir şey olursa bunun sorumlusu SADAT'tır ve Saray'dır" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan SADAT'a

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, SADAT'ın önüne geldi. Kılıçdaroğlu burada yaptığı açıklamada, "Seçim güvenliğinde bir şey olursa bunun sorumlusu SADAT'tır ve Saray'dır" dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sabah gerçekleştirilen olağanüstü MYK toplantısı sonrası bir ziyaret gerçekleştireceği duyrulmuştu. Kılıçdaroğlu'nun günlük programında, SADAT'a gideceği yer almıyordu.

Kılıçdaroğlu burada yaptığı açıklamada, "Önünde bulunduğumuz SADAT bir paramiliter kuruluştur. Düne kadar Erdoğan’ın danışmanlığını yapıyordu bunlar. Hedefleri arasında gayrı nizami hak eğitimi de var. Dikkatini çekmek isterim kamuoyunun yani sabotaj, baskın, pusu kurma, tahrip, suikast, ve tehdit. Arapça terör tehdit olarak tanımlanıyor. Türçesi de terör. Aynı zamanda terörist yetiştiren bir kuruluş" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu açıklamasının devamında şunları kaydetti:

"Dolayısıyla eğer bugün Türkiye'de milyonlarca insan varsa ve Suriye'den gelmişlerse bunların buraya gelişlerinde en büyük rolü oynayan da SADAT'tır. Erdoğan'a sormak isterim, sen bu kuruluşu niçin danışman yaptın ve hangi gerekçeyle çalıştın. Şunu herkesin bilmesini isterim, CHP demokratik yollarla bu ülkede seçimin yapması için her türlü çabayı gösterecektir. SADAT gibi kuruluşlar kim olursa olsun, seçimi gölgeleyecek, seçimin güvenliği sarsacak herhangi bir şey olursa burasıdır ve Saray'dır."

İçeri girmesine izin verilmeyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Türkiye asla paramiliter kuruluşlara, kurumlara teslim edilmeyecektir. Seçim güvenliği önemlidir. Şu anda önünde bulunduğumuz SADAT bir paramiliter kuruluştur. Ve düne kadar Erdoğan’ın danışmanlığını yapıyordu bunlar. Bu kuruluşun hedefleri arasında gayri nizami harp eğitimi var. Yani, sabotaj, baskın, pusu kurma, tahrip, suikast ve tedhiş. Arapça ‘tedhiş’, Türkçesi de ‘terör’.

– Burası aynı zamanda terörist yetiştiren de bir kuruluş. Dolayısıyla eğer bugün Türkiye’de milyonlarca insan varsa ve Suriye’den gelmişlerse bunların buraya gelişlerinde en büyük rolü oynayan da SADAT’tır. Erdoğan’a sormak isterim, sen bu kuruluşu niçin danışman yaptın ve hangi gerekçeyle çalıştın.

– Şunu herkesin bilmesini isterim, CHP demokratik yollarla bu ülkede seçimin yapması için her türlü çabayı gösterecektir. SADAT gibi kuruluşlar, ki olursa olsun, seçimi gölgeleyecek herhangi bir şey olursa sorumlusu burası ve Saray’dır. Bunu bütün Türkiye’ye ve halkımıza açıkça ifade ediyoruz.

– Biz CHP’yiz, Kuvâ-yi Milliye’ciyiz, biz öyle SADAT’çılardan, tedhişçilerden korkacak değiliz. Korkaklar, kapılarını açmayanlardır. Buraya geldik bilgi almak istedik ama korkularından yuvalarına sığındılar. O yuva onları korumaz."

SADAT KİM TARAFINDAN KURULDU?

SADAT, 28 Şubat 2012 tarihinde emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ve 23 emekli subay-astsubay tarafından kuruldu. Şirketin kuruluş içeriğinde, uluslararası alanda askeri ve iç eğitim, savunma danışmanlığı ve mühimmat alımı gibi tanımlar yer alıyor.

Savunma Danışmanlık’ın kısaltması olarak kullanılan ‘SADAT’ın Arapçada ‘seyitler’ anlamına geldiği için bu ismi seçtikleri iddia ediliyor. Eski bir Özel Harp subayı olan Adnan Tanrıverdi, 28 Şubat döneminde ‘kadrosuzluk’ gerekçesiyle emekli edildi.

Kılıçdaroğlu'ndan SADAT hakkında yeni açıklama: 'Mafyacıklara sesleniyorum...'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, SADAT'a gitmesinin ardından yeni bir açıklama yaptı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Kılıçdaroğlu, "Seçim yaklaştıkça zulmünü artırma niyetindesin biliyorum. SADAT’tan da medet umuyorsan bil ki her türlü pisliğe karışmış bu zorbalardan zerre korkuyorsak namerdiz!" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da CHP milletvekilleri ile birlikte gayrınizami harp eğitimi veren  SADAT'a gitmesinin ardından sosyal medya hesabı Twitter'dan yeni açıklamalarda bulundu. "SADAT bir paramiliter kurum" ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, "Yani işleri suikastçı, provokatör ve terörist yetiştirmek. Erdoğan kaçakları da ülkeye bu kafayla soktu. Başka ülkelerin camilerinde bu paramiliter kafayla namaz kılacaktı, ne oldu? 8 milyon sığınmacı Türkiye’nin cenaze namazını kılmaya çalışıyor" dedi.

Pyalaşımında AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Kılıçdaroğlu, "Erdoğan al şu paramiliter artıklarını, ne yaparsan yap. Seçim yaklaştıkça zulmünü artırma niyetindesin biliyorum. SADAT’tan da medet umuyorsan bil ki her türlü pisliğe karışmış bu zorbalardan zerre korkuyorsak namerdiz!" ifadelerini kullandı.

ÖYLE HEVESLERE GİRİŞME"

Kılıçdaroğlu paylaşımına şu şekilde devam etti:

 "Siyasi cinayetler demiştim. Karanlık odaklar var demiştim. Hangi maşalar kullanılacak bu karanlık işlerde? Kimler hangi hedefler için devreye girecek? Her türlü kaostan SADAT gibi paramiliter danışmanlar sorumlu tutulur. Bil. Öyle heveslere girişme."

"MAFYACIKLARA DA SESLENİYORUM"

"Erdoğan şunu sakın aklından çıkarma" diyen Kılıçdaroğlu, "Muhalefet yüreklidir. Muhalefet cesurdur. Muhalefet Türkiye’dir. Buradan mafyacıklara da sesleniyorum. Size de sokaklarımızı teslim etmeyeceğiz. Ve son olarak halkımız, bu seçim olacak. Seçim güvenliği ne pahasına olursa olsun sağlanacak. Sizler sandığa gidip rahatça oyunuzu vereceksiniz. CHP var. 100 yıldır buradayız. Merak etmeyin" ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU SADAT'IN ÖNÜNDE NE SÖYLEMİŞTİ?

SADAT’ın önünde açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu şunları söylemişti:

“Şunu herkesin Türkiye, asla paramiliter kurum ve kuruluşlara teslim edilmeyecektir. Seçim güvenliği önemlidir. Şu anda önünde bulunduğumuz SADAT bir paramiliter kuruluştur. Düne kadar Erdoğan’ın danışmanlığını yapıyordu bunlar. Bu kuruluşun hedefleri arasında gayri nizami harp eğitimi de var. Dikkatini çekmek isterim kamuoyunun. Gayri nizamı harp eğitimi var; sabotaj, baskın, pusu kurma, tahrip, suikast ve tedhiş. Tedhişin bugünkü diliyle Arapça terör, tedhiş olarak tanımlanıyor, Türkçesi de terör. Burası aynı zamanda terörist yetiştiren bir kuruluş. Eğer bugün Türkiye’de milyonlarca insan varsa ve bunlar Suriye’den gelmişlerse bunların buraya gelişlerinde en büyük rolü oynayan da SADAT’tır.

"SEÇİMİ GÖLGELEYECEK, GÜVENLİĞİNİ SARSACAK, HERHANGİ BİR ŞEY OLURSA..."

Erdoğan’a söylemek isterim sen bu kuruluş ile hangi gerekçe ile ve ne için danışman yaptın ve hangi gerekçe ile çalıştın? Şu ana kadar Erdoğan’dan bu konuda gelen hiçbir bilgi yok. Şunu herkesin çok iyi bilmesini isterim. CHP demokratik yollarla bu ülkede seçimin yapılması için her türlü çabayı gösterecektir. SADAT gibi kuruluşlar, kim olursa olsun, seçimi gölgeleyecek, seçimin güvenliğini sarsacak, herhangi bir şey olursa sorumlusu burasıdır ve saraydır. Bunu bütün Türkiye’ye ve halkımıza açık ve net ifade ediyorum. Biz CHP’yiz. Biz Kuvayı Milliye’ciyiz. SADAT’çılardan, tedhişçilerden korkacak değiliz. Korkanlar kapılarını açmayanlardır. Buraya geldik, kendilerinden bilgi almak istedik. Ama korkularından yuvalarına sağındılar. O yuva, onları kurtarmaz. Biz bu ülkede gerçek anlamda demokrasiyi getirinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bütün halkımızın bunu böyle bilmesini isterim.

“KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK”

Buraya CHP’li kadın milletvekillerim de dahil olmak üzere çok sayıda milletvekili ile geldim. Bakın hiçbir şekilde basına bu olayı vermek istemedik. Kişileri de rencide etmek istemedik. Biz sağlıklı, tutarlı anlayış ile geliyoruz. Size soru sormak istiyoruz. Ne yapıyorsunuz, bunun bilgisini almak istiyoruz. Kim size destek veriyor, kaynaklarınız, paralarınız nedir? Kaç kişiyi sabotaj yapmak üzere yetiştirdiniz, kaç tane teröristi yetiştirdiniz? Bu teröristler, sabotajcılar şu anda Türkiye’de veya dünyanın herhangi bir yerinde, nerede bunlar? Bunları öğrenmek istedik; ama kapılarını korkudan kapattılar. Korkunun ecele faydası yok. Türkiye’de hiç kimse unutmasın, bu ülkede CHP var.”

SADAT'TAN AÇIKLAMA: SADAT TİCARİ BİR ŞİRKETTİR İDDİALAR MESNETSİZ"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bugün AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski başdanışmanı Adnan Tanrıverdi'nin kurucusu olduğu SADAT'ın genel merkezine giderek yaptığı açıklamaya şirketten yanıt geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sürpriz bir şekilde İstanbul Beylikdüzü'nde bulunan Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (SADAT) önüne gitti. Kılıçdaroğlu'na çok sayıda CHP'li vekil de eşlik ettik.

Burada bir açıklama yapan CHP lideri, "Önünde bulunduğumuz SADAT paramiliter bir kuruluştur... Burası terörist yetiştiren bir kurumdur" dedi. Seçim güvenliğinin önemli olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Seçimi gölgeleyecek, seçimin güvenliği sarsacak herhangi bir şey olursa sorumlusu burasıdır ve Saray'dır" ifadelerini kullandı.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başdanışmanı Adnan Tanrıverdi'nin kurucusu olduğu SADAT, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından iki ayrı açıklama yaptı. 

SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Melih Tanrıverdi imzasıyla yapılan ilk açıklamada "İnternet köşelerinde çapulsuz ve okyanus ötesinden talimat alarak yayınlanan mesnetsiz ve provakatif iddialara, Ana muhalefet partisi liderinin de sahiplenmesini manidar bulmaktayız" denildi.

Açıklamada ayrıca "SADAT’ın yaklaşan genel seçimlerle ilişkilendirilmesi ise seçim güvenliğine gölge düşürme gayretinden ibarettir" iddiasında bulunuldu. 

Açıklamanın tamamı şöyle:  

"TİCARİ BİR ŞİRKETTİR"

SADAT, Türk Ticaret Kanunu’na tabii olarak faaliyetini sürdüren ticari bir şirkettir. SADAT kurulduğu tarihten bu yana pek çok defa maksatlı iftiralarla hakkında şaibe oluşturma çabalarıyla karşı karşıya kalmış; fakat çoğunlukla tartışmanın tarafı olmaktan kaçınarak çalışmalarına odaklanmıştır. SADAT ne bir paramiliter ordudur ne de milis gücü yetiştirir. SADAT’ın çatışma bölgelerinde herhangi bir faaliyeti de bulunmamaktadır. SADAT’ın Suriye iç savaşıyla ya da Suriye’den Türkiye’ye iltica eden sığınmacılarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

"MESNETSİZ İDDİALAR"

Hakkımızda yapılan mesnetsiz iddialarla ilgili kamuoyuna defalarca açıklamalarda bulunduk. İnternet sitemizde ve sosyal medya hesaplarımızda şeffaflıkla yer alan tüm açıklamalarımıza rağmen; internet köşelerinde çapulsuz ve okyanus ötesinden talimat alarak yayınlanan mesnetsiz ve provakatif iddialara, Ana muhalefet partisi liderinin de sahiplenmesini manidar bulmaktayız.

"KILIÇDAROĞLU KIŞKIRTIP İFTİRA ATMIŞTIR"

SADAT’ın yaklaşan genel seçimlerle ilişkilendirilmesi ise seçim güvenliğine gölge düşürme gayretinden ibarettir. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanlığı koltuğunda oturan bir şahıs, bir ticari şirketi kamuoyu nezdinde hedef göstermiş ve terörle yaftalamıştır. Bu açıkça ortaya koymaktadır ki Ana Muhalefet lideri en temel evrensel hukuk ilkelerinden nasibini almamıştır. Ana Muhalefet lideri, karşısına aldığı yapının bir siyasi parti değil, bir ticari şirket olduğunun farkında değildir. Bir şirket ve yöneticileri, Ana Muhalefet lideri tarafından saldırıların hedefi haline getirilmiştir. Kendisinin bundan sonra da başka bir vatandaşı veya şirketi de en ufak bir dayanağı olmaksızın hedef haline getirmeyeceğinin garantisi var mıdır? Kılıçdaroğlu toplumun kalabalık bir kesimini siyaseten temsil ettiğinin ve bu kesimi toplumun başka bir kesimine karşı kışkırttığının farkında mıdır? Ana muhalefet lideri, siyasi menfaatleri için herhangi bir özel şirkete ve kişiye iftira atmaktan çekinmeyeceğini açık şekilde ortaya koymuştur.

"TAŞKINLIK YAPARAK ZORLA GİREMEZ"

Hiçbir Türk Vatandaşının evi veya işyeri, Ana Muhalefet Partisi liderinin taşkınlık yaparak zorla girebileceği yerler değildir. Şirketimize gerçekleştirilen saldırılara karşı bugüne dek avukatlarımız tarafından hukuki süreç kararlılıkla yürütülmekte ve bundan sonra da kararlılıkla yürütülecektir. Kamuoyunun bilgisine sunarız.

SADAT'IN HUKUK BİRİMİ: HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAK 

SADAT'ın bağlı olduğu hukuk birimi de Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunulacağı ve tazminat davası açılacağı belirtildi.

Açıklamada özetle şunlar kaydedildi:

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyetin müvekkilimiz SADAT Uluslar Arası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Beylikdüzü’ndeki merkezine gerçekleştirdiği hukuksuz baskını hayretle öğrendik. Bir ticari şirketin bir siyasi parti lideri ve milletvekilleri tarafından basılması, Türk Siyasi Tarihi’ne kara leke olarak geçmiştir. Madem ki CHP Genel Başkanı’nın böyle bir iddiası vardır o halde bu iddiasını ispat yükü sırtına yüklenmiştir. Tüm bu hukuka aykırı eylemler sebebiyle tarafımızca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacak ve hukuk mahkemelerinde tazminat davası açılacaktır.

Açıklamanın devamında ise şöyle denildi: 

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyetin müvekkilimiz SADAT Uluslar Arası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Beylikdüzü’ndeki merkezine gerçekleştirdiği hukuksuz baskını hayretle öğrendik. Bir ticari şirketin bir siyasi parti lideri ve milletvekilleri tarafından basılması, Türk Siyasi Tarihi’ne kara leke olarak geçmiştir. Müvekkilimiz adına hukuki girişimlerimizin yoğunlaştığı bir süreçte bu saldırının gerçekleşmesi manidardır. Bu saldırılar müvekkilimiz lehine açılan derdest dava ve soruşturmaları etkilemeyi amaçlamakta ve aynı zamanda müvekkil şirketi saldırıların hedefi haline getirmektedir. Bir ana muhalefet liderinin yargı üzerinde kamuoyu baskısı oluşturmayı hedefleyen bir saldırıyı gerçekleştirmesi hazin bir durumdur. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu tarafından müvekkil şirkete karşı açılmış tek bir dava bulunmamaktadır. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun müvekkil şirket yetkililerine yönelik gerçekleştirdiği herhangi bir suç duyurusu bulunmamaktadır. Ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi tarafından, genel başkanlarının iddialarını destekler herhangi bir delil kamuoyu ile paylaşılamamıştır. Madem ki CHP Genel Başkanı’nın böyle bir iddiası vardır o halde bu iddiasını ispat yükü sırtına yüklenmiştir.

Bugün bir kalabalık tarafından zorla girilmeye çalışılan yer bir mağaza ya da restoran değildir. Saldırıya maruz kalan müvekkil şirket merkezi, bir iş yeridir, bir çalışma ofisidir. Dolayısıyla bu saldırı TCK m.116/2 kapsamında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturmaktadır. Ayrıca müvekkil şirket iş yeri önünde yapılan basın açıklaması TCK m.216 kapsamında suç teşkil etmektedir. Tüm bu hukuka aykırı eylemler sebebiyle tarafımızca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacak ve hukuk mahkemelerinde tazminat davası açılacaktır.

Her ne kadar karalama kampanyalarına yönelik yargı nezdinde hukuki mücadele verilmekteyse de organize karalamalara Türkiye’nin en köklü partilerinden birinin genel başkanının şahsen dahil olmasından ötürü müvekkilimiz adına başlattığımız yargı süreçlerinin manipüle edilmesinden ve yargının baskı altına girmesinden duyduğumuz endişe sebebiyle bu basın açıklamasını yapma zorunluluğu duyduk.

"ŞİRKETİN OFİSİNE ZORLA GİRMEYE ÇALIŞTI, HEDEF GÖSTERDİ"

İleri demokrasilerde bir ana muhalefet liderinin ticari bir şirketin iş yerine zorla girmeye çalıştığı görülmez. Bu saldırı ne sebeple gerçekleştirildi anlamak mümkün değil lakin uluslararası hukuk otoriteleri tarafından şu şekilde yorumlanacaktır: Türkiye’de ana muhalefet partisi lideri kanunlara uygun olarak kurulmuş ve şeffaf bir şekilde denetlenen bir ticari şirketin ofisine zorla girmeye çalışmış ve hiçbir delile dayanmaksızın bu şirketi terörle yaftalayarak kamuoyu nezdinde hedef göstermiştir.

Ekleme Tarihi: 13 May 2022 15:35