Köşe Yazısı Güncelleme Tarihi: 1 Eyl 2026 13:50

Kitaplarda Yazmaz Ama Sevdiğinin Kitaplığını Bilmek...

Bir insanı tanımaya çalışırken çoğunlukla söylediklerine bakarız. Kendini nasıl anlattığına, sevgisini nasıl gösterdiğine, bize karşı ne kadar ilgili olduğuna…

hakan göksel psikolog antalya konyaaltı psikolog

KİTAPLARDA YAZMAZ AMA SEVDİĞİNİN KİTAPLIĞINI BİLMEK…

Bir insanı tanımaya çalışırken çoğunlukla söylediklerine bakarız. Kendini nasıl anlattığına, sevgisini nasıl gösterdiğine, bize karşı ne kadar ilgili olduğuna…

Oysa insan yalnızca söylediklerinden ibaret değildir. Zihnini neyle beslediği de kim olduğuna dair önemli izler taşır.

Bu yüzden sevdiğiniz insanın kitaplığına bakmak, sandığımızdan daha anlamlıdır.

Kitaplık yalnızca okunmuş ya da okunmayı bekleyen kitapların bulunduğu bir raf değildir. Bir insanın neye merak duyduğunu, hangi soruların peşinden gittiğini, kendisinden farklı hayatlarla ne kadar temas kurduğunu ve dünyayı hangi pencerelerden görmeye çalıştığını da anlatır.

Elbette çok kitap okumak iyi insan olmanın garantisi değildir. Büyük bir kitaplığa sahip olmak da kişiyi kendiliğinden vicdanlı, merhametli veya olgun yapmaz. Burada mesele kitapların sayısı değil; zihnin neyle beslendiğidir.

Çünkü bir ilişkiye başladığınızda yalnızca karşınızdakinin sevgisine muhatap olmazsınız.

Bir süre sonra onun öfkesine de muhatap olursunuz.

Hayal kırıklığına…

Kıskançlığına…

Vicdanına…

Merhametine…

Sorumluluk anlayışına…

Ve belki de en önemlisi, sizin kendisinden farklı olduğunuz anlarda size nasıl davranacağına.

İlişkinin gerçek niteliği de çoğu zaman burada ortaya çıkar.

Bir anlaşmazlık yaşadığınızda sizi dinleyecek mi, yoksa aşağılayacak mı?

Öfkelendiğinde kendisini yönetebilecek mi, yoksa öfkesini size yönelterek psikolojik ya da fiziksel şiddete mi dönüştürecek?

Kırıldığınızda acınızı anlamaya mı çalışacak, yoksa küçümseyecek mi?

Zor zamanlarda ilişkinin yükünü sizinle paylaşacak mı?

Bir şeyler bozulduğunda düzeltmek için emek verecek mi?

Hata yaptığında özür dilemekle yetinmeyip sorumluluk alabilecek mi?

Sizin sınırlarınızı, düşüncelerinizi ve ondan farklı oluşunuzu kendi varlığına yönelik bir tehdit olarak mı görecek; yoksa sizin de ayrı bir insan olduğunuzu kabul edebilecek mi?

Bunların hiçbirinin cevabı yalnızca bir kitaplığa bakılarak verilemez. Kitaplık bir kişilik testi değildir.

Fakat insanın zihnini yıllar boyunca neyle beslediği önemsiz de değildir. Çünkü okuduklarımız yalnızca bilgi dağarcığımıza eklenmez; insanı, acıyı, farklılığı, adaleti, sevgiyi ve kendimizi anlamlandırırken başvurduğumuz zihinsel dünyaya da katılır.

Bu nedenle sevdiğiniz insanı tanırken yalnızca size söylediği güzel sözlere değil, zihninde nelere yer açtığına da bakın.

Kitaplığı varsa kitaplarına bakın.

Yoksa rafların boşluğundan önce, zihnini neyle beslediğini merak edin.

Çünkü insanın gerçek yüzü yalnızca severken değil; öfkelenirken, incinirken, güç eline geçtiğinde ve karşısındaki kendisinden farklı düşündüğünde de görünür.

Zihnini neyle besliyorsa; sevgisinin, öfkesinin ve merhametinin biçimini de o belirler.

Psikolog Hakan Göksel

Ekleme Tarihi: 1 Eyl 2026 13:50