Köşe Yazısı

La Casa De Merkez Bankası

La Casa De Merkez Bankası

Son dönemde diziler içerisinde tüm dünyada olduğu gibi bizde de en çok takip edilenlerden biri muhtemelen La Casa De Papel dizisidir.

İzlemeyenler için konusu hakkında kısa bir özet geçeyim. Dünyanın dört bir yanından yetenekli suçlular Profesör lakaplı baş soyguncunun kusursuz planı ile İspanya Darphanesini ve ardından İspanya Merkez Bankası’nı soyar.

Profesör lakaplı yetenekli aklın Robin Hood kurgusu, duygusal sahneleri ile sürükleyici bir dizi ortaya çıkar. Bu köşeye konu olmasının arkasında ise başka bir neden var.

Son sezonda özellikle dikkatimi çeken bir dialog vardı.

İspanya Merkez Bankası’nın yüksek korumalı ve girilmesi imkansız olarak görülen kasasındaki altınlar önce eritiliyor ardından başka bir yere naklediliyor ve orada yeniden kalıplara dökülüyordu.

Tüm bunlar olup biterken İspanya Merkez Bankası’ndaki soygunu ve rehini krizini çözmekle görevli Albay içeriye operasyon başlatıyor. Soyguncuların başına silah dayıyor. Tüm soygun boyunca operasyonu dışarıdan yöneten Profesör gelip teslim olmak durumunda kalıyor.

Bu kez ciddi bir pazarlık başlıyor. Albaya sunulan teklif eğer soyguncuları bırakmaz ise altınların merkez bankası dışına çıkarıldığını dünya kamuoyu ile paylaşacaklarını söylüyor. Albayın asker olması nedeniyle tek istediği soyguncuları tutuklayıp kodese tıkmak. Şiddet odaklı akıldan fazlasını beklemek de mümkün değil.

Elbette bunu yapabilmek için altının yerini de öğrenmesi gerekiyor. İşkence ediyor. Soyguncuları bölüp konuşturmaya çalışıyor başaramıyor. Profesörün ciddiyetini anlamayan Albay ilk şoku tüm dünyaya yayılan soyguncuların “Tonlarca altın nasıl eritilir ve 18 km uzağa banka dışına nasıl taşınır” konulu videosu ile çıkmaza giriyor.

Tüm soyguncuları tutukladığını düşünen Albay durumu önemsemese de İspanya Merkez Bankası Başkanı Albayı uyarıyor. “Avrupa Merkez Bankası yardımı kesti. Kriz yönetme şeklimizden büyük şüpheleri var. Batmamıza müsaade edecekler. Borsa 3 saatte yüzde 14 düştü. Saat 9’da piyasaların açılma vaktinde olacaklar karşısında şaka gibi kalır. Soyguncuların bu videosu altınların İspanya Merkez Bankası dışına çıkarıldığının altın kanıtı. Bugünkü Hazine ihalesinde milyarlarca avro kaybedeceğiz. Haftalarca böyle olacak ta ki hiçbir fon bulamayana dek. O gün gelince de ülke iflasını ilan edecek.” İspanya donanmasının denizde altını aradığı ortaya çıktığında İspanya Merkez Bankası Başkanı “Söylediklerimi şimdi 10’la çarpın albay” diyor.

Dizide geçmişe gidilerek (Flash Back) Profesör bu kurguyu tamamen kendisinin hazırladığını anlatırken “İspanya Merkez Bankası dışına altın çıkarıldığı anlaşıldığında yatırımcılar ellerindeki hisse senetlerini ve borç senetlerini satacak ve bu borsayı çökertecek ve daha da önemlisi ülkenin risk primi 800 puanın üzerine çıkacak. İspanya piyasalardan para bulamayacak, ödeme aczine düşecek ve iflas edecek. Bu da hükümetin üzerine baskı yükleyecek ve durdurabilen tek kişi bizler olacağız. Bunu da altını geri vererek yapacağız” diyor.

Pekiyi altını geri veriyorlar mı?

Devamını burada anlatmayacağım. Merak edenler diziyi Beşinci sezon 10. Bölümde izleyebilir, biz burada duralım.

Konumuza dönelim.

Profesörün bahsettiği ve İspanya Merkez Bankası Başkanının dikkat çektiği konu CDS puanı. Yani bir ülkenin borçlanırken itibarını gösteren kredi puanı.

CDS, Credit Default Swap teriminin kısaltması. CDS risk primi borç alacak ilişkisinde borcun ödenmeme riskini hesaplamak için kullanılan bir finansal oran.

İki ülke arasında yapılacak olan anlaşmalarda borcun ödenmeme riskine karşı alacaklı tarafın sigortalama bedeli olarak borca yansır. CDS primi yüksek olan ülkelerde kredi maliyeti de yüksek olur. CDS primi hesaplanırken her 100 puan yüzde 1 kredi maliyeti olarak yansır. CDS primi hesaplanırken ülkenin sadece bugünkü ekonomik durumu değil aynı zamanda geçmiş dönem uygulamalar, gelecek dönem varsayımları da değerlendirilir. Dış piyasalarda tahvil ve bono alım ve satım işlemlerinde de CDS primi kullanılır.

Temel amaç ülkenin alacağını tahsil edememe riskine karşı önlem almasıdır.

Ülke ekonomisine ait göstergeler, ülkenin yürüttüğü para politikaları ve ulusal ve uluslararası siyasi gelişmeler o ülkenin CDS primini etkiler. CDS primi 300 puan üzerindeki ülkeler aşırı kırılgan ekonomiler olarak kabul ediliyor. Aşırı kırılgan ekonomilerin borçlanma maliyetlerinin yüksek olması yüksek enflasyon, yüksek dış açık, zayıf büyüme, sıcak paraya olan yüksek bağımlılık gibi sonuçlara neden olabiliyor.

Dizideki kurguda soyguncular tarafından işgal edilmiş, altın stokları eritilerek banka dışına çıkarılmış, borsası çökmüş, Avrupa Merkez Bankası’nın kaynak aktarımını kestiği, batmasına müsaade edilen İspanya’nın Kredi Risk Puanı 800 civarında öngörülüyor. Yani tüm bu ekonomi kıyameti için CDS puanı 800 veya üzeri olarak görülüyor.

Türkiye’nin CDS Primi 1 Haziran 2022 itibarıyla 713,57 olarak belirlendi. Türkiye’nin CDS primi 2018 yılının ortalarına kadar 300 puanın altında seyrediyordu. Nisan 2018’den bu yana 300 puanın üzerinde devam ediyor. Yani aşırı kırılganlıkta kötü durumu 2’ye çoktan katladık.

Diziden yola çıkılır mı demeyin. Arkasında hayal ürünü de olsa gerçekçi bir akıl var.

Türkiye’nin de iflas seviyesine gelmesine neredeyse ramak kaldı. Hazine boşaldı, Merkez Bankası’ndaki altınların durumu bile sorgulandı. (128 milyar sorusu) Bugün kuru tutamaz haldeyiz.

Dizideki ekonomi kıyameti ile tek farkımız kredi bulabiliyoruz fakat çok yüksek faizle o da yatırımcı için ballı kazanç kapısı. Bir de borsa kör topal yoluna devam ediyor. (Yakın zamanda yüzde 10’a varan düşüşleri de gördük.)

Bir dizinin aşırı abartılmış hayali kurgusunu biz ülke olarak neredeyse yüzde 100 gerçekleşmiş olarak yaşıyoruz.

Maalesef burası Türkiye krizler ülkesi…

Hakan GÖKSEL 
[email protected]