Motosiklet Güncelleme Tarihi: 7 Kas 2016 21:25

Motosiklet kazası yapanlar, sonrasında ne yapmalı?

Motorla trafik kazası yaptınız, peki hemen kaza sonrasında neler yapılmalı neleri asla unutmamalı..

Motosiklet kazası yapanlar, sonrasında ne yapmalı?
TraTrafik kazası geçirdiğimizde çok taraflı bir savaşın ortasında buluveririz kendimizi; bir tarafta biz, diğer tarafta araç sahibi, sürücü, onların sigorta şirketi, kasko şirketi, Sosyal Sigortalar Kurumu ve sanki az derdimiz varmış gibi kendi sigorta şirketimiz.

Trafikte elbette her türden araç sürekli kazalara karışmaktadır. Ancak sadece motosiklet sürücüleri kaza yaptıklarında sadece maddi hasar var ise kendilerini şükür ederken bulmakta çünkü motosikletin birden fazla aracın bulunduğu kazalarda yer alması sonucu sürücü büyük ihtimalle ciddi şekilde yaralanmakta ve hatta hayatını kaybetmektedir.

Tüm bu riskler yetmezmiş gibi bir de motosiklet sürücüsü ölmez sağ kalırsa, bir yandan cezai sorumluluğunu bertaraf etmeye çalışmakta, diğer yandan hukuken tazmin edilecek haklarına kavuşmak için ciddi bir savaşa girmektedir.

Yaralamalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazalarında Oluşan Zararlarda Haklarımızı Ne Kadar Biliyoruz?

Şimdi gelelim kaza anına, savaş alanımızı ve tarafları daha iyi tanımaya…

1-Kaza Tespit Tutanağı

Trafik kazası sonucu biz yerde yatarken polis memurları tarafından otomobil sürücüsünün tek taraflı anlatımı sonucunda yaralamalı trafik kazası tutanağı doldurulur. Bu esnada “tamamen memurların iş yükünden kaynaklı olarak” kaza yeri yeteri kadar incelenmez ve genellikle diğer araç sürücüsünün direktifler doğrultusunda ve polis memurlarının “motor tehlikeli şey abi! Zaten deli gibi kullanıyorlar…”, nidaları altında tutanak tutulur. Biz yerde ambulansın gelmesini beklerken tüm kusurun bizde olduğu, neredeyse bizim bile “Yahu ben ne pis bir insanmışım?” diyeceğimiz kaza tutanağı ile ilk yenilgiye uğrarız.

Bizsiz tutulan tutanakta; motosikletin çok hızlı geliyor oluşu, sinyal vermediği iddiası, diğer zavallı sürücünün önüne atladığı, farlarının kapalı olduğu gibi (yaşanmış örnektir) tespitler ile her trafik kuralına nizami uyan diğer sürücümüz karşısında ne kadar da haksız olduğumuz hukuken tespit edilmiş olur. Şaka gibi geliyor belki ama bu durum gerçekten de genellikle bu şekilde yaşanır.

Eğer tutanağa itiraz etme hakkımızı biliyor isek, bu hakkımızı kullanıp kamera kayıtları gibi ciddi deliller ile işin iç yüzünü ortaya hızlıca çıkarma şansımız olur. Daha düne kadar “Ülkenin En İyi Sürücüsü” ödülünü alacak karşı tarafın bizi biçip geçtiğini anlımızın teri ile ispatlıyoruz. Tebrikler, ilk hendek atlatıldı, kaza tespit tutanağı değişiyor ve diğer sürücünün uzun uğraşlarımız sonucu hatalı olduğu tespit ediliyor. Bu önemli bir gelişme.

2-Tanık

Bazen haklarımızı aramak için hukuk ya da ceza yargı yollarına başvurmamız gerekiyor, böyle durumlarda şayet elimizde olay anını son derece açık biçimde kayda alan bir kamera kaydı yok ise o zaman en kıymetlimiz olayı gören tanıklar oluyor. Biliyorum canınızın derdiyle uğraşırken etrafta olaya şahitlik eden kimselerin iletişim adreslerini almak pek aklınıza gelmiyor, ama gelsin! İsim, telefon yeter. Gerekirse akan kanınızla kolunuza yazın, ama muhakkak yazın. 

3-Diğer Delillerin Toplanması

Eğer kendi elinizde kamera kaydınız yok ise, işiniz çevre kameralara ya da MOBESE’ye kaldı ise bu delillerin hızlıca toplanması son derece önemli başka bir konu. Olay yerini gören kameralardaki görüntüleri rica minnet toplama ihtimaliniz var ancak MOBESE çetin cevizdir bunu unutmayın. Mahkeme kararı ya da soruşturma aşamasında savcı talebi gerektirir, bu talepler eğer siz gerekli müdahalede bulunmazsanız muhtemelen süreçte çoktan silinmiş olacağından eliniz boş dönebilir ve yalancı tanıkların yeminleri altında haklı iken haksız duruma düşebilirsiniz… Kolunuzdaki o çizikler daha iyileşmeden kayıtları toplamış olmalısınız.

4- Olay yerindeki deliller-Kusurlar

Yine kaza anında yolda ya da çevrede oluşan kırılmalar, bozulmalar da kaza hakkında önemli ipuçlarını verir, bunların aslen tutanak tutulurken tespiti esastır ama siz temkinli bir mağdur olarak muhakkak kendi delillerinizi toplamalısınız.  Sadece 1 ayda onlarca kaza meydana geldi; hatta üzülerek söylüyorum ki bir motosiklet sürücüsünün bacağı koptu… Bu kazaların sebebi kuşkusuz yoldaki yanlış işlem fakat sorumlulardan maddi manevi zararlar acaba giderilebildi mi? Hiç sanmıyorum çünkü çoğu zaman insanlar kime hangi kuruma dava açılacağını dahi bilmiyor.

Seçenekler olayın oluşuna göre çeşitlenebilir, farklılık arz edebilir. En iyisi Bileği Bükmek kitabı yanında mutlaka polisiye kitapları da okumayı ihmal etmeyin.

Kaza Sonrası Oluşan Zararlar Nelerdir?

Kaza sonrası en iyi ihtimalle 2 hafta okula, işe, hayata devam edemedik, motorumuz hasar aldı, kaskımız, montumuz, pantolonumuz kullanılamaz bir hal aldı; peki oluşan zararımızı kimden alacağız?

Sigorta…

Savaşın diğer cephesine geçiveriyoruz. Sosyal Sigortalar Kurumu, hatalı sürücünün sigorta firması ve varsa kasko firmasıyla savaşmaya başlıyoruz. Motorumuz sigorta şirketinin anlaşmalı servislerine çekiliyor ve orada tetkikler başlıyor. Şayet maddi bir zarar tespit edilir ise varsa bunu kimin sigorta şirketinden, hangi süreler içerisinde ve hangi evrakla başvuracağımız sorunları ortaya çıkıyor. Tabi sigorta şirketlerinin canhıraş pazarlık aşamaları da ayrıca asabımızı bozuyor.

Kazalı Motor

Kaza sonucu hatasız olmamıza rağmen, motorumuza hasar kaydı işledi. Kazalı motosiklet satanlar varsa aramızda kaza kaydı olan motosiklet satışında çıkan sıkıntıları, değerinin çok altına alıcı bulmanın bile şükür sebebi olduğunu iyi bilir. Ama pek bilinmeyen bir husus vardır; motosikletin değer kaybı da sigorta kapsamındadır ve doğru başvuruları doğru zamanlarda yaparsanız zararınız tamamen karşılanabilir.

Yine bedensel zararlarımız, manevi zararlarımız, devlete yapılacak tazminat başvuruları, hatalı sürücünün hak ettiği cezai sorumluluk gibi ayrı ayrı birçok savaş alanımız olduğunu da unutmamak gerekir. Burada bazen karşımızda sadece hatalı sürücü bazen de sürücünün sigorta şirketi ve kasko şirketi oluyor. Doğru seçilmiş tarafa doğru davayı yöneltmek, hem bizim bu kötü tecrübeden en az zararla çıkmamızı sağlıyor hem de hatalı sürücüye insan hayatının hiç de ucuz bir şey olmadığı dersini veriyor. Kim bilir belki de sürücünün başka motosiklet kullanıcılarına vereceği zararları bile önlemiş oluyoruz.

Sonuç olarak hepimizin severek kullandığı, delicesine tutkun olduğu motosiklet bazen kaza sonucu hayatımızı karartabiliyor, hatamız olsa da olmasa da…

En kısa zamanda motosikletimizi hangi coğrafyada, nasıl ruh haline sahip sürücüler ile birlikte kullandığımızı hiç unutmadan yapacağınız güzel ve güvenli sürüş dolu günlere…
Av. Hüseyin ÖZCAN

(motoetkinlik.com)

Ekleme Tarihi: 7 Kas 2016 21:25