28 Şubat 2026 Cumartesi saat 15:36’da yayımlanan verilere göre, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığını duyurduğu saldırılar enerji piyasalarında sert fiyatlamaya yol açtı. Küresel borsalar hafta sonu nedeniyle kapalı olsa da petrol kontratlarında yukarı yönlü hareket hızlandı. Brent petrol fiyatı yaklaşık yüzde 3 artışla 73,12 dolar seviyesine çıktı. ⛽
Bu seviye, Haziran 2025’ten bu yana görülen en yüksek fiyat olarak kaydedildi. Aynı dönemde WTI (Batı Teksas türü ham petrol) fiyatı da yüzde 2,7 yükselerek 67,22 dolar seviyesine ulaştı. Enerji arz güvenliğine ilişkin endişeler, fiyatları yukarı taşıyan temel unsur olarak gösteriliyor.
🔥 Arz Güvenliği Korkusu
Tahran başta olmak üzere İran’ın stratejik noktalarının hedef alındığına ilişkin açıklamalar ve İran’ın misilleme iddiaları, enerji koridorlarında risk algısını artırdı. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol akışının sekteye uğrayabileceği ihtimali, piyasalarda “arz daralması” beklentisini güçlendirdi.
Uzmanlar, hafta sonu oluşan fiyatlamanın ilk refleks olabileceğini, asıl yönün küresel piyasaların açılmasıyla netleşeceğini belirtiyor. Enerji fiyatlarındaki artışın akaryakıt ve lojistik maliyetlerine yansıması halinde, enflasyon baskısının yeniden gündeme gelebileceği ifade ediliyor. 📈
📊 Yüzde 10 Artış ve 150 Dolar Senaryosu
Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, saldırıların kapsamına bağlı olarak petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10’luk bir sıçrama yaşanabileceğini söyledi. En olumsuz senaryoya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda petrol fiyatları varil başına 150 dolar seviyesine çıkabilir. Küresel büyüme yaklaşık yüzde 1,5 baskı altında kalabilir, altın fiyatları 6.500 doların üzerine yükselebilir ve ABD enflasyonu yeniden yüzde 4,5 seviyesine yaklaşabilir.”
Bu projeksiyonlar olası senaryolara dayanıyor; askeri gelişmelerin seyri ve diplomatik girişimler belirleyici olacak.
🌍 Enerji Bağımlısı Ülkeler Riskte
Uzun süreli bir çatışma halinde en büyük etkinin gelişmekte olan ekonomilerde hissedilebileceği belirtiliyor. Enerji bağımlılığı yüzde 80–95 bandında olan ülkelerde petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan gıda enflasyonunu tetikleyebileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre bu tablo, “yaşam maliyeti krizi” riskini büyütebilir. Ancak fiyatların kalıcı olup olmayacağı, bölgedeki askeri hareketliliğin süresi ve kapsamına bağlı olacak. Kritik soru şu: Petrol fiyatlarındaki bu sıçrama geçici bir jeopolitik tepki mi, yoksa daha derin bir enerji krizinin başlangıcı mı?

