Profesör Vicdan: Ayten Erdoğan’a tahliye kararı
SGK’yı 112 milyon TL zarara uğrattığı iddiasıyla tutuklanan Prof. Dr. Ayten Erdoğan, ilk duruşmada serbest bırakıldı.
“Prof. Vicdan” Ayten Erdoğan’a tahliye kararı
SGK’yı 112 milyon TL zarara uğrattığı iddiasıyla tutuklanan Prof. Dr. Ayten Erdoğan, ilk duruşmada serbest bırakıldı.
“Prof. Vicdan” olarak tanınan Prof. Dr. Ayten Erdoğan hakkında Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada tahliye kararı verildi. Aynı dosyada tutuklu bulunan 3 sanık da serbest bırakıldı. ⚖️
Erdoğan, ödeme güçlüğü çeken hastalara ücretsiz sağlık hizmeti sunması nedeniyle uzun süredir kamuoyunda “Prof. Vicdan” lakabıyla biliniyordu. Mahkeme, ilaç yazımı ve SGK işlemleri gerekçesiyle başlatılan soruşturmada tutuklamaya devam edilmesini gerektirecek koşulların oluşmadığına hükmetti. 🩺
🔍 Dosyanın arka planı
21 Kasım 2025’te gözaltına alınan Ayten Erdoğan hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Balıklı Rum Hastanesi’nde görev yaptığı 2017–2021 yılları arasında hastaneye hiç gelmeyen kişilere muayene yapılmış gibi gösterilip reçete yazıldığı ve bu yolla SGK’nın zarara uğratıldığı iddiasını açıklamıştı. 📄
Savcılık açıklamasında kamu zararının 112 milyon TL olduğu öne sürülmüş, bu iddia bazı basın organlarında Erdoğan’ın fotoğrafıyla birlikte manşetlere taşınmıştı. 🗞️
💥 112 milyon değil, 112 bin
Daha sonra ortaya çıkan SGK raporu, iddia edilen zararın 112 milyon değil 112 bin TL olduğunu gösterdi. Üstelik Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın bu tutarı 2023 yılında faiziyle birlikte ödediği de resmi kayıtlara girdi. 💰
⚖️ Yargı süreci devam ediyor
Mahkeme tahliye kararı verse de dosya kapanmış değil. Prof. Dr. Ayten Erdoğan ve diğer sanıkların yargılanmasına tutuksuz devam edilecek. Kamuoyunda büyük tartışma yaratan dosya, hem yargı hataları hem de medya linci tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda. 🔥
| Başlık | Açıklanan Rakam |
|---|---|
| Savcılık iddiası | 112 milyon TL |
| SGK’nın tespit ettiği gerçek zarar | 112 bin TL |
| Ödeme durumu | 2023’te faiziyle ödendi |
Dosya, Türkiye’de yargı–medya–itibar üçgeninde yaşanan sorunların çarpıcı bir örneği olarak tartışılmaya devam ediyor. 🧠📢
