Dünya Güncelleme Tarihi: 19 Eki 2026 13:40

Rumların Türkiye'ye Açtığı Davada Beklenmedik Karar!

Kıbrıs'ta iki Rum vatandaşının Türkiye'den talep ettiği 71 bin 740 euroluk tazminat, Güney Kıbrıs Yüksek Mahkemesinden döndü.

rum kesimi, tazminat davası

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY), 19 Ekim 2026 tarihinde gündeme gelen mahkeme kararı, Türkiye aleyhine açılan mülkiyet davasında önemli bir gelişmeyi ortaya koydu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) taşınmazlarını kullanamadıklarını ileri süren iki Rum vatandaşının Türkiye'den tazminat alma girişimi sonuçsuz kaldı. GKRY Yüksek Mahkemesi, daha önce verilen tazminat kararını kaldıran İstinaf Mahkemesi hükmüne yönelik başvuruyu oy birliğiyle reddetti. Böylece toplam 71 bin 740 euroluk tazminatın Türkiye tarafından ödenmesini öngören ilk derece mahkemesi kararı yeniden yürürlüğe girmedi.

Karar, Kıbrıs'taki mülkiyet uyuşmazlıklarının uluslararası hukuk açısından taşıdığı önemi yeniden gündeme getirdi. Davanın merkezinde, Girne'de bulunan taşınmazlar üzerindeki mülkiyet ve kullanım haklarına ilişkin iddialar yer alıyor. Ancak son karar, taşınmazların kime ait olduğuna ilişkin esaslı bir mülkiyet incelemesinden çok devletlerin yargı bağışıklığına dayanıyor.

⚖️ TÜRKİYE ALEYHİNE 71 BİN 740 EUROLUK TAZMİNAT KARARI VERİLMİŞTİ

Hukuki süreç, iki Rum vatandaşının KKTC sınırları içerisindeki Girne'de bulunan gayrimenkullerini kullanamadıkları gerekçesiyle başlatıldı. Davacılar, taşınmazlarından yararlanamadıklarını belirterek Türkiye aleyhine tazminat talebinde bulundu. Başvuruyu değerlendiren ilk derece mahkemesi, davacıların lehine parasal tazminata hükmetti.

Mahkemenin ilk kararında birinci davacıya 33 bin 440 euro, ikinci davacıya ise 38 bin 300 euro ödenmesi kararlaştırıldı. Böylece Türkiye aleyhine toplam 71 bin 740 euroluk tazminat yükümlülüğü öngörüldü. Ancak Türkiye'nin davaya katılmadığı yargılamada verilen bu karar, sonraki aşamada hukuki itirazlara konu oldu.

Davacılar, parasal tazminatın yanı sıra mülkiyet haklarının tespit edilmesini de talep etti. Ayrıca Kıbrıs'ın kuzeyindeki idari yapıların hukuki statüsüne ilişkin talepler ileri sürdü. İlk derece mahkemesi bu taleplerin tamamını kabul etmedi.

🚨 31 EKİM 2024'TE DAVANIN SEYRİ DEĞİŞTİ

Davanın dönüm noktası, 31 Ekim 2024 tarihinde GKRY İstinaf Mahkemesinin verdiği kararla yaşandı. İstinaf Mahkemesi, Türkiye'nin egemen bir devlet olarak başka bir devletin yerel mahkemelerinde yargılanmasına ilişkin hukuki sınırları değerlendirdi. İncelemede uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olan devletin yargı bağışıklığı belirleyici oldu.

Mahkeme, Türkiye'nin GKRY mahkemelerinde bu dava kapsamında yargılanamayacağı sonucuna ulaştı. Böylece ilk derece mahkemesinin davacılar lehine verdiği tazminat kararı ortadan kaldırıldı. Bu gelişme, davanın parasal tazminat boyutunu doğrudan etkiledi.

Yargı bağışıklığı ilkesi, bir devletin belirli koşullarda başka bir devletin mahkemelerinin yargı yetkisinden korunmasını ifade ediyor. Ancak bu korumanın kapsamı, uyuşmazlığın niteliğine ve uygulanabilir hukuk kurallarına göre değişebiliyor. Dolayısıyla karar, Kıbrıs'taki bütün mülkiyet taleplerinin hukuken geçersiz olduğu anlamına gelmiyor.

🏛️ RUM DAVACILAR YÜKSEK MAHKEMEYE BAŞVURDU

İstinaf Mahkemesinin kararı üzerine iki Rum vatandaşı, hukuki mücadeleyi GKRY Yüksek Mahkemesine taşıdı. Başvurularında devlet bağışıklığına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürdüler. Ayrıca anayasal haklarının ve adil yargılanma güvencelerinin ihlal edildiğini savundular.

Davacılar, üst mahkemeden yedi ayrı hukuki meselenin incelenmesini talep etti. Başvurunun temel amacı, İstinaf Mahkemesinin Türkiye lehine verdiği kararın yeniden değerlendirilmesini sağlamaktı. Ancak Yüksek Mahkeme, dosyayı inceleyerek başvurunun gerekli yasal şartları karşılamadığına hükmetti.

Yüksek Mahkeme, başvuru yolunun her istinaf kararını yeniden tartışmaya açmak amacıyla kullanılamayacağını değerlendirdi. Davacıların ileri sürdüğü gerekçelerin, üst düzey incelemeyi gerektiren somut hukuki meseleler ortaya koymadığı sonucuna vardı. Böylece başvuru oy birliğiyle reddedildi.

📌 MAHKEME KARARLARINDA NE DEĞİŞTİ?

Uzun süren davanın aşamaları, Türkiye aleyhine verilen ilk kararın hangi gerekçeyle ortadan kaldırıldığını gösteriyor.

Yargılama aşaması Karar ve sonuç
İlk derece mahkemesi İki davacı lehine toplam 71.740 euro tazminat
31 Ekim 2024 – İstinaf Devlet bağışıklığı gerekçesiyle tazminat kararı kaldırıldı
Yüksek Mahkeme İstinaf kararına yönelik başvuru oy birliğiyle reddedildi
Son hukuki durum İlk derece mahkemesinin tazminat hükmü yeniden yürürlüğe girmedi

Son kararın önemli yönü, Türkiye aleyhine verilen tazminat hükmünün geçerlilik kazanmamış olması. Ancak mahkemenin değerlendirmesi, taşınmazların mülkiyetine ilişkin bütün ihtilafların esastan çözüldüğü anlamına gelmiyor. Hukuki sonuç, somut davanın konusu ve ilgili mahkemelerin yetki değerlendirmesiyle sınırlı bulunuyor.

🌍 KARAR KIBRIS'TAKİ MÜLKİYET DAVALARINI ETKİLER Mİ?

Kıbrıs'taki taşınmaz uyuşmazlıkları, adanın siyasi ve hukuki statüsü nedeniyle uzun yıllardır farklı yargı mercilerinin gündeminde bulunuyor. Özellikle 1974 sonrasında mülkiyetlerinden yararlanamadıklarını ileri süren kişilerin başvuruları, uluslararası hukuk tartışmalarında önemli yer tutuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin geçmişte verdiği kararlar da bu tartışmaların hukuki çerçevesini etkiliyor.

KKTC'de faaliyet gösteren Taşınmaz Mal Komisyonu, mülkiyet uyuşmazlıkları bakımından ayrı bir başvuru mekanizması oluşturuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, geçmişte bu mekanizmanın belirli koşullarda tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak değerlendirilebileceğine hükmetmişti. Bununla birlikte her başvurunun koşulları ve hukuki sonuçları kendi özellikleri içerisinde inceleniyor.

GKRY Yüksek Mahkemesinin son kararı, özellikle devlet bağışıklığı tartışmaları açısından dikkat çekiyor. Ancak kararın başka ülkelerdeki mahkemeleri otomatik olarak bağlayacağı veya bütün benzer davaları sona erdireceği söylenemez. Farklı yargı mercileri, önlerine gelen uyuşmazlıkları kendi yetki kuralları ve uygulanabilir hukuk çerçevesinde değerlendiriyor.

🔎 TÜRKİYE AÇISINDAN KARARIN ANLAMI NE?

Türkiye açısından kararın doğrudan sonucu, söz konusu iki davacı lehine verilen 71 bin 740 euroluk tazminat hükmünün yeniden geçerlilik kazanmaması oldu. Mahkemenin devlet bağışıklığına ilişkin yaklaşımı, bu davada Türkiye aleyhine yürütülen yargılamanın sınırlarını belirledi. Böylece uyuşmazlığın bu yargı yolu üzerinden sürdürülmesi yönündeki başvuru sonuçsuz kaldı.

Karar, Kıbrıs meselesindeki siyasi anlaşmazlıkların çözüldüğü veya tarafların mülkiyet konusundaki bütün taleplerinden vazgeçtiği anlamına gelmiyor. GKRY ile Türkiye'nin Kıbrıs'ın statüsüne ilişkin görüş ayrılıkları devam ediyor. Dolayısıyla mahkemenin vardığı sonuç, daha geniş siyasi ve hukuki ihtilaflardan ayrı değerlendirilmek zorunda.

19 Ekim 2026 itibarıyla gündeme gelen gelişme, iki Rum vatandaşının Türkiye'den tazminat alma girişiminde önemli bir hukuki aşamanın tamamlandığını gösteriyor. Bundan sonraki süreçte kararın diğer mülkiyet uyuşmazlıklarında nasıl yorumlanacağı ve benzer başvurulara etkisi izlenecek. Özellikle devlet bağışıklığına ilişkin gerekçenin başka dosyalarda nasıl ele alınacağı, hukuki tartışmaların odağında kalabilir.

Kaynak: Sözcü, 19 Ekim 2026; GKRY mahkemelerine ilişkin aktarılan karar bilgileri.

Ekleme Tarihi: 19 Eki 2026 13:40