Şapinuva’da 3 bin 400 yıllık sır: Kurban izleri bulundu
Şapinuva’daki “L” biçimli odalarda bulunan hayvan kalıntıları, Hititlerin binlerce yıllık kurban ritüellerine ışık tutuyor.
🏺 ÇORUM, 23 Ağustos 2026 — Hititlerin önemli merkezlerinden Şapinuva Antik Kenti’nde yürütülen kazılar, yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesine uzanan yeni bulguları ortaya çıkardı. Ortaköy ilçesindeki kazılarda, MÖ 1380’li yıllarda inşa edildiği değerlendirilen anıtsal yapının “L” biçimindeki odalarında hayvan kalıntıları bulundu. Kazı Başkanı ve Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Önder İpek, bulguların Hititlerin yapıların farklı evrelerinde gerçekleştirdiği kurban ritüelleriyle bağlantılı olabileceğini belirtti.
Arkeologların üzerinde çalıştığı yapı ilk olarak 2024 yılında jeofizik yöntemlerle yer altında tespit edildi. Sonraki kazılarda binanın dış duvarları büyük ölçüde açığa çıkarılırken, çalışmalar artık iç bölümlerde yoğunlaştı. Yapının tapınak, kamu binası veya idari merkez olarak mı kullanıldığı ise henüz kesinleşmedi.
🐐 “L” biçimli odalardan sıra dışı kalıntılar çıktı
Kazı ekibinin dikkatini özellikle yapının “L” şeklindeki odaları çekti. 2025 yılındaki çalışmalarda bu odalardan birinde başı bulunmayan kuzu veya keçi yavrusuna ait olduğu değerlendirilen iskelet ortaya çıkarıldı. Kalıntının gelişigüzel bir noktada değil, taş döşeme üzerinde bulunması arkeologların dikkatini çekti.
2026 kazılarında ise başka bir “L” biçimli odada bu kez bir sığır kafatası bulundu. Sığır kafatasının da taş döşeme üzerine yerleştirilmiş olması, iki buluntu arasında olası bir ritüel bağlantı bulunduğu ihtimalini güçlendirdi. Ancak kalıntıların anlamına ilişkin bilimsel çalışmalar devam ediyor.
Önder İpek, Hititlerden kalan yazılı belgelerde yapıların tadilat süreçlerinde kurban uygulamalarına ilişkin bilgiler bulunduğunu aktardı. Arkeolojik buluntuların yazılı kaynaklarla birlikte değerlendirilmesi, Şapinuva’daki yapının kullanım evrelerinin anlaşılması açısından önem taşıyor.
“Burada kurban kesildiğini düşünüyoruz.”
İpek’in değerlendirmesine göre hayvan gövdesi ve kafatası, binanın farklı kullanım veya yenileme evrelerinde gerçekleştirilen uygulamalarla ilişkili olabilir. Bununla birlikte araştırmacılar yapının kesin fonksiyonunu belirlemek için iç mekân kazılarının tamamlanmasını bekliyor.
👑 Şapinuva bir dönem Hititlere başkentlik yaptı
Şapinuva’nın önemi yalnızca yeni bulunan yapıyla sınırlı değil. Bölgede 1990 yılında başlayan kazı çalışmaları 36 yıldır devam ediyor. Kazılardan elde edilen bulgular, Hitit Kralı II. Tuthaliya’nın eşiyle birlikte Şapinuva’ya geldiğini ve kentin bir dönem Hitit yönetiminin önemli merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor.
Hitit İmparatorluğu’nun Hattuşa’dan sonraki en önemli kentlerinden biri kabul edilen Şapinuva, siyasi ve dini işlevleriyle öne çıkıyor. Kentin farklı noktalarında ortaya çıkarılan yapılar, Hitit devletinin yönetim biçimi kadar inanç dünyasına ilişkin de önemli veriler sağlıyor.
Yeni ortaya çıkarılan anıtsal yapının hangi amaçla kullanıldığı belirlendiğinde, Şapinuva’nın siyasi ve dini organizasyonundaki yeri daha açık biçimde anlaşılabilir. Özellikle kurban ritüeli ihtimalinin doğrulanması, yapının dini işlev taşıdığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirebilir.
📜 4 bin tablet Hititlerin dünyasını anlatıyor
Şapinuva kazılarının en önemli sonuçlarından biri bugüne kadar ortaya çıkarılan yaklaşık 4 bin tablet oldu. Bu yazılı belgeler, yaklaşık 3 bin 500 yıl önceki devlet yönetiminden günlük yaşama kadar geniş bir alanda araştırmacılara bilgi sağlıyor.
Tabletlerdeki bilgiler ile kazılarda bulunan fiziksel kalıntıların karşılaştırılması, Hitit dünyasının yalnızca mimari üzerinden değil günlük uygulamalar üzerinden de yeniden okunmasını mümkün kılıyor. “L” şeklindeki odalarda ortaya çıkarılan hayvan kalıntılarının önemi de burada ortaya çıkıyor.
Yazılı metinlerde anlatılan bir ritüelin arkeolojik karşılığının bulunması ihtimali, araştırmacılara Hitit inançlarının uygulamadaki biçimini inceleme fırsatı veriyor. Bu nedenle kalıntıların tarihlendirilmesi, konumu ve yapının diğer bölümleriyle ilişkisi ayrıntılı olarak araştırılıyor.
🔎 Anıtsal yapının gizemi henüz tamamen çözülmedi
Kazılar yalnızca arkeologlardan oluşan bir ekip tarafından yürütülmüyor. Filologlar, restorasyon uzmanları, jeologlar, arkeobotanik ve zooarkeoloji uzmanları da buluntular üzerinde çalışıyor. Çok disiplinli araştırmayla hayvan kalıntılarının türü, dönemi ve ritüel kullanım ihtimalinin daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Şimdilik bilim insanlarının elinde güçlü ipuçları bulunmasına rağmen anıtsal yapının kesin işlevi belirlenmiş değil. Yeni odaların açılması ve kalıntıların laboratuvar incelemelerinin ilerlemesi, yapının tapınak mı yoksa başka bir kamusal yapı mı olduğu sorusuna yanıt verebilir.
Şapinuva’da çalışmalar ilerledikçe MÖ 14. yüzyıldaki Hitit dünyasının ritüellerine ilişkin yeni ayrıntıların ortaya çıkması bekleniyor. Yaklaşık 3 bin 400 yıl sonra aynı yapının odalarında bulunan kuzu, keçi ve sığır kalıntıları ise Anadolu’nun kadim inanç dünyasına açılan yeni bir pencere oluşturuyor.
