Türkiye-Ermenistan Kara Ticareti Başlıyor mu?
Doğrudan kara ticaretine izin verileceği iddiası, yüzde 10-15 maliyet avantajı ve 336 milyon dolarlık hacim tartışmasını gündeme taşıdı.
Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan kara ticaretinin önünü açabilecek yeni bir uzlaşma sağlandığı öne sürüldü. 🌍 İddiaya göre Gürcistan üzerinden transit geçen yüklerin artık “yeniden ihracat” sayılmaması konusunda mutabakata varıldı. Böylece malların ilk ihracat statüsünü koruyarak aracı şirketlere gerek kalmadan iki ülke arasında doğrudan ticaret yapılabilmesinin yolu açılabilir.
Sektör kaynaklarına dayandırılan değerlendirmelerde, mevcut uygulamada Türkiye’den Ermenistan’a gönderilen ürünlerin Gürcistan’da yeniden sınıflandırıldığı ve ikinci ihracat işlemi gerektirdiği belirtiliyor. Yeni modelin hayata geçmesi halinde özellikle Türk ihracatçıların maliyetlerinde %10 ila %15 arasında düşüş sağlanabileceği ifade ediliyor.
Ticaret hacmi ve başlıca kalemler 📊
Ermenistan İstatistik Komitesi verilerine göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında 336 milyon doların üzerine çıktı. Bu tutarın yaklaşık 335 milyon dolarlık kısmını Türkiye’nin ihracatı oluşturdu. İhracatta öne çıkan ürünler arasında makine, demir-çelik, sanayi malları ve tekstil yer aldı.
Uzmanlar, doğrudan kara ticaretinin başlaması halinde mevcut hacmin artabileceğini ve lojistik zincirin sadeleşmesiyle bölgesel ticaret akışının hızlanabileceğini belirtiyor. Ancak söz konusu değişikliğin resmen yürürlüğe girip girmediğine ilişkin net bir açıklama bulunmadığı görülüyor.
1993’ten beri kapalı sınır, 2022’de başlayan normalleşme ⚖️
Türkiye ile Ermenistan arasında resmi diplomatik ilişki bulunmazken kara sınırı 1993’ten bu yana kapalı durumda. İki ülke, sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması hedefiyle 2022’de normalleşme görüşmelerine başlamıştı.
Süreç kapsamında daha önce doğrudan hava kargo taşımacılığı başlatılmış, diplomatik ve hizmet pasaportlarına vize kolaylığı sağlanmış ve kara sınırının üçüncü ülke vatandaşlarına açılması yönünde prensip mutabakatı oluşmuştu. Son iddia edilen ticaret adımı ise bu normalleşme sürecinin ekonomik ayağını güçlendirebilecek yeni bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin, Güney Kafkasya’daki barış girişimleri ve bölgesel iş birliği arayışlarıyla bağlantılı olabileceği ifade edilirken; nihai uygulamanın kapsamı ve takvimi konusunda resmi açıklamaların belirleyici olması bekleniyor.
