Üniversitede okumak zorlaştı: Yüz binlerce kayıt donduruldu
Resmi verilere göre 2020-2025 döneminde 453 bini aşkın öğrenci öğrenimini dondurdu; ekonomik koşullar ve eğitim niteliği tartışılıyor.
Türkiye’de yükseköğretim alanında dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı. Resmi açıklamalara göre 2025 yılında 57 bin 437 öğrenci üniversite eğitimini dondurdu. 2020-2025 döneminin toplamında ise 453 bin 852 öğrencinin öğrenimini askıya aldığı bildirildi. Veriler, ekonomik koşullar ve eğitim sistemine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. 🎓
Ekonomik zorluklar ve eğitimden kopuş tartışması
Öğrencilerin kayıt dondurma nedenleri arasında artan kira, ulaşım ve temel yaşam giderleri öne çıkıyor. Son yıllarda yükselen maliyetlerin hem öğrenciler hem de aileler üzerinde ciddi baskı oluşturduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, yükseköğretime erişimin sürmesine rağmen eğitimde kalıcılığın giderek zorlaştığına dikkat çekiyor. 📉
CHP Milletvekili Bekir Başevirgen’in soru önergesine verilen resmi yanıtta, yüz binlerce öğrencinin öğrenimini dondurduğu bilgisi paylaşıldı. Başevirgen, ekonomik koşullar ile eğitimin niteliğine ilişkin sorunların gençleri üniversiteden uzaklaştırdığını savundu.
“Kira, ulaşım ve temel yaşam giderleri öğrenciler ve aileleri için karşılanamaz hale geldi. Son beş yılda öğrenimini donduran öğrenci sayısı 453 bin 852 oldu. Üniversite kazanmak yetmiyor, üniversitede kalabilmek artık lüks haline geldi.”
Yükseköğretimde nitelik ve erişim tartışması
Türkiye’de son yıllarda açılan üniversitelerle birlikte yükseköğretime erişimin arttığı, ancak eğitim niteliği ve sürdürülebilirlik konularının daha fazla tartışıldığı görülüyor. Ekonomik dalgalanmalarla birleşen bu süreç, öğrencilerin eğitim planlarını ertelemesine ya da tamamen bırakmasına yol açabiliyor. 📊
Eğitim politikaları açısından değerlendirildiğinde, kayıt dondurma verilerinin yalnızca ekonomik koşulları değil; barınma, burs olanakları ve akademik kalite gibi çok boyutlu faktörleri yansıttığı ifade ediliyor. Uzmanlar, yükseköğretimde kalıcılığı artıracak sosyal destek mekanizmalarının önemine dikkat çekiyor.
Resmi veriler, üniversiteye erişimin tek başına yeterli olmadığını; öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmesi için ekonomik ve yapısal koşulların belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde atılacak politika adımlarının, yükseköğretimde devamlılık oranlarını doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor.
