Zekeriya Öz Dosyasında Kritik Talep: Davalar Düşebilir
Yargıtay Başsavcılığı, Zekeriya Öz dahil üç firari eski savcı hakkındaki bazı suçlamalarda 8 yıllık zamanaşımı gerekçesiyle düşme istedi.
⚖️ ANKARA, 13 EYLÜL 2026 — Firari eski savcılar Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç’in yargılandığı dosyalarda dikkat çeken bir hukuki gelişme yaşandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, üç isim hakkındaki bazı suçlamalar yönünden 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu değerlendirmesiyle kamu davalarının düşürülmesini talep etti. Talep henüz mahkeme kararı niteliğinde değil; nihai değerlendirmeyi yargı makamı yapacak.
Gelişme, kamuoyunda özellikle Zekeriya Öz’ün firari olması nedeniyle yeni bir tartışmanın önünü açtı. Cumhuriyet’in haberi konuyu “FETÖ’cülere af mı?” sorusuyla gündeme taşırken, hukuken söz konusu işlemin af değil, zamanaşımı nedeniyle düşme talebi olduğu önem taşıyor. Bu nedenle Başsavcılığın mütalaasını genel veya özel af olarak nitelendirmek mevcut bilgilerle hukuken doğru değil.
🔴 BAŞSAVCILIK 8 YILLIK SÜREYİ İŞARET ETTİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasında Mehmet Yüzgeç hakkında, eski Adalet Bakanı Mehmet Seyfi Oktay’a ait dinleme kayıtlarının medyaya sızdırılmasıyla ilgili etkili soruşturma yürütmediği suçlaması değerlendirildi. Başsavcılık, bu suçlama bakımından 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu görüşünü bildirdi.
Cihan Kansız hakkındaki suçlama ise 2009 yılında Maltepe Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Naci Şerifi Zindaşti ile Metin Topuz arasındaki gizli görüşmeye ilişkin. Kansız’ın söz konusu görüşmenin tutanaklara geçirilmemesi yönünde talimat verdiği iddiası dosyada yer alıyor. Başsavcılık bu suçlama yönünden de zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesini istedi.
Zekeriya Öz hakkındaki dosyada ise birden fazla eyleme ilişkin suçlamalar bulunuyor. Bunlar arasında dönemin Van 100. Yıl Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Ayşe Yüksel’e yönelik işlemler ile Mehmet Seyfi Oktay’a ilişkin görüşme kayıtlarının ifşası gibi başlıklar yer alıyor. Öz hakkındaki isnatlar bakımından da zamanaşımı tartışması yargılamanın kritik noktalarından biri haline geldi.
⚠️ ZEKERİYA ÖZ İÇİN RÜŞVET SUÇLAMASI TARTIŞMASI
Dosyada en fazla tartışma yaratan başlıklardan biri, Zekeriya Öz’e yöneltilen Naci Şerifi Zindaşti bağlantılı suçlama oldu. Cumhuriyet’in aktardığı mütalaada Öz’ün Zindaşti’yi gizli tanık olarak dinledikten sonra 300 bin avro karşılığında serbest bıraktığı yönünde bir suçlama bulunduğu belirtiliyor. Bu, yargılamaya konu bir isnat olup kesinleşmiş hüküm olarak değerlendirilmemeli.
Başsavcılığın zamanaşımı değerlendirmesine ise kumpas davalarında yargılanan bazı emekli askerler ve hukukçulardan itiraz geldi. Emekli askeri hâkim Ahmet Zeki Üçok, özellikle rüşvet suçlamasında uygulanması gereken zamanaşımı süresinin farklı hesaplanması gerektiğini savundu.
“Bu durumda rüşvet suçunun asli dava zamanaşımı 8 yıl değil, 15 yıldır.”
Üçok’un değerlendirmesi taraflardan birinin hukuki görüşü niteliğinde. Zamanaşımının hangi süreden hesaplanacağı ve davanın düşüp düşmeyeceği konusunda bağlayıcı kararı mahkeme verecek. Dolayısıyla mevcut aşamada “Zekeriya Öz’ün davası düştü” veya “suçlamalardan kurtuldu” şeklinde kesin bir hüküm kurmak mümkün değil.
🏛️ KUMPAS DAVALARININ MAĞDURLARINDAN TEPKİ
Zamanaşımı talebi, geçmişte FETÖ bağlantılı kumpas davalarının hedefi olan isimlerin de tepkisini çekti. Emekli Amiral Yankı Bağcıoğlu, söz konusu kişilerin Türkiye’nin ordusunda ve milli güvenlik yapısında ağır sonuçlar doğuran süreçlerde sorumluluğu bulunduğunu savundu.
“Bu kişilerin sorumluluklarından bu şekilde muaf tutulması kabul edilemez.”
KUMPAS-DER Başkanı Ahmet Tatar da daha önce yargılamaların uzamasının zamanaşımı tehlikesi oluşturduğunu gündeme getirmişti. Tatar, suçlamaların yıllar sonra dava konusu yapılmasının ve yargılamaların uzamasının cezasızlık tartışmasını büyüttüğünü ifade etmişti.
Zekeriya Öz’ün de aralarında bulunduğu başka bir dosyada ise 22 Aralık 2026 tarihinde duruşma yapılması planlanıyor. Cumhuriyet’in 11 Eylül tarihli haberine göre bu dosyada 47 sanık bulunuyor; 20 kişinin firari durumda olduğu belirtiliyor.
🔍 “FETÖ’CÜLERE AF” MI? HUKUKEN AYNI ŞEY DEĞİL
Gelişmenin siyasi açıdan en tartışmalı tarafını “af” değerlendirmeleri oluşturuyor. Ancak zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesi ile af hukuken farklı kurumlar. Başsavcılığın mevcut talebi, belirli suçlamalarda kanunda öngörülen dava zamanaşımı süresinin geçtiği değerlendirmesine dayanıyor.
Bu nedenle gelişmeyi “FETÖ sanıklarına af çıktı” şeklinde aktarmak mevcut aşamada yanıltıcı olur. Ortada kesinleşmiş bir düşme kararı olmadığı gibi, genel veya özel bir af düzenlemesi de söz konusu değil. Nitekim daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalarında da “genel af yok, kişiye özel statü yok” mesajının verildiği aktarılmıştı.
Asıl kritik soru, mahkemenin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının zamanaşımı yönündeki mütalaasına katılıp katılmayacağı olacak. Mahkemenin vereceği karar yalnızca Zekeriya Öz, Cihan Kansız ve Mehmet Yüzgeç dosyaları açısından değil, yıllardır devam eden diğer kumpas davalarında ortaya çıkabilecek zamanaşımı tartışmaları bakımından da yakından izlenecek.
