Ekonomi Güncelleme Tarihi: 1 Eki 2026 13:11

Zeybekci’nin fondaki 250 milyonu tartışma yarattı

455 bin mağdurdan biriyim” diyen Nihat Zeybekci’nin dört şirketinin TP2 fonunda yaklaşık 250 milyon TL’si kaldı.

Nihat zeybekçi

💰 ANKARA, 1 Ekim 2026 — AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci’nin ortağı olduğu dört şirketin, tasfiye sürecindeki Tera Portföy TP2 Para Piyasası Fonu’nda yaklaşık 250 milyon TL parasının kaldığı ortaya çıktı. Zeybekci kendisini “455 bin mağdurdan biri” olarak tanımlarken, şirketlerin parayı kısa vadeli nakdi değerlendirmek amacıyla fona yatırdığını açıkladı. Eski Ekonomi Bakanı ve AKP’nin ekonomi yönetimindeki bir ismin şirketlerinin bu büyüklükteki nakdi getiri amacıyla fonda değerlendirmesi ise tartışmayı büyüttü.

Zeybekci’nin şirketlerinin yatırım yaptığı fonun TP2 Para Piyasası Fonu olduğu belirtiliyor. Zeybekci, bu fonun spekülatif hisse senedi fonlarıyla aynı kategoride değerlendirilmesine karşı çıkıyor. Şirketlerinin doğrudan borsada hisse alım satımı yapmadığını ve spekülatif hisselerle bağlantılarının bulunmadığını savunuyor. Mevcut bilgiler de Zeybekci’nin manipülatif işlemlere katıldığına ilişkin kesinleşmiş bir bulgu ortaya koymuyor.

💸 250 milyon TL neden fonda tutuldu?

İsmail Saymaz’a konuşan Zeybekci, şirketlerinin ellerindeki kısa vadeli nakdi TP2’de değerlendirdiğini anlattı. Örneğin otomotiv şirketinin birkaç gün veya birkaç hafta sonra gerçekleştireceği ödemeye kadar elindeki parayı fonda tuttuğunu söyledi. Zeybekci’nin verdiği bilgiye göre fon aylık yaklaşık yüzde 3,5 ile yüzde 4,5 arasında getiri sağlıyordu.

Bu açıklama tartışmanın merkezine şirketlerin yatırım tercihini taşıdı. Yaklaşık 250 milyon TL, şirketlerin kullanılmayan nakdinin belirli süre boyunca getiri sağlaması amacıyla finansal sisteme yönlendirilmişti. Dolayısıyla ortaya çıkan tablo yalnızca parasına erişemeyen bir yatırımcı hikâyesinden değil, yüksek tutarlı şirket nakdinin getiri amacıyla değerlendirilmesinden oluşuyor. Bununla birlikte getiri elde etmek amacıyla yatırım fonu kullanılması tek başına hukuka aykırı bir işlem anlamına gelmiyor.

Zeybekci, söz konusu yatırım kararından başlangıçta haberdar olmadığını da söyledi. Şirket yöneticilerinin parayı TP2’ye yatırdığını belirten Zeybekci, kendisinin bilgisi olması gerektiğini kabul etti. Haberi olsaydı söz konusu yatırıma izin vermeyeceğini de savundu.

⚠️ “Mağdurum” dedi, denetimi eleştirdi

Zeybekci yaşanan süreçte düzenleyici kurumların sorumluluğunun da tartışılması gerektiğini savundu. İlk açıklamalarında devletin sermaye piyasalarındaki olağan dışı hareketleri takip edebilecek araçlara sahip olduğunu belirterek denetim konusunda ihmal bulunduğunu ileri sürdü. Özellikle SPK ve Borsa İstanbul’un piyasa hareketlerini takip etme imkanlarına dikkat çekti.

Zeybekci daha sonra kullandığı ifadeleri düzelterek “Devlet görevini ihmal etmez” açıklamasında bulundu. Sorumluluğun ilgili kurumların görev alanları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Böylece kamuoyunda tartışılan “devletin ihmali” ifadesini yeniden yorumladı.

Tartışmanın siyasi boyutunu büyüten unsur ise Zeybekci’nin sıradan bir yatırımcı olmaması. Zeybekci geçmişte Ekonomi Bakanlığı yaptı ve halen AKP’de ekonomi politikalarından sorumlu genel başkan yardımcılığı görevini yürütüyor. Bu nedenle dört şirketin yaklaşık 250 milyon TL’lik parasının tasfiye sürecindeki bir fonda bulunması siyasi sorumluluk ve finansal tercih açısından ayrıca tartışılıyor.

Ancak siyasi tartışmayla hukuki durumun birbirinden ayrılması gerekiyor. Mevcut bilgiler Zeybekci’nin ortağı olduğu şirketlerin TP2’ye yatırım yaptığını ortaya koyuyor. Zeybekci’nin bu yatırım nedeniyle piyasa manipülasyonu yaptığına ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor.

📊 2,5 milyar iddiasından 250 milyona

Zeybekci’nin fonda kalan parasına ilişkin başlangıçta çok daha yüksek rakamlar gündeme geldi. Gazeteci Cengiz Er, söz konusu tutarın yaklaşık 2,5 milyar TL olduğunu ileri sürdü. Ancak İsmail Saymaz’ın Zeybekci ile yaptığı görüşmenin ardından tutarın yaklaşık 250 milyon TL olduğu aktarıldı.

SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihinde aldığı kararla çok sayıda yatırım fonunun tasfiye süreci başlamıştı. TP2 de süreçten etkilenen fonlardan biri oldu. Zeybekci’nin ortağı olduğu dört şirkete ait paranın da bu gelişmelerin ardından fonda kaldığı belirtildi.

Zeybekci ise şirketlerinin doğrudan hisse senedi işlemleri yapmadığını özellikle vurguladı:

“Benim ve şirketlerimin borsada zerre miktarda işlemimiz yoktur.”

Zeybekci ayrıca manipülatif işlemler üzerinden kazanç sağlayan kişilerle para piyasası fonlarında şirket nakdini değerlendiren yatırımcıların birbirinden ayrılması gerektiğini savunuyor. Bu ayrım, devam eden soruşturmanın hukuki sonuçları bakımından da önem taşıyor.

🔎 Gözler 250 milyonun akıbetinde

Tasfiye sürecinde para piyasası fonlarına öncelik verilmesi, Zeybekci’nin şirketlerinin durumunu da doğrudan ilgilendiriyor. TP2’nin bu kategoride bulunması nedeniyle şirketlerin fondaki varlıklarının nasıl ve hangi takvimle ödeneceği sürecin önemli başlıklarından biri olacak.

Zeybekci, yatırımcıların anaparalarının korunması gerektiğini savunuyor. Manipülatif işlemlerden elde edildiği tespit edilen haksız kazançların geri alınmasını, buna karşılık olağan yatırım yapan kişilerin anaparalarının korunmasını istediğini belirtiyor.

⚖️ Fon soruşturması devam ederken Zeybekci açısından tartışmanın merkezinde şimdilik 250 milyon TL’lik yatırımın niteliği, yüksek getiri arayışı ve siyasi sorumluluk bulunuyor. Zeybekci veya şirketlerinin hukuka aykırı işlem yaptığı yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı için “fırsatçı” gibi kesin bir nitelendirme hukuken doğrulanmış olgu olarak kullanılamaz. Fonun tasfiye sonuçları, şirketlerin ne kadar para geri alacağını ve gerçek kaybın boyutunu ortaya çıkaracak.

Ekleme Tarihi: 1 Eki 2026 13:11