Medya Güncelleme Tarihi: 10 Eki 2026 13:50

İki Gazeteciye Ev Hapsi! Savcılık İtiraz Etti, Karar Değişti

Gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında verilen adli kontrol kararı, savcılığın itirazıyla değiştirildi.

ismail saymaz murat ağırel

İki Gazeteciye Ev Hapsi! Savcılık İtiraz Etti, Karar Değişti

İmza yükümlülüğüyle serbest bırakılan iki gazeteci hakkında ev hapsi kararı alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri ağırlaştırıldı.

İlk aşamada imza yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakılan iki gazeteci için başsavcılık itirazda bulundu. İtirazı inceleyen İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, önceki kararı değiştirerek her iki isim hakkında konutu terk etmeme, yani ev hapsi tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Karar, 10 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıdı.

ÖNCE SERBEST BIRAKILDILAR, ARDINDAN İTİRAZ GELDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemler ve bu işlemlerle ilgili kamuoyuna yapılan açıklamaları kapsıyor.

Soruşturma kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları iddiasıyla şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

Adliyeye giderek ifade veren iki gazeteci, işlemlerinin tamamlanmasının ardından nöbetçi İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi.

Hâkimlik, gazetecilerin tutuklanmasına karar vermedi. Bunun yerine belirli aralıklarla imza verme yükümlülüğü şeklinde adli kontrol uygulanmasını kararlaştırdı.

Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen tedbiri yeterli bulmayarak karara itiraz etti.

4. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ KARARI DEĞİŞTİRDİ

Savcılığın başvurusu üzerine dosya İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından yeniden değerlendirildi.

İtirazı inceleyen hâkimlik, Saymaz ve Ağırel hakkında daha önce uygulanan imza yükümlülüğünün yerine ev hapsi tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Böylece iki gazetecinin soruşturma sürecinde uyması gereken adli kontrol koşulları değişmiş oldu.

Ev hapsi, tutuklama kararı değil, kişinin belirlenen konutu terk etmesini sınırlandıran bir adli kontrol tedbiridir.

Bu nedenle gazeteciler hakkında verilen karar, cezaevine gönderilmeleri anlamına gelmiyor. Ancak konuttan ayrılmalarına yönelik yasal sınırlama getiriyor.

SORUŞTURMANIN MERKEZİNDE SERMAYE PİYASASI İŞLEMLERİ VAR

İki gazetecinin ifadeye çağrılmasına neden olan soruşturma, sermaye piyasasındaki bazı işlemlerle ilgili kamuoyuna yapılan açıklamalar üzerine yürütülüyor.

Başsavcılık, soruşturma kapsamında bazı açıklamaların kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olduğu iddiasını inceliyor.

İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında da bu çerçevede, kamuoyunda dezenformasyon olarak adlandırılan halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlaması gündeme geldi.

Ancak soruşturma aşamasında yöneltilen suçlamalar, kişilerin söz konusu suçu işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor.

İki gazeteci hakkında açıklanmış kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.

AYNI SORUŞTURMADA İKİ İSİM TUTUKLANMIŞTI

Sermaye piyasası işlemleriyle bağlantılı soruşturmada daha önce başka gazeteciler hakkında da adli işlemler gerçekleştirilmişti.

Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, aynı soruşturma kapsamında halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Saymaz ve Ağırel için ise ilk aşamada tutuklama yerine adli kontrol uygulanmıştı.

Başsavcılığın itirazı sonrasında bu tedbir ev hapsine dönüştürüldü.

Soruşturmanın farklı isimler hakkında farklı adli kararlarla devam etmesi, dosyaya ilişkin gelişmelerin yakından takip edilmesine neden oluyor.

TİCARET BAKANLIĞI DA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞTU

İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında son günlerde bir başka hukuki gelişme daha yaşanmıştı.

Ticaret Bakanlığı, 8 Ekim 2026 tarihinde iki gazetecinin fon soruşturmasıyla ilgili televizyon açıklamaları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu açıklamıştı.

Bakanlığın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçede, Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında yapılan bazı açıklamaların gerçeği yansıtmadığı ileri sürüldü.

Dilekçede kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde yayılması, hakaret, iftira ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma iddialarına yer verildi.

Bakanlığın suç duyurusu ile İstanbul'daki sermaye piyasası soruşturmasının hukuki kapsamları ise ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken süreçler olarak öne çıkıyor.

EV HAPSİ KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında uygulanan adli kontrol tedbirleri, soruşturma veya kovuşturma devam ederken şüpheli ya da sanık hakkında getirilen yükümlülükleri ifade ediyor.

Bu tedbirler arasında belirli günlerde imza verme, yurt dışına çıkamama ve konutu terk etmeme gibi farklı uygulamalar bulunuyor.

Konutu terk etmeme tedbirinde kişi, yetkili makamların izin verdiği durumlar dışında belirlenen adresinden ayrılamıyor.

Adli kontrol kararları, hukuki şartların oluşması halinde değiştirilebiliyor veya kaldırılabiliyor.

Dolayısıyla Saymaz ve Ağırel hakkında verilen son karar da soruşturma sürecinde uygulanacak bir koruma tedbiri niteliği taşıyor.

GÖZLER SORUŞTURMANIN SONRAKİ AŞAMASINDA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma devam ederken iki gazeteci hakkındaki ev hapsi kararı gündemin öne çıkan gelişmelerinden biri oldu.

Soruşturma sonucunda iddianame hazırlanıp hazırlanmayacağı, dosyaya ilişkin yeni adli işlemlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği ve mevcut tedbirlerin devam edip etmeyeceği ilerleyen süreçte netleşecek.

10 Ekim 2026 itibarıyla kesinleşen gelişme, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında daha önce verilen imza yükümlülüğünün savcılığın itirazı üzerine ev hapsine çevrilmesi oldu.

Kaynak: DHA, SonDakika.com, TRT Haber ve Anadolu Ajansı – 8-10 Ekim 2026.

Ekleme Tarihi: 10 Eki 2026 13:50